X
    Kategoriler: FEEL UP

Işığıyla dünyayı aydınlatan abide: Özgürlük heykeli

New York dendiğinde akla ilk gelen karelerden birisidir Özgürlük Heykeli. Bu sebepten, her turist gibi bizim de New York’a gittiğimizde ‘görülmesi gereken yerler’ listemizde ilk sıralardaydı kendisi.

İlgili yazı: Görsel şölen / Amerika’nın kalbi New York’tan nefes kesici kuş bakışı manzaralar

Heykelin bulunduğu adaya vapurla kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz.

Heykele ulaşım adada yer almasına rağmen oldukça kolay. Tek sıkıntı, eşyanız çoksa bekleyeceğiniz sıra ve sıkı güvenlik taraması olabilir. Onun dışında sürekli olarak vapur seferleri düzenlenmekte ve okyanusta ilerlemek şehrin silüetini gözlemleyebilmek adına çok iyi bir fırsat niteliğinde.

Özgürlük Heykeli’ni görmeden ‘görmüş kadar oldum’ demeyin!

Aslında yıllardır zaten “görmüş kadar oldum” diyebileceğiniz bir heykel de olsa, gerçeğini görmek farklı bir algı yaratmakta. Zira sürekli ebat tahmini yapıyorsunuz ve bir türlü kestiremiyorsunuz boyutunu yanına varana kadar. Heykel ilk gördüğünüz karede sadece bir noktadan ibaretken, yanına vardığınızda sonsuz piksele bölünüyor görüntüde, çünkü o kadar büyük!

Adaya gidiş güzergahını güzel ayarlamışlar diye düşünmüştüm vardığımızda; çünkü heykeli her türlü açıdan görme imkanı sağlamakta.

Gustave Eiffel’e saygı heykeli

Adada aynı zamanda eserin heykeltıraşlarından Gustave Eiffel’in bronz heykelinin de yer aldığı sergiyi görme fırsatı bulabilir, ‘museum shop’tan birçok hediyelik eşya alabilir ve kafesinde -her ne kadar görüntü olarak hayal kırıklığı yaratsa da- dinlenebilir, dönüş vapurunuzu beklerken kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Özgürlük Heykeli’nin bulunduğu adada eserin heykeltıraşlarından Gustave Eiffel’in bir heykeli bulunuyor.
Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale