X

IQ testi, çocuğunuz hakkında neler söylemez?

“Benim çocuğum üstün zekalı”, “Benim çocuğumun hiperaktivitesi var ve çok zeki olduğundan böyle oluyormuş”, “Doktor ‘Çocuğunuzun IQ’su yüksek’ dedi, dahi olacak benim yavrum” gibi cümlelerle karşılaşmayanımız yoktur. Özellikle milenyum çağında ebeveynlerin çocuklarını zeka skorları ile kıyaslamaları ya da yaşıtlarından ayırt etmeleri son derece artış gösterdi. Zeka kavramı geçmişten günümüze araştırılmasına rağmen net bir tanımı bulunmamaktadır. Psikoloji alanında da zeka, zihin, beyin gibi konular bu alan için büyük bir zenginliktir. Zeka soyuttur fakat etkileri ve insana yansıması somuttur.

IQ, zekanın skorlanmasında kullanılan bir göstergedir. Bireyin zihinsel yaşı ile takvim yaşı aynı ise IQ’su 100’dür. Buna ortalama zeka diyebiliriz. Eğer zihinsel yaş, takvim yaşından fazla ise kişinin puanına bakılarak parlak, üstün ya da çok üstün zeka şeklinde ifade kullanılabilir. Bunun aksine zihinsel yaş, takvim yaşının altında ise skora bakılarak donuk zeka, sıradan zeka geriliği, hafif derece zeka geriliği, orta derece zeka geriliği, ağır zeka geriliği ve derin zeka geriliği olarak tanımlanabilir (Köksal & Boran, 2015, s. 111).

WISC-R testi, kişilerin IQ ölçümünde kullanılan en yaygın zeka testlerinden biridir. Sözel ve performans alanlarından oluşan bu test kişinin akıl yürütme becerisi, sözcük dağarcığı, yargılama becerisi, temel motor aktivite olmadan görsel organizasyon gibi alanlarından bize bilgi sunar. Dahası, kişinin zaman baskısı altında çalışıp çalışamadığını, dikkat aralığını, uzun ve kısa süreli işitsel belleğini gösterir. Testin skorlarına bakarak bireyin yönergeleri takip edebilme becerisini öğrenebiliriz. Saydığım ve bir o kadar da sayamadığım beceriyi ölçen bir test, özellikle ebeveynler için çocukları konusunda yol haritası olabilir mi? Elbette olabilir fakat gerçekten de IQ testinin yüksek olması bu hayatta bir amaca ulaşmak için yeterli midir? IQ testi çocuğunuz hakkında neler söylemez? Biraz da bunlara bakmak lazım.

Hayat dinamiktir. Çocuk doğduğu andan itibaren kendi aile yapısına uygun, kendi kültürüne ve değerlerine göre yetişir, yetiştirilir. Kişinin hayatta başarıya ulaşması için zeka yeterli değildir. Anne ve babalar tarafından çocukların zeka skorları ile kıyaslanması ne kadar popüler, oysa çocukların 1 ayda okuduğu kitap sayısı da zeka skoru kadar önemli.

Dahası, zeka testleri kişinin sorumluluk bilincini ve düzeyini bize göstermez. Sorumluluk, uyum sağlama gibi beceriler sonradan da kazanılabilir. Çocuğunuz şehir dışında bir üniversite kazandı ve tek başına eve çıkmak istiyor, bu sorumluluğu alıp bu yaşama uyum sağlayacağını IQ testi bize gösteremez. Öz bakım bireyin en dikkat etmesi ve özen göstermesi gereken konulardan biridir. Çocuğun banyo yapma, diş fırçalama alışkanlıkları düzenli mi, genel temizlik algısı yeterli mi, bu gibi soruları cevaplayabilmek için gözlem yapmak gerekir. Ya da çocuğun kendinden büyüklere ve kendinden küçüklere davranışlarını, tutumlarını (hem ahlaki değerler hem de sosyal değerler yönünden) bilebilmemiz için IQ testinden daha fazlası gereklidir.

Sonuç olarak, bir bireyi, bir çocuğu tanımak için yalnızca IQ testi yeterli değildir. Gözlemleyip bilgi edinebileceğimiz ve bu yönleri ile de gurur duyacağımız birçok alan vardır. Akıl ve ahlaki-sosyal değerler birer bütündür. Üstün zekalı birinin zekasını hangi yönde kullanacağı gözlem yapılarak öğrenilen alanlarla bağlantılıdır. Bir mühendis, zekasını kullanarak kilit sistemi oluşturur, bir hırsız yine zekasını kullanarak o sistemi bloke eder. Bu yüzden IQ testinin bize söyledikleri kadar söylemedikleri bilgiler de çok önemlidir. İnsan olmak çok daha önemlidir.

Kaynak

Köksal, M. S. & Boran, A. İ. (2015). Üstün yetenekli öğrencilerin ıq puanlarının anne-baba eğitimi ve aile geliri değişkenleri açısından karşılaştırılması. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 16.

İlginizi çekebilir: Obsesif kompulsif bozukluk: Neden olur, belirtileri nelerdir?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale