X

İnsanları gerçekten tanımak için sözlerinin ötesini görebilmek gerekir

Ben insanları yıllarca sadece söylediklerini dinleyerek tanımaya çalıştım. Birini tanımak istediğimde ona sorular soruyor veya kendisiyle ilgili anlattıklarını dinliyordum. Sonra, bu bilgileri tuğla gibi üst üste dizip kafamın içinde o kişinin karakterini inşa ediyordum.

Uzun yıllar boyunca gözüm kapalı dizdiğim tuğlalardan enfes gökdelenler yarattım. Dışarıdan baktığımda “kusursuz” görünüyorlardı.

Önemli olan temeli sağlam binalar yapmaktır.

O zamanlar, sağlıklı ilişkilerin tartışmasız olması gerektiği gibi yanlış bir inancım da vardı. Böyle bir inancınız olduğunda hayatınızın yüzeyinde neredeyse hiç sarsıntı olmaz. Siz hayatla derin bir ilişki kurmaya niyet edene kadar ya da içinizden doğan beklenmedik bir sarsıntıya kadar da her şey yolunda sanırsınız.

Ancak gerçekler öyle ya da böyle bir gün mutlaka ortaya çıkacak ve ifade edilemeyip içe atılan her şey bir depremle zemininizi test edecektir. Binaların yıkılmasından korktuğumuz için sarsıntıyı önlemeye çalışmanın ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu böyle öğreniriz. Önemli olan temeli sağlam binalar yapmaktır.  

Benim için de öyle oldu. Emek emek yaptığım gökdelenlerim ilk depremde yerle bir oldu. Çok üzüldüm. 

Yine de bu tutumumdan hemen vazgeçemedim ve insanların sözlerine sorgusuz güvenmeye devam ettim. Depremden sonra aynı mantıkla inşa ettiğim diğer binaların da birer birer çöküşünü izlemem kaçınılmaz oldu. Tek tesellim bunların gökdelene dönüşmeden yıkılmış olmalarıydı.

Bir gün büyük umutlarla başladığım yeni bir inşaatı henüz ilk katındayken test etmek istedim.

Sıkça kendinden bahseden ve daha ben sormadan açıklama yapan biriydi. İçimden bir ses bu kez görünenin arkasına bakmamı söyledi. Önce bunu gereksiz buldum ama içime dönüp bakınca “gereksiz” diye etiketlediğim şeyin arkasında gerçeklerin istediğim gibi olmaması ile ilgili bir korku sakladığımı keşfettim. Bu korkunun üstüne gitmeliydim. Cesaretimi topladım ve o kişinin doğal hareketlerini izlemeye karar verdim. Konuştuklarımızı ve yaptıklarını dışarıdan bakan biri gibi izledim ve bu şekilde baktığımda hayatı çok kontrollü yaşadığını fark ettim. Bu kadar kontrol ihtiyacının ardında gizli bir bahçe bulacağımı tahmin ediyordum. Neredeyse çok az hareketi doğal ve kontrolsüzdü. Böyle olunca ben de onda doğal davranış yaratacak bir aksiyon almaya karar verdim. 

Sonuç olarak, bu henüz ilk kattayken yıkılan ilk inşaatım oldu. Yine üzüldüm ama bu sefer kendimi daha güçlü hissettim. Belki de ilk defa bir duygusal ilişkimde gerçeklerle yüzleşme cesareti göstermiştim. Bunun için kendimi kutladım. 

Sadece sözlere dayalı eski yöntemi bıraktığım gün o gün oldu ve sonrasında tanıdığım tanımadığım şimdiye kadar tanıdığımı sandığım herkesin davranışlarını izlemeye başladım.

İnsanların çok sık konuştuğunu, bol bol sözler verdiklerini ama çok azını gerçekleştirdiklerini gördüm. Ancak, bir insan bir şeyi gerçekten istiyorsa onu yapmanın mutlaka bir yolunu buluyordu.

İnsanın doğal davranışları düşünce sistemlerinin aynasıdır

İnsanlar sözleri ile manipülasyon yapabilir ya da birilerinin onları izlediklerini fark ettiklerinde davranışlarını kontrollü şekilde iç motivasyonlarından farklı yansıtabilirler. Mesela, sadece sosyal medya hesabını takip ederek tanımaya çalıştığınız birinin gerçek kişiliği hakkında hiçbir fikriniz olmayabilir, çünkü sosyal medyada görünmek istediğiniz gibi olmanız çok kolaydır. Hatta tüm sistem insanın bu zafiyeti üzerine kurulmuştur demek de yanlış olmaz.

Bir insan bir şeyi gerçekten istiyorsa onu yapmanın mutlaka bir yolunu buluyor.

Peki kimse bakmıyorken kimdi bu insanlar? İşte bunun cevabını sadece doğal davranışlarını izlediğinizde bulabilirsiniz.

İnsanların davranışları düşünce sistemlerinin bir uzantısı olduğundan birine davranışlarını düzeltmesini söylemek ve ondan kalıcı bir değişiklik beklemek de yanıltıcı olacaktır. O kişi belki sizi kırmamak için bunu kabul edip davranışlarına bir süre dikkat edebilir ama bu konudaki düşünce sistemi değişmediği sürece doğal davranışı değişmeyecektir. Düşünce sisteminin değişmesi ise önce doğru bilgiye erişmek ve sonra bu bilgiyi karşısına çıkan her fırsatta hayata geçirerek mümkün olabilir. Bunu da ancak değişmeyi çok isteyen biri gerçekleştirebilir.   

Peki hayatımdaki insanların doğal davranışlarını anlamamın bana ne faydası var? Onları değiştirebilir miyim? Hayır, kimseyi onlar istemediği sürece değiştiremeyiz ama hayatımızdaki her insan bizim kendimizi tanımamız için bir fırsattır. Hayatımıza çektiğimiz bu insanların gerçek doğalarını görebilir ve bizimle birlikte olmalarının altındaki gerçek motivasyonu keşfedebilirsek kendimize bir adım daha yaklaşmış oluruz. Unutmayın, herkes ihtiyacı olanı hayatına çeker.

Şimdi hayatınızdaki insanlara tekrar bakın. Onların davranışlarında ne görüyorsunuz? En sevdikleriniz ve en sevmedikleriniz özellikle onları gözlemleyin. Varlıkları sizde hangi duyguları uyandırıyor, hangi korkularınızı tetikliyorlar? 

Her insanın bir keşif olduğunu aklınızdan hiç çıkartmayın ve her zaman gözlemci kalmaya devam edin. 

İlginizi çekebilir: Değişimi durduramayız ama ona yön verebiliriz

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale