X

İlk triatlon yarışı öncesi yapılan 5 büyük hata

 

Triatlon sporuna yeni başlayanlar genellikle daha önce yüzme, bisiklet veya koşu branşlarından bir tanesinde yarışmış olan kişiler oluyor. özellikle ilk yarış öncesi heyecan doruk noktasına ulaşıp,  bazı beklentiler oluşuyor. Yarışlarda problem yaşamamak için yapılan 5 hatayı ve çözümünü sizin için derledim:

1. Zaman hesabı yapmak

Zaman hesaplaması yapmak bizi yanıltabiir
Evet,hep zaman hesaplaması yaparız; ama bu hesaplamalar bizi yanıltabilir. Havuzda 800 metre testi yaptığım bir öğrencim ‘Yarışta o zaman kaç yüzerim?’ diye bir soru sordu. Bu soruya cevap vermek zor; çünkü bu çok değişken bir durum. Akıntı olur, dalga olur, parkur uzun olur, duba rüzgardan kayar… vs, Örneğin; kafanda 30 dk’da 1500 metre yüzmek varken bir anda sudan 35 dk.’da ya da 25 dk.’da çıkabilirsin. Eğer sen, havuzda 30 dk. yüzdüğünde hissettiğin yorulma hissiyatının aynısını yüzdüğünde hissetiysen ne moralini bozarak ne de gaza gelerek yarışına aynen planladığın gibi devam etmelisin.

2. Denenmemiş yeni malzeme kullanmak

Triatlonda o kadar çok “büyük insan oyuncağı” var ki gerçekten insana ciddi yatırımlar yaptırıp para harcatıyor. Yeni trisüitler, ayakkabılar, saatler, jeller buna örnek olabilir; ama yapılan en büyük hata bunları ilk defa yarışta denemek oluyor, buna yeni jant da dahil. Evet belki çok para verip alıyorsunuuz; ama bize nasıl reaksiyon vereceğini bilmediğiniz bir malzemeyi katiyen yarışta denememelisiniz.

 

3. Yarış hedef temposunundan çıkmak yani “Gaza Gelmek”

Özellikle bisiklet etabında draft’la gitmek yada non-draft yarışlarda yanınızdan birisi geçtiğinde onu takip etmeye çalışarak gitmeniz gereken hedef derecelerinin üzerinde gitmek en büyük hata oluyor. Limitlerimiz belli, laktat sınırlarımız belli, o sınırları aşmadan gitmeye çalışmalısınız. Bisiklette kazanacağınız 2 dk., koşuda size 5 dk.’ya mal olabilir
Yarışta hedef derecenizi aşmadan gitmelisiniz

 

4. Koşuya kontrolsüz başlamak

Özellikle ilk yarışlarda bisikletten inince yarışı bitmiş gibi görüp koşuya var gücünüzle başlarsınız. Ayaklar kendiliğinden gider, farkında olmadan gidebileceğiniz değerlerin çok daha hızlısında, 10 dk. civarı gidersiniz; ama malesef sonrasında duvar bizi bekler ve ayaklar yerden kalkmaz olur. Böyle olunca o finish gelmez. Tabiri caizse kendimizi kontrol edip, haddimizi bilerek belki son 1-2 km tempomuzu arttırabilecek şekilde koşuya başlarsa, bu sizin için en doğrusu olacaktır.

5. Beslenme

Aslında bu konu çok karmaşık bir konu. Ben ilk olimpik yarış haftamda karbonhidrat yüklemesi yapıp 3 kilo almıştım =) Daha önce denemediğim için de vücudum saçma sapan reaksiyonlar vermişti. Yarış sırasında enerji vermesi için hiç denemediğiniz enerji içecekleri ile jelleri karıştırmak ya da kendini iyi hissedip su bile içmek gibi hatalara bir çok yeni atlet düşer. Yapacağınız şey antrenmanlarda belli bir beslenme düzeni oluşturup bunu yarış haftası dahil bozmamak ve ekstra bir şey yapmamak olacaktır.
İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Likya Yolu: Öze dönüş hikayesi

Genel yarış profili ve Bahreyn Ironman’de yaşananlar

Göksen Çınar: 19 ironman 70.3 ve 4 ironman bitirmiş olan Göksen Çınar aynı zamanda deneyimli bir triatlon antrenörü. Ortağı ile birlikte kurdukları Yüz Bin Koş grubunun sporcularının antrenman programlarını oluşturmaktalar ve yurt içi ve yurt dışındaki yarışlara hazırlamaktalar. Yüz Bin Koş olarak düzenli bir şekilde katıldıkları triatlon ve Ironman yarışlarının haricinde Göksen’i Ultramaraton'larda görmek mümkün. Kürek ve kano milli takım sporcusu olmanın yanı sıra eğitmen olarak diğer aktif branşları ise futbol, voleybol, yüzme, dans, koşu ve bisiklet. Ayrıca kano branşında ilk Türkiye şampiyonu olarak, toplam 300 kadar kürsü madalyasını evine götürmüş.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale