X

İlişkiye ara vermek iyi mi yoksa kötü bir fikir mi?

Bazen çiftler ilişkilerinde sıkıntılı zamanlar geçirirler ve ayrılmak da onlar için iyi bir seçenek değildir. Bu sebeple ara vermeye karar verirler. Ara vermek ilişkinin getirdiği tüm sorumluluklardan kaçmak için küçük bir boşluk yaratır ve kavga etmek yerine taraflar düşünmeye başlar. Ara vermek çoğu zaman göz korkutucu gelse de bu ayrılmak anlamına gelmez. Aksine taraflara düşünmek için süre tanır. Böylece birlikteyken ve birlikte değilken nasıl olduğunuzu gözlemleme fırsatını bulursunuz.

Ancak ilişkinizde yaşadığınız en küçük sorunlar ara vermek için her zaman geçerli sebepler değildir. Bazı durumlarda ara vermek ilişkinize olumlu sonuçlar kazandırsa da bazı durumlarda işlerin daha kötü sonuçlanmasına sebep olur. İşte ara vermenin iyi bir fikir ve kötü bir fikir olduğu anlar…

İyi fikir: Çok fazla kavga ediyorsanız ve bunu durduramıyorsanız

Eğer partnerinizle belli başlıklar üzerinde kavga etmeyi durduramıyorsanız ve kavga hiç bitmeyecekmiş gibi görünüyorsa ara vermek iyi bir fikir olabilir. Bu durumda birbirinizden ayrı kalmanız iki perspektiften de değerlendirme yaparak olayı daha iyi anlamanıza olanak sağlar.

Ama bunun birden alevlenen büyük bir kavgayla bir tutulmaması lazım. Eğer bir konuda uzun süredir anlaşamıyor ve orta yolu bulamıyorsanız iki taraf için de bir süreliğine ara vermek yararlı olacaktır.

İyi fikir: Bağlılık adına tereddütleriniz varsa

Çoğu ilişkide bağlılıkla ilgili durumlar birlikte yaşamaya ve evlenmeye karar verildiğinde başlar. Eğer ortada evlilik ya da birlikte yaşama fikri varsa ve taraflardan biri kendisini bu durum için hazır hissetmiyorsa ara verip durum değerlendirmesi yapılabilir. Eğer böyle bir durumun yaşanmasını hiç istemiyorsanız bu durum birbirinizin farklı olduğunu anlamanız açısından da son derece yardımcıdır. Böylece ilişkiden farklı beklentilerinizin olduğuna karar verip ayrılık aşamasına da geçebilirsiniz.

İyi fikir: Aldatıldıysanız ve düşünmeye ihtiyacınız varsa

Duygusal ya da fiziksel olarak aldatılma birçok ilişki için olumsuz sonuçları doğurur. Ancak birbirinizi çok seviyorsanız ve partnerinizin sizin için doğru kişi olduğunu düşünüyorsanız doğrudan ayrılmak yerine bir süre ara verip ne yapacağınıza karar verebilirsiniz. Bu esnada da partnerinizi affedip affetmeyeceğinize artıları ve eksileri değerlendirerek net bir şekilde karar verebilirsiniz. Eğer bu esnada partneriniz sizinle iletişim kurmaya devam ediyorsa ona henüz karar veremediğinizi söyleyerek bağlantıyı bir süreliğine daha koparabilirsiniz.

İyi fikir: İlişkinizden tatmin olmuyorsanız

İlişkinizde yeterince tatmin bulamıyorsanız ve buna neyin sebep olduğuna dair bir fikriniz yoksa ara verebilirsiniz. Bu partnerinize karşı dürüst olmanız açısından son derece önem teşkil eder. Böylece gerçekten aklınızdan ne geçtiğini bularak ilişkinizin gidişatının nasıl olacağını belirleyebilirsiniz.

İyi fikir değil: Bir kavgayı kazanmak istiyor ya da elinizde koz olmasını umuyorsanız

Eğer sırf o kavgada haklı olduğunuzu kanıtlamak için böyle bir yola başvuruyorsanız bu ilişkiniz için pek de olumlu sonuçlar doğurmaz. Aynı zamanda bir tartışma esnasında partnerinize “istersem ayrılabilirim” temalı bir gözdağı vermek istiyorsanız bunun için de ara vermek doğru bir seçenek değildir. Bunun sonucunda istemediğiniz bir ayrılık yaşayabilirsiniz.

İyi fikir değil: Başka birileriyle takılmak için bunu yapıyorsanız

Birçok insan ara verdiği süre içerisinde başka kişilerle birlikte olabileceğini düşünür. Kimilerine göre ara verme yeni kişilere açılan bir kapıdır. Ancak sırf farklı kişilerle birlikte olmak adına ilişkinize ara veriyorsanız bunun olumsuz bir şekilde sonuçlanacağını da bilmelisiniz. Partneriniz bu olayı pek de iyi bir şekilde karşılamaz ve bu durum kolay atlatılamaz.

Taraflardan biri ilişkiyi tüm boyutlarıyla düşünüp melankolik bir hale bürünmüşken diğerinin başka birileriyle birlikte olması ara vermeyi çok kolay bir şekilde ayrılığa dönüştürebilir.

İyi fikir değil: İletişim ya da terapiyle çözülecek bir sorunsa

İlişki içerisinde yaşanan sorunların birçoğu doğru bir iletişim ya da çift terapisiyle çözülebilir. Ara vermek her zaman iyi bir çözüm değildir. Onun yerine birbirinizi dinleyerek ve gerektiğinde yardım alarak bunun üstesinden gelebilirsiniz. Burada önemli olan detay olayları partnerinizin bakış açısından da görebilmektir.

 

Kaynak:
Lifehack

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale