X

İlişkinizdeki aşkı yeniden canlandırmak için 4 adım

Aşık olmak için yapılması gereken belirli bir şey yok. Aşık olmak, bir anda gelişen ve duyguların kontrol edilemediği bir durum. Vücudumuz kendini aşık olmaya hazır hissettiğinde, hormonlar salgılıyor ve biz aşık oluyoruz.. Fakat, aşk hormonlarının ömrü çok uzun değil.

Aşık olunan kişiyle ciddi bir ilişkiye başlandığı zaman beden stres ve kaygı içeren hormonları salgılıyor ve böylece partnere farklı bir gözden bakılmaya başlanıyor. Bu süreç çoğu ciddi ilişki için böyle ilerliyor. Ama panik olmayın, stres ve endişe hormonlarının salgılanması ilişkinizde bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan, bu hormonlarla nasıl baş edeceğinizi öğrenmek. Uplifers olarak, ilişkinizdeki ‘canım cicim’ dönemlerine geri dönmenize yardımcı olacak 4 öneriyi sizler için derledik.

1. Partnerinizin çocukluk fotoğrafını yanınızda taşıyın

Partnerinizin çocukluk resmini cüzdanınızda saklayın ya da telefonunuza kaydedin. Sevgilinize sinirlendiğiniz zaman, uzaklaştığınız zaman veya tartıştığınız zaman o resimdeki küçük tatlı çocuğa bakarak yumuşamaya çalışın. Resme odaklanarak partnerinizin kişiliğini, değişimini ve onda sevdiğiniz özellikleri kendinize hatırlatın.

Partnerinizden çocukluk anılarını anlatmasını isteyin. Çocukluk yıllarındaki saflık, temizlik ve savunmasızlık bir insana aşık olmamızı sağlayan temel taş. Çocukluk fotoğrafına bakmak partnerinize ilk başta aşık olduğunuz özellikleri hatırlatabilir ve ilişkinizin güçlenmesine yardımcı olabilir.

2. Tanışma hikayenizi birbirinize anlatın

Nasıl ve nerede tanıştınız? İlk buluşmanızda neler yaptınız? Bu sorulara cevap vererek ve geçmişte yaşadığınız güzel anıları anlatarak birbiriniz hakkında sevdiğiniz şeyleri hatırlayabilirsiniz.

Partnerinizle tartıştığınızda, geçmişte ilişkide yaşadığınız zor bir anı hatırlamaya çalışın. O durumla nasıl başa çıktınız? Nasıl affettiniz? Bütün bu soruların cevabı partnerinizi neden sevdiğinize çıkıyor, bunu sadece düzenli olarak birbirinize hatırlatmanız lazım.

3. Özeleştiri yapın

Olumsuz özelliklerinizi düşünün. Daha sonra, bu özelliklerinize partnerinizin nasıl sabırla yaklaştığını ve sizi böyle kabul ettiğini kendinize hatırlatın. Kavga ettiğiniz zamanlarda, partnerinizin davranışları ve hatta yanınızda olması bile sizi rahatsız edebilir. Fakat, aynı durum sizin içinde geçerli. Stres altındayken, hiç birimiz etrafa neşe saçmıyoruz. Bu yüzden, partnerinize kızmadan önce, olaylara daha geniş bir açıdan bakmaya çalışın.

4. Partnerinizin en sevdiğiniz özelliklerini bir kağıda yazın

Partnerinizin en hoşunuza giden 3 özelliğini bir yere not edin. Daha sonra gün içinde onda bu özelliği ortaya çıkaran davranışları bulmaya çalışın. Kısacası, bunu kendiniz için bir oyuna çevirin. Partnerinizde sevdiğiniz davranışları keşfettikçe, ona karşı daha sevecen olacaksınız. Özellikle, sevgilinize sinirlendiğiniz zamanlarda, not ettiğiniz özellikleri hatırlamaya çalışın. Partnerinizde gördüğünüz olumsuz özellikleri olumlu yorumlamaya çalışın.

 

Kaynak: MindBodyGreen

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale