X

İlişkilerde yaş farkı: Kadınlar ve erkekler neyi tercih ediyor?

Pek çok insan kabaca kendi yaşına yakın bir partner bulabilir, ancak bazı insanların ilişkilerinde ciddi bir yaş farkı olabilir. Fakat romantik ilişkilerde insanların yaş farkı tercihlerine dair çok fazla sistematik psikoloji çalışması bulunmuyor. Bu açığı kapatmak için yayınlanan yeni bir araştırma mevcut ve kadınlar ile erkeklerin ilişkilerinin başlarında ne kadarlık bir yaş farkını tercih ettiklerine dair soruşturmalar yapılmış. Çalışma için 28 Avrupa ülkesinden 35.996 kişi analiz edilmiş. İşte araştırmanın detayları…

Erkeklerin ilişkideki yaş farkı tercihleri nedir?

Bilim insanları tarafından gerçekleştirilen istatistik analizlerine göre yeni bir ilişkideki yaş farkı tercihi cinsiyete ve şu andaki yaşa bağlı olarak değişiyor. 25 yaşındaki bir erkek genellikle 3 yaş daha genç bir kadını tercih ediyor, yani 22 yaşında bir kadınla birlikte oluyor. 25 yaşındaki bir kadın ise kendinden 3 yaş büyük bir erkekle, yani 28 yaşında bir erkekle birlikte olmayı seçiyor.

İstatistik modeline göre erkekler yaş aldıkça partnerleri ile aralarındaki yaş farkının daha fazla olmasını tercih ediyorlar. Özellikle belirtmek gerekirse, her 5 yaş aldığında, aradaki yaş farkı beklentisine 1 sene daha ekleniyor. Bu da erkeklerin yaşa göre partnerlerindeki yaş tercihinin aşağı yukarı şöyle olmasını sağlıyor:

  • 25 yaşındaki erkek ile 22 yaşındaki kadın (yaş farkı 3 yıl)
  • 30 yaşındaki erkek ile 26 yaşındaki kadın (yaş farkı 4 yıl)
  • 40 yaşındaki erkek ile 34 yaşındaki kadın (yaş farkı 6 yıl)
  • 50 yaşındaki erkek ile 42 yaşındaki kadın (yaş farkı 8 yıl)
  • 60 yaşındaki erkek ile 50 yaşındaki kadın (yaş farkı 10 yıl)
  • 70 yaşındaki erkek ile 58 yaşındaki kadın (yaş farkı 12 yıl)
  • 80 yaşındaki erkek ile 66 yaşındaki kadın (yaş farkı 14 yıl)

Kadınların ilişkideki yaş farkı tercihleri nedir?

Kadınlar için benzer ancak daha az güçlü bir etki özellikle 25 yaşından sonra görülüyor. Ortalamada her 10 yaş aldıklarında aradaki yaş farkının 1 yıl arttığı görülüyor. Bu da kadınların yaşa bağlı olarak genelde şu aralıkları tercih ettiklerini gösteriyor:

  • 25 yaşındaki kadın ile 28 yaşındaki erkek (yaş farkı -3 yıl)
  • 30 yaşındaki kadın ile 32.5 yaşındaki erkek (yaş farkı -2.5 yıl)
  • 40 yaşındaki kadın ile 41.5 yaşındaki erkek (yaş farkı -1.5 yıl)
  • 50 yaşındaki kadın ile 50.5 yaşındaki erkek (yaş farkı -0.5 yıl)
  • 60 yaşındaki kadın ile 59.5 yaşındaki erkek (yaş farkı 0.5 yıl)
  • 70 yaşındaki kadın ile 68.5 yaşındaki erkek (yaş farkı 1.5 yıl)
  • 80 yaşındaki kadın ile 77.5 yaşındaki erkek (yaş farkı 2.5 yıl)

Kadınlar ilk başlarda hafifçe daha büyük erkek tercih ediyorlar ancak yaş aldıkça benzer yaşlardaki erkeklere doğru bir yönelim var. 60 yaşından sonra ise hafifçe daha genç bir partner istiyorlar.

Sonuç olarak insanlar yaşlandıkça yeni ilişkilerinde daha genç bir partneri tercih ediyorlar. Bu her iki cinsiyet için de geçerli ancak kadınlar ile erkekler arasındaki istatistiki fark oldukça yüksek ve bu etkinin erkeklerde kadınlardan çok daha güçlü olduğunu gösteriyor.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale