X

İlişkilerde empati eksikliği ve duygusal körlük: Kalbin önündeki sis perdesi

İlişkiler çoğu zaman büyük sözlerle değil, küçük temaslarla şekillenir. Bir bakış, bir omza dokunuş, bir nefes arası… Ama bazı ilişkilerde bu küçük temaslar görünmez olur. Partnerlerden biri duyguyu okur, sezgiyi takip eder; diğeri ise sanki başka bir frekansta yaşar. İşte o noktada ortaya çıkan şeye “duygusal körlük” diyoruz.

Duygusal körlük, yalnızca empati eksikliği değildir. Daha derin bir şeydir:

Duyguyu algılayamama, anlamlandıramama ve ilişkiye uygun şekilde cevap verememe hali.

Ve bu, zamanla en güçlü bağı bile sessizce aşındırır.

Empati neden bu kadar zor?

Empati çoğu zaman “anlamak” olarak anlatılır; oysa ilişkilerde empati, anlamanın ötesinde bir beceridir.

Neyi hissettiğini fark etmek,

Karşındakinin duygusuna alan açmak,

Bu duyguyu küçümsemeden taşımak,

Ve ilişkide yeniden temas kurmak…

Bazı insanlar duyguyu fark etmeyi hiç öğrenmemiştir. Çocukluklarında kimse onlara “Sen ne hissediyorsun?” diye sormamıştır. Duygular bastırılmış, alay edilmiş ya da önemsenmemiştir.

Böyle bir kökten gelen kişi yetişkin olduğunda partnerinin duygularını çözmekte zorlanır. Çünkü kendi iç dünyasında duygunun karşılığı yoktur.

Bu nedenle empati eksikliği çoğu zaman kötü niyet değil, duygusal eğitim eksikliğidir.

Duygusal körlüğün günlük hayattaki belirtileri

Duygusal körlük, ilişkide kendini çok basit ama çok yıpratıcı şekillerde belli eder:

“Bir şey yok, abartıyorsun.”

“Bunun için üzülmeye değer mi?”

“Benim tarzım bu, takılma.”

“Sence gerçekten sorun bu mu?”

Partner bir şey anlatır; karşı taraf konuya değil sonucu hızlıca çözmeye odaklanır. Çünkü duygunun içinde kalmak ona zor gelir. Bazen de tepki tamamen yoktur: yüz ifadesi sabittir, ses tonu değişmez, duygusal bir karşılık gelmez. Bu, dışarıdan soğukluk gibi görünse de aslında kişinin duyguyu işleyememe halidir.

Duygusal körlük kader değildir: Değişir mi?

Evet, değişir. Ancak şunu bilmek gerekir: Duygusal körlük bir “anı” değil, bir “örüntü”dür.

Dolayısıyla değişim de bir anda olmaz. Üç adımlı bir süreç gerektirir:

1. Farkındalık

Kişinin kendini tanıması, kendi duygusal okuma becerilerindeki eksikliği kabul etmesi gerekir.

2. Duygusal sözlüğü genişletmek

Çoğu kişi ‘üzüldüm, sinirlendim, iyiyim’ dışında duygu kelimesi bilmez. Duyguyu isimlendirmek davranışı değiştirir.

3. Duygusal temas pratiği

“Şu an senin için zor olduğunu görüyorum.” gibi basit cümleler bile ilişkide devrim yaratabilir.

Empati eksikliğinin ilişkide yarattığı gizli yorgunluk

Empati eksikliği sadece tartışmalarda değil, duygusal bağın her anında kendini hissettirir.

Partner bir süre sonra içinden şu cümleleri kurmaya başlar:

“Ben bu ilişkide çok yalnızım.”

“Sanki duvarla konuşuyorum.”

“Anlatıyorum ama ulaşamıyorum.”

“Bir süre sonra kendimden bile şüphe etmeye başladım.”

Bu yalnızlık, fiziksel bir yalnızlıktan daha ağırdır. Çünkü yanındadır ama yok gibidir.

Peki partneriniz duygusal olarak kapalıysa ne yapabilirsiniz?

Bu noktada amaç partneri değiştirmek değil, ilişkiyi yeni bir düzleme taşımaktır.

1. Duygunuzu somut anlatın

“Sen beni anlamıyorsun” yerine “Bu durumda kendimi görünmez hissediyorum çünkü…” demek daha etkili olur.

2. Beklentiyi netleştirin

“Şu anda çözüm istemiyorum, sadece beni duymanı istiyorum.”

3. Duyguyu küçümseyen cümlelere sınır koyun

“Bu cümle bana iyi gelmiyor. Böyle konuşulduğunda kapanıyorum.”

4. Küçük adımlarla yeniden temas kurun

Günlük kısa paylaşımlar, minik empati pratikleri, duygunun konuşulduğu sakin anlar…

5. Gerektiğinde profesyonel destek alın

Özellikle çocukluk döneminde duyguların bastırıldığı ailelerde yetişen kişiler için terapi süreci çok belirleyici olur.

Son söz: Duygusal körlük, sevginin eksikliği değil; duygunun dile gelemeyişidir

Bazı insanlar sever ama gösteremez.

Bazıları duyar ama anlayamaz.

Bazıları ise duygunun ağırlığını taşıyamadığı için uzaklaşır.

Ama değişim mümkündür.

Duygular konuşuldukça berraklaşır.

Temas ettikçe görünür olur.

Anlaşıldıkça güven verir.

İlişkilerde empati; karşındakinin elini tutmak değil, iç dünyasına yaslanabilmektir.

Ve kalbin önündeki sis perdesi kaldırıldığında, iki kişi birbirini gerçekten görmeye başlar.

Empatinin sadece karşıdakini anlamak değil, kendi iç sesinizi de duyabilmek olduğunu hatırladığınız; ilişkilerinizde daha berrak, daha sıcak, daha temas eden bir yerden akabildiğiniz günler dilerim…

İlginizi çekebilir: Fast-food İlişkiler: Hızlı tüketim çağında bağlanmanın bedeli

Eren İnce Çiftçi: İşletme lisansının ardından satış ve pazarlama alanında yüksek lisansını tamamlayan Çiftçi, 15 yıl boyunca akademisyen olarak görev yaptı. Bu süreçte insan ilişkilerine ve toplumsal dinamiklere olan ilgisi, onu sosyoloji lisansı ve psikoloji yüksek lisansına yönlendirdi. Aile ve çift danışmanlığı alanındaki formasyonunu akademik düzeyde tamamlamış; çeşitli psikolojik ekoller ve kuramsal yaklaşımlarda yetkinlik kazanmıştır. Deniz ve yelken sporu, onun hem kişisel hem de mesleki yolculuğunun önemli bir ilham kaynağı oldu. Yelkencilik deneyimlerinden ve denizin ruhani yönünden beslenen Eren İnce Çiftçi’nin üç edebiyat temalı kitabı okuyucusuyla buluştu. Bu eserlerden “Yedideniz’in Masalı”, Altın Yazar Ödülü’ne layık görülmüştür. Yazılarında yaşamın iniş çıkışlarını, ilişkilerdeki görünmeyen bağları ve bireyin içsel yolculuğunu hem samimi hem de derinlikli bir dille kaleme almaktadır. Halen bireylerle, çiftlerle ve ailelerle çalışmakta; atölye ve seminerler düzenlemektedir. Amacı, insanların kendilerini ve ilişkilerini daha derinlikli anlamalarına ve hayatlarında anlamlı değişimler yaratmalarına eşlik etmektir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale