X

İlişkide büyüyor musun, yoksa küçülüyor musun?

Hayatta herhangi bir ilişkide (iş, aşk, arkadaşlık, aile…) senin kaybolmaman, ilişkinin kaderinden çok daha önemli.

Bir ilişkide kendini kaybettiğini fark etmenin sessiz işaretleri neler?

Bir ilişkinin içinde kaybolmak, genelde bir anda olmaz. Sessizce, fark ettirmeden, küçük küçük başlar. Bir tercihini ertelersin, bir isteğini söylemezsin, bir his gelir, ses çıkarmamayı seçersin. “Bu seferlik” dersin. Ama seferler birikir. Sonra bir gün, karşındakine küsmüş değil, kendine uzaklaşmış bulursun kendini.

Ruh kendini ilişkiler aracılığıyla var eder: Kaybolduğu ilişkilerde değil; kendini hatırladığı, derinleştiği, genişlediği ilişkilerde…

Bir ilişkide kaybolup kaybolmadığını anlamanın yolları:

1. Kendi sesini duyabiliyor musun?

Bir konuda karar alırken önce kendi iç sesini duyuyor musun, yoksa karşındakinin tepkisini mi hesaplıyorsun?
“Ben gerçekten ne hissediyorum?” sorusuna net bir cevabın yoksa, iç sesin geri çekilmeye başlamış demektir.

2. Bedensel göstergeler

Ruhun kayboluşu önce bedende hissedilir.
Miden sıkışır, uykun kaçar, göğsünde bir ağırlık oturur. Veya tam tersi, hiçbir şey hissetmezsin: Nötr, donuk, ifadesiz bir sessizlik…
Beden, ruhun not defteridir.Okumayı bilirsen kaybolmadan önce seni uyarır.

3. Kendini küçültüyor musun?

Bir ilişki uğruna sesini, alanını, ihtiyaçlarını, hayallerini sistematik şekilde küçültüyorsan,
bu bir uyumlanma değil, kendinden vazgeçme halidir.

4. Kendine yabancılaşıyor musun?

“Ben böyle biri değildim…” cümlesini içinden kurmaya başladıysan, zaten çoktan sınır çizgilerini aşmış olabilirsin.

5. Parlamanın bir bedeli oluyor mu?

Işığın karşı tarafı rahatsız ediyorsa ve bunu fark ettiğinde doğal ışığını kısmaya başlıyorsan, ruhun aslında seni sessizce dışarı çağırıyordur.

İlişki ruhunu büyütüyorsa…

Kaybolmazsın.
Derinleşirsin.
Daha çok kendin olursun.
Bedenin gevşer, nefesin açılır, dünyaya karşı güvenin artar.

İlişki ruhunu küçültüyorsa…

Ne kadar iyi niyetli olursan ol,
içinde bir yer karanlığa gömülür.
Ve karanlık büyüdükçe, ilişkide kaldığın için kendinle aran açılır.

Peki çözüm?

Kaybolmadan sevebilmek için önce kendine bağlı olman gerekir.
Kökün içeride oldukça hiçbir ilişki seni sürükleyip götüremez.
Çünkü bilirsin: Bir ilişki seni var eden yer değildir. Ama seni görünür kılan, seni büyüten bir aynadır.

Ve unutma: Ruh ancak kendi ışığını gördüğü ilişkilerde gerçekten var olabilir.
Karanlıkta kaybolan değil, ışığını hatırlayan her insan, hayatın en değerli sanat eserine dönüşür: Kendine sadık bir ruha.

İlginizi çekebilir: Hayatı anlamlandırma çabamız: Bizi en çok yaralayan insanlar öğretmenlerimiz miydi?

Berna Gedik Asal: Merhaba ben Berna, 17 yaşından beri kendi ruhunun dedektifliğini yapan, içindeki labirenti sabırla dolaşan, karanlıklarını inkâr etmek yerine onlarla çalışmayı seçen biriyim. Bir zamanlar konuşmaktan çekinirken, bugün kalabalıkların karşısında tüm varlığımla yer tutmaktan büyük bir keyif alıyorum. 15 yılı aşkın kurumsal çalışma hayatımın son 10 senesini İnsan Kaynakları Eğitim ve Gelişim alanında geçirdim. İnsanların potansiyellerini performansa dönüştürmelerine, kurumların öğrenen ve gelişen yapılar hâline gelmesine katkı sundum. Aynı zamanda bir nefes koçuyum. Nefesi merkeze alan bireysel seanslar ve atölyelerle hem bireylerin hem kurumların dönüşüm yolculuklarına eşlik ediyorum. Dünyayla kurduğum ilişkinin, iletişim aracı yazmak. Hem içinden geçtiğim hem de merakla araştırdığım konuları; öz farkındalık, beden, zihin ve ilişkiler üzerinden harmanlayarak paylaşıyorum. Yazılarım, hayat üzerine düşünceler ya da araştırılmış bilgilerden öte, yaşanmışlığın içinden damıtılmış hikayeler, içsel gözlemler ve nefesin rehberliğinde dönüşüm notları… Yan yana yürümek, bazen birçok şeyi mümkün kılar. Yazılarım aracılığı ile sizinle tanışmış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale