X

İkinci bir şans vermek için 4 neden

Önemsediğiniz biri tarafından incitildiğinizde, ihanete veya hayal kırıklığına uğratıldığınızda o insana ikinci şansı vermeyi düşünmek çoğu zaman zordur. Öte yandan affetmek, bize insan ilişkilerinde temel bir değer olarak öğretildi. Tuttuğunuz takım, desteklediğiniz siyasi figür ya da en yakın arkadaşınız… Kim olduğu fark etmeksizin, size hayal kırıklığı yaşattığı için birinden vazgeçmek, öğretilen değerlerle uzlaşan bir tutum olacaktır.

İlginizi çekebilir: Kendinizi ve çevrenizdekileri affetme yolları

Affetmek, insan ilişkilerinde temel bir değerdir.

Ne var ki bize bağışlamak ve karşımızdakine geçmiş hatalarını düzeltmesi için bir şans vermek öğretilmesine rağmen, herkes bunu yapamayabilir. Bremen Üniversitesi’nden Psikolog Katja Hanke’nin Lizbon Üniversitesi’nden Christin-Melanie Vauclar ile birlikte yürüttüğü yeni bir araştırmada 30 farklı ülkeden 42,000 kişinin affetmeye karşı tutumu değerlendirildi. Çıkan sonuçlarda, kültürlerinde affetmenin önemi vurgulanan insanların bunu kendi kişiliklerinin bir parçası olarak sahiplenmeye daha fazla eğilim gösterdiği gözlemlendi.

Hanke ve Vauclar, affetmeyi genellikle kişiler arası iletişim bağlamında düşünmeye meyilli olduğumuzu ifade ediyor. Ancak affetmek, daha büyük ve gruplar arası bir bağlamda düşünülmeli. Nitekim Temmuz 2016’da yayımlanan bu uluslar arası araştırmada da konuyla ilgili şu ifadeye yer verilmiş: “Affetmek, çatışma sonrası toplumlardaki şiddet döngüsünü kırmak adına önemli bir etken olabilir.” Başka bir deyişle, ülkeler arasındaki iyileşmeyi ve uzlaşıyı sağlayacak olan şey belki de affetmektir. Bu noktada, bireysel düzeyden toplumsal düzeye, affetmenin bir uyumu koruma sorunu olduğu da söylenebilir.

Öte yandan Hanke ve Vauclar, affetmenin Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine benzer bir şekilde, ancak istikrar ve güvenlik sağlandıktan sonra gerçekleşebildiği düşüncesindeler. Bunun nedeni ise, çalışmada incelenen ülkeler arasında, güvenlik endişesi olan toplumlarda affetme eyleminin korunma ihtiyacından daha sonra geldiğinin gözlemlenmesi. Ayrıca toplumun genel refahıyla affetmeye verilen değer arasında da bir bağlantı var. Ancak, bireyin mutluluğuyla affedici olması arasında bir bağın var olduğu kesin olsa da, hangisinin diğerine neden olduğu, cevabı bulunamayan bir soru.

Peki bu konuda neler yapılabilir? Affetmenin, dolayısıyla bununla bağlantılı olan ikinci bir şans vermenin çoğunlukla bireyin yararına olduğunu bilsek de, ikinci şansı vermek pek kolay olmayabilir. Aşağıda bununla ilgili size yardımcı olabilecek 4 nedene yer verdik:

Bireysel mutluluk etkeni

Birini affettiğinizde daha mutlu hissedeceksiniz. Yukarıda değindiğimiz araştırmada da ulaşıldığı üzere, affetmek kişinin kendi duygusal durumuna fayda sağlar.

İnsanlar değişebilir

Yapılan diğer araştırmalara göre, kişilik değiştirilemez bir şey değildir. İnsanlar hatalarından ders alabilir. Onlara ikinci bir şans tanımak, bunu göstermeleri için izin vermek anlamına gelecektir.

Fazladan duygusal enerji sarf ettirmez

İş yerinde bir çalışanınızın hata yaptığını düşünelim. Ona ikinci bir şans vermeyip yerine başkasını aldığınızda, iş hakkında daha az bilgisi olan biriyle karşı karşıya kalacaksınız. Dolayısıyla en başa dönmüş olacak ve fazladan enerji sarf edeceksiniz. Bunun yerine çalışanınıza ikinci bir şans vererek onun yaptığı hatadan ders almasını sağlayabilir ve siz de fazladan yorulmazsınız.

Siz de affedilmeye ihtiyacı olan taraf olabilirsiniz

Empati yapmak her konuda olduğu gibi bunda da önemli. İkinci şansa ihtiyacı olan kişinin kendiniz olduğunu düşünün. Karşı taraf size bunu sağladığında mutlu olmaz mıydınız? Konu ister işle, ister ikili ilişkilerle alakalı olsun, karşınızdaki kişinin size ikinci bir şans vermesi, mutlaka kendinizi iyi hissetmenize neden olacaktır.

İlginizi çekebilir: Buddha’nın affetmek hakkındaki eşsiz dersiBuddha’

Kaynak:

psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale