X

İki ben, iki at, bir duvar

İki tane at geliyor uzaktan o kadar güzeller ki, biri altın biri boz. Yanımıza sokuluyorlar iyice ve paaat pat burunlarını oturduğumuz duvara vuruyorlar. Bir daha bir daha, hiç acımadan kendilerine vurdukça vuruyorlar.

Bakıyorum gözümün ucuyla hiç görmemişim gibi çeviriyorum kafamı, izlemeye devam ediyorum salınan çalıları…

Yanımda oturan bir ben daha var, baksana ne yapıyorlar diyor endişeyle. Aslında o heybetleri ile gelip bize vuracaklar sanmıştım, vursalar yıkar geçerler, ama ne ise işte… Kendilerini duvarda dövüyorlar!

Yazık güzelim atlara…

Atların kalbi bir basketbol topu kadarmış. 

İnsanın kalbi de yumruğu kadar. 

O koca kalbiyle gelip küçük kalpli zalimin duvarında parçalıyor kendini, ya koca kalbi zalimi devirmeye kıyamıyor olduğundan sebep, yada zulmün günden güne eriten büyüsünden.. Neydi onun adı, ha; manipülasyon! 

Duvara hiçbir şey olmuyor, duvarın üzerindeki benlerden birine ise duvara olan bile olmuyor. Zalim!

Öbür ben ise gördüğüne sadece şaşırıyor. O da şaşırsın dursun. 

Gitti canım atlar…

Biri altın biri boz, uzun yeleleri, pırıl tüyleri, kırık kalpleri…

Pat pat pat vuruyorlar. 

Belki vurdukça acıları çıkıyor, öfkelerinden diğerlerini koruyorlar, belki de beni gör çığlığının doruklarında o inadın uğruna kendilerini öldüresiye dövüyorlar. 

İnsanın kendine yaptığı, bir döngüden kusursuz bir acımasızlıkla çıkmamasının kısacık öyküsü bu. Kendine zalimliği, kendi özgürlüğüne ihaneti…

Pat pat vuruyoruz kafamızı aynı taşlara, aynı duvarlara. Üzerinden bir çırpıda atlayabileceğimiz hatta etrafından dolaşıp gidebileceğimiz  kendi yaptığımız ve başına da kendimizi bekçi diktiğimiz beton duvarlara. 

Duygularımızı dondurup acımasızlıkla eğittiğimiz bekçimizi dikiyoruz başına; buradan geçecek, bir şey diyecek olursa onu dinleme, görme! Ha bunu fark eden bir parçan olursa, onu da dinleme!

Kaldı ki o parça da, o güzel atlarla ne yapacağını bulana kadar cesaret edemeyecektir duvardan inip onların sırtında bu diyarları terk etmeye! 

Uçsuz bucaksız arazinin ortasına dikilmiş iki basamaklı kısa bir duvarın üzerinde iki tane ben. Biri donmuş diğeri korkmuş. 

Duvarın önünden dört nala gidebilecekken “beni gör” diye diye burunlarını parçalayan iki at. 

Kendini görmemeye yemin edip, yemin ettiği anda donmuş bir ben ve o ana takılı kalmış koca bir yaşam…

Sadece bir an, arazinin duvardan çok daha geniş olduğunu, atların yüreğinin donmuş bir yumruktan kat kat büyük olduğunu, duvarı inşa edenin kendin olduğunu, korkan halinin çocuk olduğunu gördüğün küçücük bir an; bu saçma sapan kurguya kanışına bakıp “kaz”lığına koca bir kahkaha atmaz mısın!?

Bin o güzel atlara da sür dört nala, bir geri bakışta göreceksin donmuş halin de sen değil bir korkuluk, bir kukla şimdiye kadar başında. İçinden bilirsin, biraz uzaktan baktığında görürsün,  sahibin sandığın kim o “korkuluk”, seni bir karga gibi özgürlüğünden sakınan. 

Bin o güzel atlara hiç bakmadan ardına git dört nala, nereye gideceğini bilmeden, gitmeye git.! Rüzgarı hissetmeye, bilmediğin yerlerde bilmediğin kendini görmeye git…

Her beton bir mezar taşıdır başını çarptığın. Bir parçanı gömüp bıraktığın. 

Bundan sebep, kendine yasını bitirip, yaşamaya git!

İlginizi çekebilir: İnsan diye tasvir edileni gübre edip üzerine filizlenendir ‘insan’İnsan diye tasvir edileni gübre edip üzerine filizlenendir ‘

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale