X

İhtiyaçlarınıza göre 6 farklı protein tozu kullanımı

Beslenmenize daha fazla protein katmak istiyorsanız yalnız değilsiniz. Daha uzun süre tok tutan, kas gelişimini ve metabolizmayı destekleyen ve bağışıklık sistemini güçlendiren bu makro besini almanın en kolay yollarından biri ise hazırladığınız smoothie, yoğurt ve yulaf ezmesi karışımlarına katacağınız protein tozu. Ne var ki, market raflarında birçok seçeneği bulunan bu ürünün sizin için en doğru olanını bulmak biraz kafa karıştırıcı olabilir.

Diyetisyen Brian Tanzer, beslenme ihtiyaçları kadar protein ihtiyacının da kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini ifade ediyor: “Hangi türden ne kadar proteine ihtiyacınız olduğunu, beslenme şekliniz, sağlık durumunuz ve spor hedefleriniz gibi birçok etken belirliyor.”

Yaşam şekliniz ve amaçlarınıza en uygun protein tozunu bulmak için yazının devamında yer verdiğimiz önerileri okuyabilirsiniz.

“Hangi türden ne kadar proteine ihtiyacınız olduğunu, beslenme şekliniz, sağlık durumunuz ve spor hedefleriniz gibi birçok etken belirliyor.”

1- Kas yapmak istiyorsanız: Whey protein tozu

Bu popüler ürün, peynir altı sularından elde ediliyor. Peynir altı suyunun neden iyi bir protein kaynağı olduğunu sorusunu Tanzer şu şekilde cevaplıyor: “Whey proteini, kas gelişimini ve iyileşmesini hızlandıran dallı-zincirli amino asitler bakımından oldukça zengin bir ürün.” Hızlı sindirilen whey, antrenman sonrası içeceğiniz smoothie için iyi bir seçenek.

2- Vegansanız ya da kilo vermeye çalışıyorsanız: Bitkisel protein tozu

Tanzer; bitkilerden elde edilen protein tozlarının lif bakımından whey proteinine göre daha zengin olduğunu, ve böylece iştahınızı da kontrol altına alacağını ifade ediyor. Bu tozlar ayrıca, vegan olmanız ya da sütten elde edilmeyen bir alternatif aramanız durumunda da iyi bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

3- Kalp sağlığınızla ilgili endişeleriniz varsa: Soya protein tozu

Bitkisel bir protein olan soya, içeriğinde kalp sağlığını destekleyen ve yüksek  kolesterol ve tansiyonu dengeleyen izoflavon maddesine sahiptir. Fakat vücuttaki östrojen hormonuna benzediği için bazı insanlar tarafından tercih edilmemektedir.

4- Soya tercih etmiyorsanız: Kenevir proteini

Kenevir tohumlarından elde edilen bu protein tozu, Tanzer’in ifadelerine göre, temel yağ asitleri omega 3 ve 6, amino asitler ve lif bakımından zengin bir seçenek. Ayrıca cevize benzeyen tadı sayesinde smoothie ve tahıl gevreklerinize eklemek için iyi bir alternatif olabilir.

5- Gluten tüketmiyorsanız: Pirinç proteini

Besin alerjiniz varsa ya da sindirim sisteminiz hassassa, bu vejetaryen protein tozu sizin için ideal olabilir. Öte yandan kolay sindirilen ve yumuşak bir tadı olan bu toz, kas yapmak istiyorsanız en iyi seçenek değil; çünkü emilimi, whey gibi diğer proteinlerden daha uzun süre gerektiriyor.

6- Laktoz intoleransınız varsa: Yumurta proteini

Sindirimi ve emilimi kolay bu protein türü, sütten üretilen whey ya da kazein gibi proteinleri tolere edemeyenler için iyi bir alternatif. Tanzer, yumurta proteininin ayrıca temel amino asitlerinin tamamını da içerdiğini belirtiyor.

İlginizi çekebilir: En iyi spor eğitmenlerinin en sevdiği antrenman sonrası yemekler

Kaynak:

mentalfloss.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale