X

İçtiğimiz suyu tanıyalım: Canlı su ve ölü su nedir?

Suyu biliyoruz da şimdi bu canlı su nereden çıktı diye düşünebilirsiniz; hatta “Suyun canlısı oluyorsa ölüsü de mi var? Biz bunu nereden anlayacağız?” diye aklınıza birçok soru da gelebilir.

Canlı su uzmanı olarak yıllarca bu konuda birçok makale, kitap ve yazı okudum. Birçok uzmanın seminerine katıldım, videosunu seyrettim. Kendim birçok kez seminer verdim. Birçok kişiye canlı suyu anlattım. Anlatırken öğrendim, öğrendikçe anlattım. Bu yazımda da “canlı su” konusuna kısa bir giriş yapmak istiyorum.

Canlı su nedir?

Günlük içilen sudan farklı olan canlı su, aslında tarih boyunca “ab-ı hayat” olarak da adından çok söz ettirmiştir. Ölümsüzlüğün peşinden koşanların bir kısmı, ölümsüzlüğün suda aramıştır. Canlı suyun varlığı kadar ölü su da vardır. Bunun için en güzel örnek olarak, suda bulunan hastalık yapıcı mikro organizmaların (E.coli gibi) bulunması nedeni ile içen kişileri hasta etmesini gösterebiliriz. Tarih su kaynaklı hastalıklardan hayatını kaybetmiş kolera, tifo, dizanteri gibi hastalıklar ile doludur. Bu suları içen insanlarda toplu ölümler görülmüştür. Kısaca canlı su içen kişinini daha sağlıklı olacağını, ölü su içenlerin ise hastalanma ve hatta ölmeleri söz konusu olduğu için canlı-ölü su kavramları (alive-death water) türemiştir.

Canlı su nedir?

Susuz hayat olmayacağı gibi artık kabul edilen diğer gerçek ise su ne kadar canlı ise o kadar sağlıklı olacağımızdır. Vücudun %70’ini oluşturan suyun kalitesi ne kadar yüksekse, o kadar sağlıklı olduğumuz bir gerçektir.

Gelişen teknoloji ve yapılan çalışmalar sayesinde eskilerin peşinde koştuğu ömrü uzatan suların özelliklerini anlamaya, öğrenmeye ve taklit etmeye başladık. Bilim insanları neden bazı kaynak sularının daha şifalı olduğunu, bazılarının ise sadece temiz içilebilir kaynak suları olduğunu araştırırken bazı farklılıkların suya canlılık kattığını fark etmişler. Bu sebepler:

  • Suyun temiz olması: Hem hastalık yapıcı mikro-organizmaların, kimyasalların, ağır metallerin vs. olmaması hem de hafızasının temiz olması.
  • Suyun oksijen yönünden zengin olması
  • Suyun mineral yönünden zengin olması: Vücudumuzda 84 mineral bulunmaktadır.
  • Suyun altıgen yapıda olması: Suyun küme yapısının küçük olması.
  • Suyun vücut yapısında uygun pH seviyesinde olması
  • Suyun antioksidan (ORP değerinin) yüksekliği
  • Suyun Aktive Hidrojen içeriğini

Yukarıda saydığım özellikler bir suyun canlılığını belirlemeye yardımcıdır. Şifalı sulara bakıldığında, yukarıda belirtilen özellikleri içerdikleri görülmüştür. Bu suları tüketen toplumların uzun ve sağlıklı bir ömür yaşadıkları kayıtlara geçmiştir. Uzun ve sağlıklı yaşayan bu toplulukların ileri yaşlarda da bebek sahibi olabildikleri, kanser ve diğer tüm yetişkin hastalıklarından uzak 120 yaşlarına kadar yaşadıkları görülmüştür.

Canlı su ve ölü su arasındaki farklar nelerdir?

Kırsal kesimlerde bulunan 5 farklı bölgede bu şekilde uzun ve sağlıklı yaşan insanların yaşam tarzları ve beslenme alışkanlıkları incelendiğinde hepsinin farklı olduğu görülmüştür. Birbirinden farklı bölgelerde, farklı hayat tarzları yaşan bu toplulukların nasıl böylesine uzun ve sağlıklı yaşadıklarını araştıran uzmanlar içtikleri suyun özelliklerinden dolayı olduğunu fark etmişlerdir.

Zemzem ve Lourdes gibi şifalı suları tüketenlerin şifa kazanmaları nedeni ile de bilim insanlarının dikkatini çekmiş ve araştırılmasına neden olmuştur. Özellikle Fransa’nın güneyinde bulunan Lourdes şifalı su kaynaklarını tükettikleri için bazı hastaların, tıbbın açıklayamadığı şekilde iyileşme göstermeleri neden ile yılda 6 milyonun üzerinde ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Canlı su içmek, içen kişilere şifa vermektedir. İlerleyen haftalarda canlı suyun her bir özelliğini tek tek inceleyerek nasıl insanlara şifa verdiğini, hangi uzmanın bu özellik üzerinde çalıştığını, bu özellikleri kendimiz evdeki suya nasıl uygulayabileceğimizi göreceğiz.

İlerleyen teknoloji sayesinde günümüzden canlı su özelliklerini belirlemek kolaylaşmıştır. Kaynağından su içmenin zorluğu nedeni ile bu özellikleri taklit eden cihazlar üretilmektedir.

Oya Milli Sülün: Sulak bir ülke olan Hollanda'da doğup, büyümeme rağmen, kendimi bildim bileli bir bardak su içmez, üniversite yıllarında okurken de içme suyu ile ilgili hiçbir çalışma yapmak istemezken, yaşam beni "canlı su" uzmanı yaparak hayatın ne kadar ironik olduğunu kanıtladı. Ben de hayatın bana verdiği cevaba karşılık, suyun bilinmeyenlerinde önce bir güzel kayboldum sonra da kendimi de bulup çıktım… Siz de su deyip geçmeyin, çünkü SU: aşktır, sanattır, sevgidir, barıştır, bununla birlikte aynı zamanda şifadır, enerjidir, yakıttır, güçtür, bazen de afettir, seldir, çığdır...

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale