X

Hiçbir şey yapmama sanatı: Yenilenmek için durmaya ne dersiniz?

“Hiçbir şey yapmamak, hiçbir şey yapmamakla meşgul olmaktan daha iyidir.”
Lao Tzu

Hummalı bir iş temposunun sonunda en nihayet tatile çıkıp, tatilin ilk günlerinde kendinizi mana veremediğiniz bir huzursuzluğun pençesinde hissettiğiniz oldu mu hiç? Hani uçsuz bucaksız denize bakmanın içinizde bir boşluk duygusu uyandırdığı, çalışmadan günlerin nasıl geçeceğini bilmediğiniz bir zaman diliminden bahsediyorum.

Evet, biz durmadan çalışmaya ve başarıdan başarıya koşmaya odaklanmış modern dünya insanları zaman zaman durmayı, yavaşlamayı unutmuş gibiyiz. Hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek artık bize o kadar uzak bir kavram ki, hiçbir şey yapmadığımız zamanlarda kendimizi hemen ya varoluşsal bir boşluğun içinde buluyor ya da suçlu hissediyoruz. Sanki ne kadar meşgulsek, kendimizi o kadar değerli hissediyoruz. Özellikle uzun yıllar boyunca yaşadığım Manhattan gibi şehirlerde meşgul olmak adeta bir statü sembolü haline gelmiş durumda. Oysa bu sürekli bir şeyler yapma hali bizi hem zihnen hem bedenen yoruyor, bizi kendimizle iletişim kurmaktan alıkoyuyor.

Tüm dünyaya halka halka yayılmış olan bu sürekli meşgul olma hali çoğu insanı feci şekilde yormuş olduğundan yazımda kullandığım başlıkla aynı başlığı kullanan ve hiçbir şey yapmamayı konu alan birçok kitap var. Örneğin Andrew Smart “The Art and Science of Doing Nothing” (Hiçbir Şey Yapmama Sanatı ve Bilimi) kitabında hiçbir şey yapmamanın psikolojimiz üzerindeki olumlu etkilerinden bahsediyor. Yine Dany Laferrière’in “L’Art presque perdu de ne rien faire” (Neredeyse Kaybolan Hiçbir Şey Yapmama Sanatı) adlı kitabında yazar, hareketsiz kalma sanatı, anı yakalama sanatı ve mango yeme sanatından bahsediyor. “The Art of Doing Nothing: Simple Ways to Make Time for Yourself” (Hiçbir Şey Yapmama Sanatı: Kendinize Vakit Ayırmanın Basit Yolları) isimli kitapta Veronique Vienne şekerleme yapmak ya da meditasyon yapmak gibi hiçbir şey yapmamaya yönelik birçok öneri paylaşıyor.

İtalyanlar bu hiçbir şey yapmadan sadece hayatı yaşama haline şiirsel bir isim vermişler “dolce far niente”, yani hiçbir şey yapmamanın tatlılığı. Hiçbir şey yapmamaya Hollandalılar tarafından verilen ad ise “Niksen.” Niksen pratik etmek, camdan bakmak, müzik dinlemek gibi aktiviteleri içerebiliyor. Burada önemli olan bu aktiviteleri yaparken bir amacımızın olmaması.

Kendimizi, bedenimizi, ruhumuzu yenilemek için zaman zaman durmaya ihtiyacımız var. Hiçbir şey yapmadan vakit geçirmeye, bulutların gökyüzündeki yolculuklarını izlemeye, güneşin doğuşunu ve batışını seyretmeye, sevgili uydumuzun evrelerini takip etmeye, hiçbir şey düşünmeden sadece denize bakmaya… Gelin, kendinize bir iyilik yapın ve günlük koşturmacanıza bir mola verip arada durun, bir şey yapmadan öylece oturun. İnanın bana, bu size çok iyi gelecek. Sizlere zaman zaman hiçbir şey yapmama sanatının keyfine vardığınız günler diliyorum…

Bu arada 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi, hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye… Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Çalışıyorum, öyleyse varım: İşkoliklik nedir?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale