X

Hem sağlıklı hem de fit olmak için: Bitkisel beslenerek yağ yakmak için 10 öneri

Bitkisel beslenme, hayvansal gıdaların olmadığı, tüm besin ihtiyaçlarının bitkisel gıdalarla karşılandığı bir beslenme şeklidir. İnsanlar, bitkisel beslenmeye pek çok nedenden ötürü yöneliyorlar, bu nedenlerin başında ağırlık koruma ve yağ yakma geliyor. Peki, yağ yakmak için bitkisel beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Bitkisel beslenme, hayvansal gıdaların olmadığı, tüm besin ihtiyaçlarının bitkisel gıdalarla karşılandığı bir beslenme şeklidir

1. Kurubakliyatlar, tahıllar, sebzeler, meyveler, yağlı tohumlar gibi besin grupları, çeşitlendirilmiş bir şekilde tüketilmelidir. Bitkisel beslenme, birkaç besin grubunun tüketilerek sürdürüleceği bir beslenme modeli değildir. Yağ yakmak için tüm bu besin gruplarından ölçülü miktarlarda tüketmek gerekmektedir.

2. Ara öğün tüketmek gereken durumlar hariç üç öğünle beslenmek yeterlidir. Kişinin günlük öğün sayısı kişiseldir, ortalama 3 öğün kişiye yeterlidir.

3. Tam tahılları ihmal etmeyin. Ülkemizde, Karakılçık Buğdayı, Kastamonu Siyez Bulguru, Firik Bulguru yerel üreticiler tarafından üretiliyor. Bu içeriklere sofranızda yer verebilirsiniz. 

4. Türkiye menşeili olmayan gıdalar olmadan da sağlıklı bitkisel beslenilir. Bitkisel beslenmede ülkemiz adeta bir cennet, ülkemizde bulunan çoğu içerik ile besinsel tüm ihtiyaçlarımızı karşılarız.

5. İşlenmiş her şeyden uzak durun. İşlenmiş şeker, beyaz pirinç, işlenmiş un, işlenmiş tuz, katkı maddeleri açlık tokluk durumlarını bozuyor, kişiyi fazla yemeye yöneltiyor. Yiyeceklerinizi kendiniz hazırlamaya özen gösterin. Artık büyük şirketlerin CEO’ları dahi yemeklerini yanlarında taşıyorlar.  

Sağlıklı bir yaşam için ve yağ yakma için iyi yağlar olmadan olmaz.

6. Sebze ve meyveleri ihmal etmeyin. Bir hafta içinde mevsiminde bulunan her renk sebze ve meyveden en az birini tüketin. Tüm taze sebze ve meyvelerde 1500’den fazla antioksidan bulunur ve hücrelerimizin antioksidana ihtiyacı var. Yağ yakma sanıldığı gibi besinsel kısıtlamalarla değil hücreleri yeteri kadar beslenmesiyle sağlanır.

7. Yatağa gitmeden 3 saat önce yemek yemeği bırakın. Vücudumuz, akşam yemek yemeye uygun bir şekilde çalışmaz. 200.00 bin yıllık özelliklerimizden dolayı insan bedeni, fazladan aldığı her şeyi depolar, gece yemek yemek de uygun olmayan zamanda yapıldığı için vücut bunu kullanamaz ve depo eder. Sonra, “ay bu kilolar nereden geldi?” 

8. Midenizin tamamını doldurmayın. Dünya Sağlık Örgütü’nün “Önlenebilir hastalıklar” olarak açıkladığı ve tüm dünyada salgın halinde her geçen yıl artan kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı, kanser gibi hastalıklar, genelde fazla yemekten kaynaklanır. 

9. İyi yağları ihmal etmeyin. Sağlıklı bir yaşam için ve yağ yakma için iyi yağlar olmadan olmaz. Zeytinyağı, fındık, ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeğindeki faydalı yağlar sayesinde hücreler yenilenemiyor.

10. Yanlış diyetlerle ve internet aramalarıyla kendinizi hırpalamayın. İşin uzmanına yani beslenme ve diyet uzmanlarına danışın, beslenme kişisel bir alışkanlıktır.

Not: Yukarıda saydığım öneriler genel beslenme önerileridir, kişisel beslenme önerileri için beslenme ve diyet uzmanınıza danışın.

 

İlginizi çekebilir: Sağlıklı vegan beslenme mümkün: Her veganın edinmesi gereken 7 alışkanlık

Kevser Başkara: 10 yıla yakındır %100 vegan yaşayan Kevser Başkara, Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Lisans Programını, Cornell University Plant Based Nutrition, American College of Lifestyle Medicine programlarından mezun olmuştur. Türkiye’de bireysel vegan beslenme ve yaşam danışmanlığı, kurumsal beslenme danışmanlığı hizmetlerinin yanısıra vegan marka danışmanlıkları vermektedir. Bitki Temelli Beslenme’yi Beslenmenin Geleceği adlı ders ile ilk kez devlet üniversitesi müfredatına eklemiştir. Bitki Temelli Beslenme, Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 17’de 12’sine çözüm üretmektedir. Bütünsel sağlığın önemine tüm eğitimlerinde ve hizmetlerinde vurgu yapan Başkara, International Vegan Society (England) Plant Based Health Professionals (England) üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale