X

Hayatta değiştirilmesi en zor kişi kimdir?

  • Annem beni o kadar kısıtlamasaydı, şimdi öz güvenli biri olurdum.
  • Babam bana küçükken daha çok şefkat gösterseydi, bu kadar öfkeli olmazdım.
  • Eşim daha romantik olsa evliliğimiz daha güzel olurdu.
  • Kız/erkek arkadaşım bu kadar bencil olmasa ilişkimiz daha iyi olurdu.
  • Patronum bu kadar sert biri olmasa işimden soğumazdım.
  • Bu kadar şişman / zayıf / çirkin olmasam kendimi daha çok severdim.
  • Hayat bu kadar acımasız olmasa daha mutlu olurdum.

Tanıdık gelen bir şeyler var mı?

Hepimiz bir şekilde, eğer hayatımızda olan ya da olmayan birileri daha farklı olsaydı, hayatımızın daha iyi olacağını düşünüyoruz. “Onlar” değişirse daha mutlu olacağımıza inanıyoruz. “Onlar” değişmeyince de kızıp hayata küsüyoruz. Ama şunu gözden kaçırıyoruz, biz istesek de istemesek de hayat zaten değişiyor. Hayatımızda hiçbir şeyin değişmediğini düşünüyorsak aslında değişmeyen tek bir şey var: Kendimiz. Kendimizi haklı görmek ve öfkelenmek hiçbir işe yaramıyor. Bu aynı inatçı çocuklar gibi olduğumuz yerde tepinmeye benziyor. Halbuki tüm dünya hızla değişiyor, hatta değişmediklerini düşündüğümüz kişiler bile değişiyor (belki bizim istediğimiz şekilde değil ama değişiyorlar). O halde bu inadın bize ne yararı var?

İnatçı tarafınızla tanışmak için değişmeye karar verin.
  • Neden ben değişiyorum, onlar değişsin.
  • Her şey çok umutsuz. Neden değişmeye uğraşayım?
  • Neye değecek ki?
  • Hayatımda ve dünyada bu kadar sorun varken, nasıl değişebilirim?

Bu ifadelerin hepsi değişime dirençtir. Bu direnç; korku, erteleme, inkar, başkalarını kıskanma, eleştiri ve şikayet şeklinde olabilir. Direncin olması, tam olarak değişim sürecinin işlediğini gösterir.

Peki nasıl değişeceğiz?

Hayatımızda bir şeylerin değişmesini istiyorsak, bunu yapabilecek tek kişi biziz. Ve bunun için öncelikle sadece kendimizi değiştirebileceğimizi kabul etmemiz, değişmeye geçekten istekli olmamız gerekiyor. Değişmeye gerçekten istekli olmak demek yaşadığımız direncin farkında olmak ve buna rağmen devam etmek demektir.

Bir yerden başka bir yere gitmek için, ayağa kalkıp yürümemiz gerekiyor değil mi? Değişmek için de harekete geçmemiz gerek. Bunun için; düşünme, konuşma ve kendimizi ifade etme şeklimizi değiştirmemiz gerekiyor. Kendimizi değiştirmenin üç ayağı var: Bedensel, zihinsel ve ruhsal. Hangisinden başladığınızın bir önemi yok, birinden başlamanız yeterli. Zaten zamanla diğer kısımlara da el atmak isteyeceksiniz. Size en kolay gelen yerden başlayın (yani istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz).

Bedeniniz öncelikliyse, bir egzersize başlayın: Yürüyün, yüzün, fitness yapın, her ne olursa. Sağlıksız beslendiğinizi düşünüyorsanız, yediğiniz abur cuburları kesin, sağlıklı beslenmekle ilgili kitaplar okuyun, aile hekiminize ve beslenme uzmanlarına danışın. Ruhsal boyuttan başlamak isterseniz kendinizi yakın hissettiğiniz bir çalışma yapın: Meditasyon, nefes, dua, ibadet gibi. Zihinsel boyut için ise şu yöntemleri uygulayabilirsiniz: Psikolojik danışmanlık, psikoterapi, sanat terapisi ve imajinasyon (imgeleme).

Ruh ve beden sağlığımız her şeyden önemli. Ruhsal açıdan dengeli olmak için değişmeye istekli olun, bunun için gerekirse profesyonel destek alın. Farkındalığınız arttıkça ve siz değiştikçe çevrenizin de değiştiğini göreceksiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Hiçbir şey yolunda gitmiyorken nasıl mutlu olunur?

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale