X

Hayatında ne istediğini bilmek neden önemli?

Hayatın akışına kapılıp gittiğini mi düşünüyorsun? Gün içinde sürekli meşgul olup istediğin şeylere zaman yaratamadığından mı yakınıyorsun? Ya da “O kişi tüm bunlara nasıl enerji buluyor?”, “O benim yapmak zorunda olduğum şu işi yapmak zorunda değildir de ondan kesin” diyerek kendini teselli ediyor ve koşuşturmacana, hayatına dair şikayetlerine geri mi dönüyorsun?

Dönem dönem hepimiz benzer süreçlerden geçiyoruz. Yaptığı işten tatmin olmama, enerji tükenmesi, erteleme, zaman yönetimi problemleri… Bunlara çözüm bulmaya çalışırken çoğu kişi zorlanıyor. Zorlanmanın en büyük nedeniyse cevabı “çözümde” aramak. “Ne yapsam enerji kaybetmeyerek yaparım?” deyip değişik yöntemleri araştırıyor, yaptığımız şeyi bir de o yöntemle deniyoruz. “Zamanımı nasıl planlarsam tüm işlerimi yetiştirebilirim?” deyip zaman yönetimi tekniklerini teker teker deniyor, bir türlü başarılı olamıyoruz. O işi yaparken enerji vermesi için takviyelere başvuruyoruz. Ertelemekten kaçınma yollarını arıyoruz. Ama bir türlü bulamıyoruz…

Böyle zamanlarda kendimize hatırlatmamız gereken şey “ne istediğimizi bilmek.” Yani çözümden çok neden aramamız gerekiyor!
Neden enerji kaybediyorum? Neden zamanım su gibi akıp giderken istediklerimi yetiştiremiyorum? Neden erteliyorum? Bunların nedenini bilmeden sonuç almayı beklemek pek de gerçekçi değil. Kişi deneyip deneyip sonuç alamayınca bu sefer ümitsizliğe düşüyor, kendini iyice bırakıyor ve tatmin olmadığı bir hayatı “sürdürmeye” devam ediyor. Enerjisiz, mutsuz, zamansız, demotive…

Oysaki gerçekten ne istediğini, nasıl bir hayat yaşamak istediğini bildiğinde tablo tamamen değişiyor ve netleşiyor. İşte ne istediğini bildiğinin göstergeleri:

  • İstediğin şeye ulaşmak için daha hevesle adım atıyorsun.
  • O işi yaparken enerjin tükenmiyor, tam tersi enerji doluyorsun.
  • İstemediklerini daha net görüyor ve amacına hizmet etmiyorsa daha kolay “Hayır” demeye başlıyorsun.
  • Zaman yönetimin kolaylaşıyor. Eskiden amacına hizmet edip etmeyen her şeyi yetiştirmeye çalışıyorken, artık hedefine ulaştıracaklara öncelik veriyor ve daha çok zaman ayırıyorsun.
  • Erteleme alışkanlığın köreliyor. Ya daha hevesle yapıyorsun ya da çok hevesli olmasan bile seni ulaştıracağı sonucu bildiğinden bir şekilde yapmaya yönelik hareket ediyorsun.
  • Fırsatları daha kolay yakalıyorsun. Seni istediğin yaşama götürecek olasılıkları görmeye başlıyor ve seçimlerini ona göre yapıyorsun.
  • Aza razı olmuyorsun. Bu da tatmin dolu bir hayatı ve gerçek mutluluğu beraberinde getiriyor.

Sen de daha enerjik, mutlu, motive, zamanını yönetebildiğin bir hayatı düşlüyorsan @momentbysibel’e mesaj at. Seni bu hayata ulaştıracak tek bir yol yok. Ama senin için uygun “o” yolu keşfedebiliriz! Birebir çalışacağımız Mindfulness Koçluk ile isteklerine bakabileceğimiz gibi, beden-zihin-ruh bütünlüğünü destekleyecek yoga, meditasyon gibi pratiklerle de bu yolda yürüyebiliriz.

Daha fazla tüyo için takip et:
@momentbysibel
@sibelsibel

İlginizi çekebilir: Gündelik işlerin yarattığı stresi tespit etmek için 4 adım

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale