“Hayatımdan nefret ediyorum”: Ne yapmalı ve nasıl başa çıkmalı?

“Hayatımdan memnun değilim” veya “Hayatımdan nefret ediyorum” diyorsanız, elbette yalnız değilsiniz. Uzmanlar her insanın, hayatının belirli anlarında kızgın, hüsrana uğramış ve keyifsiz hissedebileceğini söylüyor. Sonuçta hayat, bazen tahmin edilemez olabilir ve olaylar her zaman lehimize sonuçlanmaz. Belki hayata dair mutsuzluğunuzun nedeni kariyeriniz veya ilişkinizle ilgilidir. Belki bir trajedi veya beklenmedik koşullar sizi yeni bir yola girmeye zorlamıştır. Veya fiziksel veya duygusal strese neden olan tıbbi bir durumunuz vardır… Nedeni hangisi olursa olsun, bu düşünceler doğaldır. Hatta “yaşamaktan keyif alamamak” gibi düşüncelere sahip olmak, muhtemelen hayatınızın değiştirmek istediğiniz bir yönünü fark ettiğiniz anlamına gelir. Bu farkındalık ise genellikle bir değişiklik yapmaya yönelik atılacak ilk adımın habercisidir.

Yaşamaktan keyif almamak normal mi?

Tüm duygular, etrafınızdaki dünyayı nasıl algıladığınızla ilgili tepkilerdir. Hem iyi hissettiren hem de rahatsız edici duygular, ruh sağlığı konusunda önemli bir rol oynar. Keyifli duygular beyninizin ödül sistemini harekete geçirir. Odaklanmanızı geliştirebilir ve düşünme biçiminizi genişletmeye yardımcı olabilirler. Rahatsız edici duygular ise sizi korumayı sağlar. İşler yolunda gitmediğinde size haber verirler. Örneğin, birisi sizin sınırlarınıza saygı duymadığında öfke duymak bir nevi uyarıdır. Öfke gibi, diğer birçok yoğun duygunun izi, bizi hayatta kalma içgüdülerimize kadar götürülebilir. Bildiğiniz gibi kaygı ve korku, atalarımızın vahşi hayvanlara karşı hayatta kalmalarının önemli sebepleriydi.

Modern dünyada her gün ölüm kalım durumlarıyla karşılaşmasak da hala bu duygular erken uyarı sistemimizin bir parçası olarak görev alıyor. Araştırmalar, olumsuz düşünceleri ve duyguları kabul etmenin, genel zihinsel esenliğin önemli bir bileşeni olduğunu göstermekte…

Neden hayatımdan nefret ediyorum?

Bu duygu, hayatın farklı alanlarından gelebilir ve arkasında, aşağıdaki durumlardan bir veya birden fazlası yatabilir:

  • Kariyer ve iş
  • Mali durum
  • Günlük rutin
  • Boş zaman aktiviteleri
  • Sağlık veya vücut
  • İkamet durumu veya coğrafi konum
  • Romantik partnerler, arkadaşlar, aile üyeleri ve diğerleriyle olan ilişkiler
  • Sosyal durum ve statü

Genellikle, hüsrana neden olan ve hayatını diğer yönlerine olan bakışı dalgalandıran belirli bir alan vardır. Örneğin zor bir yöneticiniz veya işbirliği yapmayan bir iş arkadaşınız varsa işinizden memnun olmayabilirsiniz. Ya da iş yerinizdeki kültür sizi rahatsız edebilir veya firmanızın izlediği yönle uyuşmazlık yaşayabilirsiniz. Bu öfke ve hayal kırıklığı zamanla birikebilir ve hayatınızın diğer bölümlerine yayılabilir.

Başka bir örnek ise herhangi bir aile çatışmasıdır. Ebeveynleriniz, kardeşleriniz, eşiniz veya kayınvalideniz gibi ailenizden biriyle bir anlaşmazlık yaşıyorsanız, bu, yaşamınızla ilgili genel bir hayal kırıklığı duygusuna yol açabilir.

“Hayatımdan memnun değilim”: Bu şekilde hissetmenin zihinsel ve fiziksel sonuçları

Eğer hayatınızdan nefret ettiğinizi düşünüyorsanız, bu duyguyu üretken bir duyguya veya deneyime kanalize etmek, bunu harekete geçmek ve değişiklik yapmak için motivasyon olarak kullanmak önemlidir. Çünkü hareketsiz kalmak, çaresizlik ve umutsuzluk duygularını ateşleyebilir. Sıkışıp kaldığınıza ve hayatınızın olumsuz yönlerini değiştirmek için yapabileceğiniz hiçbir şey olmadığına inanıyorsanız, kendinizi depresif hissetmeye başlayabilirsiniz.

Bu umutsuzluk duygusu ilişkileriniz, işiniz, aileniz ve hatta küçük günlük görevleri tamamlama şekliniz de dahil olmak üzere, hayatınızın farklı alanlarında değişim yaratma ve mutluluk bulma yeteneğinize dair olumsuz algılar yaratabilir. Yaşamaktan keyif almamak, ruh sağlığına ek olarak fiziksel sağlığa da zarar verebilir. 2014 yılında yapılan bir araştırma, uzun vadeli yaşam memnuniyetsizliğinin sağlık bakımından daha düşük yaşam kalitesi ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

“Değiştirmek istiyorum” diyenler için: Hayattan nasıl keyif alınır?

Daha önce de belirttiğimiz gibi, hayat hakkında neden böyle hissettiğinizin üzerine gitmek, onu daha iyi hale getirmek konusunda kesinlikle yardımcı olabilir. Hayatla ilgili yoğun olumsuz düşüncelere sahip olduğunuzda, bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak, bunları gözden geçirmenin yollarından sadece bir tanesidir. Terapi, mutsuzluk kaynaklarını belirlemenizi ve daha iyi hissedeceğiniz bir hayata doğru küçük, ulaşılabilir adımlar atmaya başlamanızı sağlayabilir.

Bunu kendiniz de yapabilirsiniz. Kendinize “Hayattan nasıl daha fazla keyif alabilirim” diye sormanız, kontrolünüzde olan şeyleri değiştirmenin yollarını bulmanıza yardımcı olabilir. Örneğin iş arkadaşınız ofiste geçirdiğiniz günü mahvediyorsa, başka bir masa istemenin veya şirkette başka bir pozisyon istemenin zamanı gelmiş olabilir. İşte hayattan yeniden keyif almanın yollarını bulmak için yapabileceğiniz diğer şeyler.

1. Hayatınızın önemli yönleri üzerine düşünün

Kariyeriniz ve hayat amacınız, ilişkileriniz ve başkalarını, kendinizi sevme kapasiteniz gibi hayatınızın en önemli yönleri bakımından tatmin hissedip hissetmediğinizi düşünün. Bunu yapmak sorunun veya eksikliğin nerede olduğunu görmenizi sağlayabilir.

2. Tetikleyicilerinizi belirleyin

Eğer hayatınızdan memnun değilseniz, iç gözlem ve gerekli değişiklikleri yapmanın önemli olduğunu söylemiştik. Hayatınızda en mutsuz olduğunuz anlara dikkat edin. İçinizde neyin tetiklendiğini anlamak için bunları bir pusula olarak kullanın. Yansıtıcı olun ve bu duyguyu tetikleyen temaları belirlemeye çalışın.

3. Değiştirmeye başlayın

Memnuniyetsizlik anlarını ders olarak kullanın. Bu durumlara göre nasıl büyüyebileceğinizi veya değişiklik yapabileceğinizi anlamaya çalışın. Bu duygular, artık size hizmet etmeyen bir ilişkiyi veya durumu sonlandırmak, ihtiyaçlarınızın karşılanmasını savunmak veya başka bir değişiklik yapmak gibi cesurca bir şey yapmanızı gerektirebilir. Bu değişiklikleri bir şekilde yapmak ise inanılmaz derecede tatmin edici olabilir.

4. Hareketsizlik enerjisinin sizi tuzağa düşürmesine izin vermeyin

Hayattan memnun olmamaya karşılık korkudan hareketsiz kalır ve rahatsız edici durumlarla ilgili bir değişiklik yapmazsanız, bu yalnızca hayatınızdaki teslimiyet ve umutsuzluk duygularını artırır. Buradaki temel gereklilik, kendinizi güçsüz hissetmek ve içinde bulunduğunuz koşullarla yetinmek zorundaymış gibi hissetmek yerine, yaşamınızda daha fazla var olmak ve her an daha iyiye doğru küçük değişiklikler yapmaktır.

5. Kontrolün sizde olduğunu unutmayın

Unutmayın, nihayetinde hayatınızın kontrolü sizde. Beğenmediğiniz bir şey varsa değiştirmek size kalmış. Başkalarının ihtiyaçlarınızı karşılamasını bekleyemezsiniz. Kendinize ihtiyacınız olanı vermek için yine kendinize güvenmelisiniz.

6. Öğrenilmiş çaresizlik kalıplarını yıkın

Çoğu zaman, birçok insan içinde bulunduğu durumla yetinmek zorundaymış gibi hisseder. Bu genellikle yaşamlarında çaresiz oldukları ve dayanılmaz bir durumdan kaçamadıkları eski bir dinamiğin tekrarıdır. Yetişkinler olarak, insanlar bu çaresizlik hissini tanıdık bulurlar, beceri ve yeteneklerini kendilerini savunmak için kullanamayabilirler. Dolayısıyla bu kalıpları tanımak ve artık size hizmet etmeyen bir duruma hapsolmanıza izin vermemek önemlidir.

7. Yardım isteyin

Koşullarınızla baş edemiyorsanız ve hayatınızdan nefret ediyormuş gibi hissetmeye devam ediyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanına görünmeniz yararlı olabilir. Bir terapist duygularınızın kaynağını keşfetmenizi, olayları perspektife koymanızı, daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmenizi ve yaşamınızda gerekli değişiklikleri yapmanızı destekleyebilir.

“Hayatımdan nefret ediyorum” demek, kesinlikle içinde bulunulması zor ve sinir bozucu bir durumdur. Enerjinizin çoğunu tüketebilir ve işlev görmenizi zorlaştırabilir. Hayatınızda daha mutlu hissetmeye başlayabilmeniz için ise bu duygunun kaynağını tanımak ve onu düzeltmek için çalışmaya hemen başlamak büyük önem taşır.

Kaynaklar: verywellmind, psychcentral, happiness

İlginizi çekebilir: Neden insanlardan nefret ediyorum? Böyle hissetmek normal mi?

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!