X

Hayat tercihlerden ibarettir ve sizi siz yapan, tercihlerinizin toplamıdır

Hayatın anlamını on kişiye sorsak, her birinden ayrı yanıtlar alırız. Hayatın anlamı her birey için farklıdır. Hayattaki öncelikler, hayaller ve umutlar kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bizi birbirimizden ayıran ise farklılıklarımızdır. Bu nedenle hayatın anlamının kişisel olarak değerlendirilmesi önemlidir.

‘‘Benim hayatımın anlamı nedir?’’ Böylece bu soruyu kendimize sorarak kendimiz için nelerin önemli olduğunu düşünebiliriz.

Hayattaki Tercihlerimizin Önemi

Kendinize soracağınız sorular kendinizi keşfetmenizi sağlar. 

‘‘Ben nasıl biriyim?’’,

‘‘ Nelerden korkuyorum?’’,

‘‘ Nasıl bir insan olmak istiyorum?’’,

‘‘İlişkilerimde neden sorunlar yaşıyorum?’’,

‘‘Hangi yönlerimi kabul etmiyorum?”

Bu sorulara yanıt aramak zordur ve cesaret ister. Ancak yanıt bulunan bu sorular ile hayatınızın anlamını fark etmeye başlayabilirsiniz.

İnsanın kendini keşfetme sürecindeki en önemli faktörlerden biri farkında olmaktır. 

Kişi ihtiyaçlarının ne kadar çok farkında olur, ne kadar kısa sürede ve ne kadar uygun yolla karşılayabilirse; kendini de o kadar mutlu, huzurlu, yeterli ve güvende hisseder. Ne istediğini bilmek, hem istediğimizi elde etmek için neler yapabileceğimizi planlayarak harekete geçmemize, hem de istediğimizi elde ettiğimizde kendimizi mutlu hissetmemize ve kendimize güvenmemize yol açar. 

Acaba yanlış bir ortamda, yanlış bir işte, hatta yanlış ilişki içinde olan kaç kişi, bu durumdan kurtulmak için o çok zor olan adımı atmaya karar verip istediğini yapabilme cesaretini gösterir?

Düşünce ile davranış arasında fark vardır. Bulunduğunuz durumdan mutlu olmadığınızı düşünebilir ancak bunu değiştirmek için herhangi bir davranışta bulunamayabilirsiniz. Değişim zordur. Kişi bir yandan değişmek istemekte, diğer yandan bu değişimden korkmaktadır. Çünkü değişim aynı zamanda belirsizlik, yenilik ve bilinmezlik de demektir. Bilinen ve tanıdık olanlar her zaman insanın kendisini daha güvende hissetmesine yol açar. Kişi memnun olmasa bile içinde bulunduğu ortama alışmıştır, neler yapabileceğini ve neler olabileceğini bilir. Ama değiştiği takdirde nelerle karşılaşacağını, karşılaştıkları ile nasıl başa çıkacağını, nasıl davranması gerektiğini bilemez. Geleceğe dair bu korkular kişinin hareketlerini kısıtlayarak yeni deneyimleri engeller, hayattan alacağı keyfi azaltır ve kişinin değişime direnmesine neden olur. 

Geçmiş ve gelecek ancak şimdiki zaman yoluyla anlam kazanır. Geçmiş zamanda olanlar üzerinde takılıp kalmak, bugün yapabileceklerinizi engeller. Etkili yaşamanın püf noktası, bugünü tam bir doyuma dönüştürmektir. Daha mutlu ve etkili olmak, önünüze çıkan fırsatların farkında olmanız anlamına gelir. 

Hayat tercihlerden ibarettir ve sizi siz yapan tercihlerinizin toplamıdır. Şunu da unutmamak gerekir ki siz bugünkü tercihinizsiniz, geçmişteki değil.

 

Yazarın diğer yazıları içintıklayınız. tıklayınız. 

 

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale