X

Hayat dersi verecek 6 Zen hikayesi

Hikayeler, okuyana bir öğreti, çıkaracağı bir ders sunması itibariyle oldukça güzeldir. Bir cümle bile bazen taşları yerine koyar ve hayatımızı değiştirebilir. Zen öyküleri, belki de bu yüzden okuyanın yüreğine dokunmayı başarıyor. Kısa, fakat bir o kadar da öğretici olan Zen öykülerinden bazılarını sizin için derledik.

1. Her şey değişir

Her şey değişir.

Suzuki Roshi’ye soru soran öğrencilerinden biri yakınır “Birkaç yıldır derslerinizi dinliyorum, ancak bir türlü anlayamıyorum. Lütfen Budizm’i özetleyip, bir cümleye kısaltabilir misiniz?

Suzuki Roshi de dahil olmak üzere sınıftaki herkes güler.

Her şey değişir.” der Suzuki Roshi. Hemen ardından da başka bir öğrencinin sorusuna geçer.

Budizm‘in en önemli öğretilerinden biri, hayatın değişkenliği ve her şeyin geçici oluşudur. Hikayede Suzuki Roshi, bu geçiciliği öğrencisine “Her şey değişir.” şeklinde özetlemektedir. Basit ve gösterişsiz bir öğreti gibi görünse de, aslında bu cümlede hayatımızın neredeyse her alanına yardımcı olacak derin anlamlar yattığını söylemek mümkün.

2. Bardağını boşalt

Yeni fikirleri alabilmek için bazen bardağımızın boş olması gerekir.

Meiji döneminde (1868-1912) yaşamış üstat Nan-in, Zen öğretilerini yakından tanımak isteyen bir profesörü ağırlar.

Misafirine ilk olarak çay ikram eder. Yalnız Nan-in, profesörün bardağı dolduktan sonra bile çay koymaya devam eder ve bardak taşar. Bir süre sonra bu duruma anlam veremeyen misafir, tepki gösterir. “Ağzına kadar doldu, daha fazla alamaz.

Nan-in sakince yanıtlar. “Aynı bu bardak gibi, sen de kendi düşüncelerin ve görüşlerinle dolusun. Eğer bardağını boşaltmazsan, sana Zen öğretilerini nasıl aktarabilirim?

3. Hüküm verme

“Ne kötü şans” demiş bir komşusu.

Bir zamanlar, vaktinin çoğunu tarlasıyla ilgilenerek geçiren yaşlı bir çiftçi varmış. Bir gün, bu çiftçinin atı kaçmış. Durumuna üzülen komşuları, çiftçiyi teselli etmeye gelmişler. “Ne kötü şans” demiş bir komşusu.

Belki” diye cevap vermiş yaşlı çiftçi.

Ertesi sabah çiftçinin atı, peşine taktığı üç vahşi at ile geri dönmüş. Bu durumu hayretle karşılayan komşular “Ne kadar da harika!” demiş.

Belki” diye yanıtlamış yaşlı adam.

Bir sonraki gün, çiftçinin oğlu yabani atlardan birine binmeye çalışırken düşmüş ve ayağını kırmış. Komşular, bu talihsizliğe ne kadar üzüldüklerini dile getirmek için yaşlı adamın evine gelmişler.

Belki” demiş çiftçi.

Ertesi gün, köyün erkeklerini orduya almak üzere askerler gelmiş. Çiftçinin oğlunu ise ayağı kırık olduğu gerekçesiyle es geçmişler. Komşular her şeyin nasıl da güzel bir sonuca bağlandığını söylerken,

Belki” demiş yaşlı çiftçi.

4. Doğru ve yanlış

“İyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebiliyorsunuz. “

Bankei, meditasyon için haftalarca inzivaya çekildiğinde, Japonya’nın dört bir yanından öğrenciler katılmaya gelirmiş. Bu toplanmalardan birinde, bir öğrenci hırsızlık yaparken yakalanır. Durum Bankei’ye bildirilerek öğrencinin kamptan atılması talep edilir. Ancak Bankei, bu durumu göz ardı eder.

Bir süre sonra, aynı öğrenci tekrar hırsızlık yaparken yakalanır. Bankei bu sefer de durumu dikkate almayınca, öğrenciler sinirlenmeye başlar. Hırsızın kamptan atılmasını talep eden bir dilekçe hazırlayarak, aksi halde kamptan ayrılacaklarını ifade ederler.

Dilekçeyi okuyan Bankei, tüm öğrencileri toplar. “Siz bilge çocuklarsınız.” der Bankei. “İyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebiliyorsunuz. Dilediğiniz yerde eğitim alabilirsiniz. Ancak bu biçare arkadaşınız henüz iyi ile kötüyü bile birbirinden ayırt edemiyor. Eğer onu ben eğitmezsem, kim eğitir? Hepiniz buradan ayrılsanız bile, onu yanımda tutmaya devam edeceğim.”

Hırsızlık yapan öğrencinin gözlerinden yaşlar boşalmış. Artık içinde bir damla bile çalma isteği kalmamış.

5. Patron sensin

Bazen farkına bile varmadığımız, sürekli bizi bir yerlere sürükleyen alışkanlıklar, zamanla güçsüz kalmamıza sebep olabilir.

Bir at dörtnala koşarak yokuştan aşağı inmiş. Üzerindeki adam, önemli bir yere yetişiyor gibi görünüyormuş.

Yolun kenarından biri bağırmış, “Nereye gidiyorsun?“.

Bilmem, ata sor.” demiş diğer adam.

Bu hikayede at, alışkanlıklarımızı temsil eder. Bazen farkına bile varmadığımız, sürekli bizi bir yerlere sürükleyen alışkanlıklar, zamanla güçsüz kalmamıza sebep olabilir.

6. Kendine göz kulak ol

“Eğer ikimiz de kendimize göz kulak olursak, aslında birbirimize göz kulak olmuş oluruz.”

Bir zamanlar iki akrobat varmış. Bir tanesi yaşlı bir dul, diğeri ise Meda isimli genç bir kızmış. Bu akrobatlar, her gün sokaklarda gösterilerini sergiler ve yemek yiyebilecek kadar para toplamaya çalışırmış.

Yaşlı adam, uzun bambu bir sopayı başının üzerine dikey olarak yerleştirir, dengede tutarmış. Genç kız ise yavaşça bu sopanın ucuna tırmanırmış. Kız sopanın ucuna geldiğinde, yaşlı adam kızı dengede tutarak etrafta dolaşırmış.

Bu gösteride kazayı ve yaralanmayı önlemek için, iki akrobatın da üstün bir dikkat ve konsantrasyon göstermesi gerekiyormuş. Bir gün yaşlı adam genç kıza “Sen bana, ben de sana göz kulak olursam, hiç yaralanmadan bu gösteriyi bitirebilir ve yemek almamıza yetecek kadar para kazanabiliriz.” demiş.

Bilge genç kız yanıtlamış. “Eğer ikimiz de kendimize göz kulak olursak, aslında birbirimize göz kulak olmuş oluruz. Bu sayede gösterilerimizi sorunsuzca tamamlayabilir ve yemek alabilecek kadar da para kazanabiliriz.” demiş.

Kaynak:

Higher Perspective

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale