X

Hakan Baş ve Onur Kınay’dan başarı ve mutluluk önerileri

Onur Kınay ve Hakan Baş

Türkiye’de e-ticaret alanında her gün yeni girişimler ortaya çıkıyor. Fakat böyle bir rekabet ortamında, başarılı olmanın ve öne çıkabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin edersiniz.

Açıldığı günden itibaren yoluna güçlenerek devam eden Lidyana.com; ünlü markaları ve özel tasarım ürünleri, üyelerine ayrıcalıklar ve kampanyalarla sunarak, pazarın çok büyük bir açığını dolduruyor.

Uplifers olarak bu büyük başarının mimarı iki isim Hakan Baş ve Onur Kınay’a, başarı, motivasyon ve mutluluk sırlarını sorduk.

1. Hakan Baş ve Onur Kınay kimdir, neler yapar?

Hakan: Peak Games, Krombera, Lidyana kurucu ortağı. HiS Capital ortağı, Mavikep.com ve Gamoba.com melek yatırımcısı. Üsküdar Amerikan, Cornell, Yale mezunu. Eski milli rekortmen yüzücü 🙂

Onur: Kadıköy Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra ABD’de University of Chicago’da Ekonomi okudum ve sonrasında üniversite döneminde hedeflediğim şekilde Türkiye’ye dönerek yatırım bankacılığına başladım. Birkaç sene içinde hevesimi aldıktan sonra yönetim danışmanlığına geçtim. 2 sene içinde o alandan da tatmin olmamaya başlayınca kendi işimi kurmaya karar verdim.

2. Lidyana macerası nasıl başladı? Nasıl bir yönetim anlayışınız var?

Hakan: Çok eski dostum Onur Kınay ile e-ticaret’e atılma isteğimizle başladı. Yönetim anlayışımız takım oyununa dönük, aidiyet duygusu olan çalışkan insanların haklarını aldığı, Türkiye şartları el verdiğince “flat” bir yapı..

Onur: Ortağım Hakan ile yaklaşık 15 – 16 senedir arkadaşız. İkimiz de benzer eğitim ve kariyer profilleri çizdik. Her zaman da aklımızda birlikte bir proje yapma fikri vardı. Lidyana bizim bu maceraya başlama noktamız oldu. Çalıştığımız bütün arkadaşlarımızın Lidyana’yı sahiplenmesi bizim için çok önemli. Bu yüzden olabildiğince şeffaf ve herkesin fikirlerini özgürce ortaya koyduğu bir ortam yarattık.

Hakan Baş

3. Kişiliğinizi üç kelimeyle tanımlar mısınız?

Hakan: Uzlaşmacı, pozitif, adam 🙂

Onur: Hırslı, huysuz, detaycı. Başak burcuyum 🙂

4. İş temposu içerisindeki genel ruh halinizden bahsedebilir misiniz?

Hakan: Pozitif, hedefe yönelik.. İş şansımın yüksek olduğuna da inanırım, bir nevi secret felsefesi. Bazen “bu iş bir şekilde toparlanacak biliyorum ama nasıl olacak bakalım” dediğim olur kendi kendime. Fakat mutlaka iyi sonuçlanır.

Onur: Çok yoğun bir tempoda çalıştığımız için ister istemez stresli anlarımız oluyor. Ama genel olarak hayatımda bu kadar keyif aldığım ve tatmin olduğum bir iş yapmamıştım.

 

5. Zor zamanlarla nasıl başa çıkarsınız? Panik biri misiniz yoksa daha sakin mi?

Hakan: Odak kaybetmeyip, ufak detaylara takılmadan hareket etmeye çalışırım. Panik olmam fakat durumun zorluğunun da farkında olmak önemli. Takım arkadaşlarımla görüş alışverişlerinde bulunup doğru kararı almaya çalışırım.

Onur: Zor zamanlarda önemli kararlar almaktan pek çekinen birisi değilimdir. Özellikle Hakan ile olan uyumumuz bizim zor zamanlardan oldukça hızlı çıkmamızı sağlıyor.

6. Hiç işsiz kaldınız mı? Kaldıysanız, bu dönemde sizi yükselten şeyler nelerdi? Kendinizi nasıl motive ettiniz?

Hakan: İşsiz kalmadım ama kendi şirketlerimde çalışmadan önce mutsuz olduğum dönemler oldu. Küçükken hayalini kurduğum birçok şeye, ben iyi okullarda da okusam çok çalışsam da, ulaşamayacağımı anladım. Ve kendi işimin başında olmak için en büyük motivasyon kaynağım bunun farkına varmak oldu.

Onur: Açıkçası üniversiteden mezun olduğumdan beri sadece 2-3 ay kadar çalışmadan zaman geçirdim. O dönemde de ne yapmak istediğime karar vermeye çalışıyordum. Sonrasında yönetim danışmanlığında karar kıldım. Çok iş değiştirmekle birlikte genellikle bir sonraki adımımı bilmeden hamle yapmayan birisiyimdir.

Onur Kınay

7. Başarı ile mutluluk arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz?

Hakan: Başarı = mutluluk. çok net. hatta “Hayatta başarı nedir? Mutluluk!” başlıklı bir blog yazısı üzerine çalışmaktayım.

Onur: Başarılı olmak da mutluluğu tetikleyen unsurlardan birisi. Ancak esas konu başarının tanımı. Benim için başarılı olmak iş, sosyal ve özel hayatımdaki dengeyi kurabilmek.

8. Uplifers okuyucularına, zor zamanlarda motivasyonlarını yüksek tutabilmeleri için önerileriniz nelerdir?

Hakan: Hayatta neyi en iyi yaptıklarını ve neyi yaparken en iyi olduklarını keşfetsinler. Babam hep “ne iş yaparsan yap, en iyisini yap” derdi. Gerçekten hangi iş olursa olsun, hakkını verdiğiniz zaman kesinlikle başarı gelecektir. Para önemli diyenler için de: Başarı geldikten sonra para zaten gelir.

Onur: Günümüzde neredeyse hiçbir şey plana göre ilerlemiyor diyebilirim. Böyle zamanlarda motivasyonlarını yitirmemek için kendilerine şartlara göre yeni hedefler koyarak ilerlemelerini önerebilirim. Tabi iyi bir dost ile iletişimin çok daha büyük desteği olacaktır.

9. Uplifers hakkında neler düşünüyorsunuz?

Hakan: Türkiye’de daha önce benzerine rastlamadığımız bir proje. Misyonu, vizyonu ve ekibiyle bizlerin sıkça ziyaret edeceği bir site olacağı kesin.

Onur: Birkaç ay önce tanıştığım Uplifers’ın oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Takipçileri üzerinde de olumlu bir etkisi olduğu çok açık.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale