X

Güven mi, kontrol mü?

Güven, hayatta varlığımızın başladığı andan itibaren temel ihtiyaçlarımız arasında yer alır. Doğduğumuz andan itibaren güvende hissetmek isteriz. Güvende hissetmek sadece fiziksel anlamda bedenimizin güvenli ortamda bulunması anlamına gelmez. Hayatımızın ilk aşamalarında güven ya da güvensizlik duygusunu bağladığımız bir dizi olay ve davranışlar bütünü yaşanmaya başlar ve süreç yaşam boyunca devam eder. Yalnız olmak veya çok fazla arkadaşa sahip olmak, çok paranızın olması, insanlar tarafından sevilmek, bir statüye sahip olmak veya başarılı olmak bunlar gibi aklınıza gelebilecek bir çok örnek size güven veya güvensizlik duygusunu hissettirebilir. Eğer bu tarz durumları sağlıklı olarak tanımlayamazsak bu durumlara bağımlı hale dönüşebiliriz.

Bu bağımlılık durumu beraberinde kontrol etme alışkanlığını getirebilir. Hayatta kontrol edemediğimiz şeyler için başka durumları kontrol etmeyi öğreniriz. Kontrol etme, kontrolü kaybetmeme, kontrolün bizde olması alışkanlıkları aslında güvende olma durumunu yaratmaktan gelir. Oysa ki evrenin akışı ve doğanın işleyişi bu yönde değildir. İnsan olarak ilerlemek ve gelişmek için daha önceki yazımda bahsettiğim stres düzeyimizi kademeli olarak arttırmalı ve akışı takip etmeliyiz. Halbuki biz her gün bunun tam tersi davranışlar sergiliyoruz.

Arkadaşlarımızı, çocuklarımızı, çalışanlarımızı, kendimizi, trafiği aklımıza gelebilecek bizi rahatsız hissettirecek her şeyi kontrol etmeye çalışıyoruz. Sonrasında hayatın aynılığı içerisinde kayboluyoruz ve aslında başlangıçta kaçındığımız yer ile aynı yerdeyiz. Güvensizlik ve kontrolcülük arasında gidip geliyoruz. Yine ufak bir egzersiz yapalım, bugün en çok kontrol ettiğiniz veya etmeye çalıştığınız 3 durumu düşünün lütfen, daha sonrasında bunu aslında hangi duygudan veya durumlardan kaçındığınız için yaptığınızı düşünün.

Gerçekten neleri neden kontrol ettiğinizi bulduktan sonra, küçük de bir bedeninize bunun kayıtlarını değiştirmesine yardımcı olmak adına sinyal yollayalım ve bir nefes çalışması yapalım.

Nefes çalışmasında nefes alışlarınız burundan, nefes verişleriniz uzun ve ağızdan olsun lütfen. Nefes almanın kontrol ettiğiniz duygu, nefes vermenin ise gerçekte kaçındığınız duygu olduğunu düşünün.10 ile 20 nefes arasında bunu devam ettirin. Unutmayın; nefes almak vücudunuzda ufak bir gerilim, nefes vermek ise rahatlamayı temsil etsin. Her nefes verdiğinizde bedeninizi rahat bırakmaya çalışın.

Örneğin; Nefes aldım kontrol, nefes verdim güven, nefes aldım güvensizlik, nefes verdim sevgi vb…

Bu çalışmadaki nefes alma kelimeleri veya cümleleri kendinize vermediğiniz ve kontrol etme ihtiyacı duyduğunuz her şey, nefes verme kelime veya cümleleri kendinizi kontrol etmeden kendiliğinden hissetmeniz ve rahat bırakmanız gereken her şey olabilir.

Not: Tek başına bu çalışma tabii ki de bir çözüm değildir. Daha önce de yazımlarda belirttiğim gibi bu tarz durumları çok güçlü şekilde yaşıyorsanız, her zaman bir uzmandan destek almanız faydalı olacaktır.

Bu çalışma bedeninizin tutmuş olduğu olumsuz kayıtları, olumlu hale getirmek için sinir sisteminizi düzenlemeye yardımcı bir çalışmadır. Düzenli olarak yapmanız size destekleyici olacaktır. Yolunuza ufak bir ışık olması dileğiyle…

İlginizi çekebilir: ‘Hayata bağlanmak’: Anlamlandırmaya çalıştığımız bağımlılıklarımıza ışık tutalım

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale