X

Güneş kendine parlamaz: Kendi ışığını bulma yolculuğu

Güneş kendine parlamaz. Kendi ışığını belki görmüyordur, farkında bile değildir. Belki de içi yanıyordur ve sıcağından boğulmuştur. Ama biz onu gökyüzünün en parlak, en sıcak varlığı olarak algılarız. Isıtır, aydınlatır, yön bulmamıza yardımcı olur. Onun varlığıyla sabah olur, mevsimler değişir, yaşam döngüye girer.

Elbette bu bir metafor ama doğada inkâr edemeyeceğimiz bir gerçek var: Hiçbir şey yalnızca kendisi için var olmaz.

Ağaçlar yalnızca kendileri için büyümez; yapraklarıyla havayı temizler, gölgesiyle serinletir, kökleriyle toprağı tutar. Arılar yalnızca bal yapmak için uçmaz; gezegenin devamlılığını sağlayan tozlaşmanın mimarlarıdır.

İnsan da bu bütünün bir parçasıdır. Üstelik insanın yeri sadece biyolojik değil; psikolojik, duygusal ve varoluşsaldır.

Bazen insan kendi ışığını göremeyebilir

Kendini güçlü hissetmeyen biri, başkalarına güç verebilir. Kendini yetersiz hisseden biri, bir başkasının hayatında dönüm noktası olabilir. Kendi içinde karanlığı yaşayan biri, bir başkasına umut olabilir.

Mevlânâ’nın yüzyıllar öncesinden fısıldadığı gibi: “Kendine ait bir ışığa sahipsin. Ama çoğu zaman o ışığı, başkalarının gözünde fark edersin.”

Bazen başkalarından gelen bir cümle, bir teşekkür ya da bir dönüşüm hikâyesi, bizim fark edemediğimiz ışığımızı görünür kılar.

Parlamak ve ışık olmak aynı şey değildir

Birçok insan şunu düşünür: “Ben parlayan biri değilim.” Ve buradan yanlış bir sonuca varır: “Demek ki bende ışık yok.” Oysa parlamak ve ışık olmak aynı şey değildir. 

Parlamak dış referanslıdır, görünürlüktür; bakışa, alkışa ve onaya ihtiyaç duyar. Işık olmak ise iç referanslıdır, sessiz bir etkidir. Ve etkili olmak için görünmek şart değildir.

Kendi ışığını nasıl bulabilir insan?

Birçok insan için bu soru bile fazla iddialıdır.  Bu yüzden yolculuklar çoğu zaman şu cümleyle başlar: “Bende özel bir şey yok ki…”

Tam da burada durmak gerekir. Çünkü ışık, sandığımız gibi güçlü hissettiğimiz yerlerde değil; çoğu zaman zorlandığımız, tekrar ettiğimiz, kaçamadığımız yerlerde saklıdır. Yani gölge yanlarımızda…

Peki gölge, ışığa ne katar?

Carl Jung’un dediği gibi: “Işık olmadan gölge, gölge olmadan da ışık olamaz.”

Işık olmadan, gölge olmaz. Ve ışık, gölge sayesinde yön kazanır.

Gölge ortaya çıktığında derinlik oluşur, şekil görünür olur. Gölge yoksa görüntü düzdür; gölge varsa hacim vardır.

Hiç zorlanmamış, gölgesiyle çatışmamış ve onu tanımak için kolları sıvamamış biri, başkasının karanlığını da gölgesini de ışığını da ayırt edemez. 

Gölgesiyle tanışmış biri ne zaman susulacağını ne zaman sözün değil varlığın yettiğini ne zaman geri çekilmenin şefkat olduğunu bilir. 

Gölge, ışığı gerçek kılar.  “Ben de buradan geçtim” diyebilen birinin ışığı teorik değil, yaşanmıştır. Bu yüzden en çok etki bırakanlar en az yarası olanlar değil; yarasıyla temas edebilenlerdir.

Işık nereden doğar?

İnsanın başkalarına ışık tutan yönü çoğu zaman üç kaynaktan beslenir:

  1. Taşıdığı yaralar: İyileştirmeye çalıştığın şey, başkasının da ihtiyacıdır.
  2. Doğal olarakyaptığın şeyler: Konuştuğunda rahatlatmak, karmaşayı sadeleştirmek, ortamın duygusunu regüle etmek… Bunlar çoğu zaman önemsiz sanılır ama yön belirleyicidir.
  3. Kaçamayıp taşıdığın temalar: Hayat sana aynı konuyu tekrar tekrar getiriyorsa, orada senden geçmek isteyen bir bilgi vardır.

Peki ışığını somut olarak nasıl fark edebilirsin?

Işığını bulmak bir anda olan bir şey değildir. Ama şu sorular yol gösterebilir:

  • İnsanlar sana en çok hangi konuda gelir?
  • Senin yaptığın ne, diğer insanlara iyi gelir ve onları rahatlatır?
  • Seni en çok zorlayan deneyim, başkasına ne öğretmiş olabilir?
  • Hangi konuyu anlatırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmezsin?

Cevaplar büyük olmak zorunda değil. Işık, çoğu zaman küçük ama tutarlı yerlerde görünür.

Belki şu an kendini kaybolmuş hissediyorsun. Belki yaşadıklarının ve sahip olduklarının ne işe yaradığını bilmiyorsun. Ama şunu hatırla: Kendi ışığını önce başkalarının hayatında, sonra kendi içinde fark edebilirsin. Ve bu fark ediş seni daha bütün biri yapar. 

Işık olmak, parlamak demek değildir. Bazen sadece olduğun yerde kalmak, olduğun kişiye sahip çıkmak ve varlığının sessiz etkisine güvenmektir.

İlginizi çekebilir: Paradoksal niyet: Zorlamayı bırakınca açılan alan

Berna Gedik Asal: Merhaba ben Berna, 17 yaşından beri kendi ruhunun dedektifliğini yapan, içindeki labirenti sabırla dolaşan, karanlıklarını inkâr etmek yerine onlarla çalışmayı seçen biriyim. Bir zamanlar konuşmaktan çekinirken, bugün kalabalıkların karşısında tüm varlığımla yer tutmaktan büyük bir keyif alıyorum. 15 yılı aşkın kurumsal çalışma hayatımın son 10 senesini İnsan Kaynakları Eğitim ve Gelişim alanında geçirdim. İnsanların potansiyellerini performansa dönüştürmelerine, kurumların öğrenen ve gelişen yapılar hâline gelmesine katkı sundum. Aynı zamanda bir nefes koçuyum. Nefesi merkeze alan bireysel seanslar ve atölyelerle hem bireylerin hem kurumların dönüşüm yolculuklarına eşlik ediyorum. Dünyayla kurduğum ilişkinin, iletişim aracı yazmak. Hem içinden geçtiğim hem de merakla araştırdığım konuları; öz farkındalık, beden, zihin ve ilişkiler üzerinden harmanlayarak paylaşıyorum. Yazılarım, hayat üzerine düşünceler ya da araştırılmış bilgilerden öte, yaşanmışlığın içinden damıtılmış hikayeler, içsel gözlemler ve nefesin rehberliğinde dönüşüm notları… Yan yana yürümek, bazen birçok şeyi mümkün kılar. Yazılarım aracılığı ile sizinle tanışmış olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale