X

Göz rengimizin karakterimizle ilgili söylediği 3 şey

İngiliz yazar Charlotte Brontë bir keresinde şöyle diyor; “Ne mutlu ki insanın ruhunun bir tercümanı var. Zaman zaman bilinçsiz de olsa her seferinde dürüst bir tercüman, tam olarak gözlerin içinde gizli.”

Charlotte Brontë bu sözleri yazarken modern psikoloji alanındaki araştırmalardan habersizdi ancak bu yazdıklarının doğru olmadığı anlamına gelmiyor. Araştırmalara göre gözlerimiz, kim olduğumuza dair pek çok bilgi veriyor. Örneğin bir kişinin daha uzlaşmacı bir karaktere sahip olup olmadığını gözlerinden anlamak mümkün. Peki, gözler psikolojik gerçekleri de ortaya koyuyor mu dersiniz? İşte göz rengimizin dünyaya söylediği 3 şey:

1. Göz rengi acı eşiğiyle ilgili ipuçları veriyor

Yapılan çalışmalar, ağrı eşiğiyle cinsiyet, yaş ve saç rengi arasında bağlantı olduğunu tespit etti. Dahası, koyu renk gözle daha büyük psikolojik yanıt ve ilaca bağlı gözbebeği genişlemesi arasında bağlantı olduğu anlaşıldı. Bu bulgulara dayanarak göz rengiyle acı eşiği arasında bir ilişki olup olmadığı araştırıldı.

Mavi gözlü erkekler mavi gözlü kadınlarla birlikte olmayı daha çok tercih ediyor.

Nisan 2014’te yapılan ve sonuçları Journal of Pain‘de yayımlanan araştırmada açık renk gözlü ve koyu renk gözlü olan kadınların, doğum sırasında ve sonrasında çektikleri acı ve bununla nasıl baş ettikleri incelendi. Buna göre açık renk gözlü kadınlar, koyu renk gözlü kadınlara göre doğum sancısını daha iyi tolere edebiliyor ve doğum sonrası anksiyete ve depresyondan daha az etkileniyor. Acıya karşı daha hassas olan kadınların, doğum sırasındaki yapılan epidural ile acılarındaki azalmanın da daha az gözleniyor.

2. Göz rengi, alkole karşı dayanıklılıkla ilgili ipuçları veriyor

Göz rengi ile alkol hassasiyeti arasında da bir ilişki bulunuyor. Eylül 2001’de yapılan ve sonuçları Personality and Individual Differences‘da yayımlanan bir araştırma kapsamında erkek ve kadın deneklerin alkol tüketim alışkanlıkları incelendi. Buna göre açık renk gözlü olan kişiler, koyu renk gözlülere göre daha fazla alkol tüketiyor. Üstelik, koyu renk gözlüler daha az alkolle sarhoş oluyor. Bu bulgu, koyu renk gözlü kişilerin bazı ilaçlara karşı daha fazla psikolojik uyarılma ve daha fazla hassasiyet gösterdiği sonuçlarını da destekliyor.

3. Göz rengi eş seçimlerimizi de etkileyebiliyor

Göz rengi, insanların eş tercihlerini etkileyebiliyor. İlk seferde inanması zor gelebilir ancak araştırmalar da bunu destekliyor. Ocak 2007’de yapılan ve sonuçları Behavioral Ecology and Sociobiology‘de yayımlanan araştırma, aslında erkeklerin babalıkla ilgili soru işaretleriyle ilgili değerlendirmelere dayanıyor. Hipoteze göre erkekler, kendilerinden olduğuna emin oldukları çocuklarla ilgileniyor. Mavi gözlü erkekler de mavi gözlü kadınlarla birlikte olmayı daha çok tercih ediyor çünkü böylelikle doğacak mavi gözlü çocukların bir ihanet sonucu doğmadığına daha kolay inanıyor. İlk başta kulağa tuhaf gelen bu hipotezi test etmek için bir araştırma yapıldı ve katılımcılara mavi ve kahverengi gözlü kadın ve erkeklerin yakından çekilmiş fotoğrafları gösterilerek kimi daha çekici bulduklarını puanlamaları istendi.

Gözlerimiz, kim olduğumuza dair pek çok bilgi veriyor.

Araştırmanın sonunda, hem mavi hem de kahverengi gözlü katılımcılar, mavi veya kahverengi gözlü erkek modelleri çekici bulmadıklarını belirtti. Kahverengi gözlü erkekler de kahverengi veya mavi gözlü kadınlarla ilgili herhangi bir tercihte bulunmadı. Ancak mavi gözlü erkeklerin, mavi gözlü modelleri kahverengi gözlülere göre daha çekici buldukları tespit edildi. Bir başka araştırma kapsamında da mavi gözlü erkeklere, eşlerinin göz rengi sorulduğunda çoğunlukla mavi gözlü oldukları yanıtı alındı. Her iki araştırma bir arada değerlendirildiğinde, mavi gözlü erkeklerin mavi gözlü kadınları daha çekici bulduklarını söylemek mümkün.

“Gözler yalan söylemez” diye boşuna denmiyor. Aslında gözlerimiz, duygularımızı ifade etmek ve görmek için kullandığımız birer organdan çok daha fazlası, bizimle ilgili çok daha fazla bilgi barındırıyor ve çevremizdekilere bu bilgileri iletiyor.

 

İlginizi çekebilir: Gözlerinizle ilgili daha önce hiç bir yerde duymadığınız 50 şaşırtıcı gerçek

Kaynaklar:
Psychology Today
Independent

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale