X

Göz kontağının gücü: Karşınızdaki kişiyi yalnızca gözlerinin içine bakarak kolayca etkileyebilmeniz mümkün

Karşı Tarafı Gözlerle Etkilemek

Göz kontağının karşı cinsle olan ilişkide ne kadar etkili olduğu yıllardır araştırmalara konu olan ve popülerliğini hiç kaybetmeyen bir konu.

1989 yılında Kellerman, Lewis, and Laird tarafından yapılmış olan bir çalışma, başka hiç bir dış etken olmaksızın, yalnızca göz göze gelmenin birisine aşık olmanız için yeterli olabileceğini destekliyor.

Araştırma için yapılan deneyde farklı cinsiyetteki, birbirini hiç tanımayan iki kişiden, birbirlerinin gözlerine 2 dakika boyunca bakmaları isteniyor. Bu kadar kısa bir sürede bile birbirinin gözlerinin içine bakan kişilerde duygusal bir yakınlaşma yaşandığı gözlemleniyor.

Göz kontağı, bireyler arasında sevgi ve bağlılığın kurulmasında etkili olan bir davranış. Bunun sebebi, birinin gözlerinin içine bakmanın vücutta phenylethylamine olarak adlandırılan bir kimyasalı harekete geçirmesi ve bu kimyasalın sevgi hissini stimüle etmesi. Bu nedenle karşınızdaki kişinin size karşı bir şeyler hissetmesini istediğinizde, yalnızca gözlerinin içine bakarak onu etkileyebilmeniz mümkün.

Eğer karşınızdaki kişi gözlerini sizden kaçırmaya başlıyorsa umutsuzluğa kapılmayın. Bu davranışının tek nedeni, aşırı uyarılmış oluşundan duyduğu fiziksel rahatsızlık.

Duygusal yakınlık hissettiğiniz kişilerle uzun süreli göz teması kurduktan sonra başka bireylerin gözlerine bakamadığınızı hissedebilirsiniz. Bunun sebebi yoğun bir göz kontağından sonra aynı şeyleri üst üste hissedememenizden duyacağınız rahatsızlık.

İngiltere’de aynı konu üstüne yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, kişiler karşılıklı olarak konuştukları sürenin yalnızca %30-60’lık bir kısmında göz kontağı kurabiliyorlar. Bunun sebebi, göz kontağının yarattığı duyusal uyarılmanın korku duyduğumuz andaki gibi yoğun olması.

Karşımızdaki kişiyi etkileyebilmek için gözlerinin içine bakarak phenylethylamine miktarını arttırabileceğimizi ve bu yolla onu duygusal olarak uyarabileceğimizi biliyoruz. Peki hoşlandığımız kişiyle göz kontağı kurarken nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle bakışlarınızın sıcak ve istekli olması gerekiyor. Karşınızdaki kişinin gözlerine balıklar gibi boş boş bakarak duygusal bir uyarılma gerçekleştirmeyi beklememelisiniz.

Göz bebeklerinizin geniş olması, sizi daha çekici gösterecektir. Sevdiğiniz şeyleri düşünerek ya da bakarak göz bebeklerinizin genişlemesini sağlayabilirsiniz. Buradan yola çıkacak olursak, önce karşınızdaki kişinin en beğendiğiniz yerine bir süre bakıp, sonra bakışlarınızı gözlerine çevirmeniz daha etkili olacaktır. Alternatif olarak bu kişiye karşı hissettiğiniz güzel şeyleri düşünmeniz de göz bebeklerinizin büyümesini sağlayacaktır.

Göz kontağı, etkilemek istediğiniz bireyler üzerinde kullanabileceğiniz, basit, fakat olumlu etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış bir yöntem. Bir kaç kez denediğinizde işe yaradığını göreceksiniz. Yapmanız gereken tek şey, konuşurken ve dinlerken karşınızdaki kişinin gözlerinin içine bakmanız.

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale