Görünür olmaktan korkmayın: Bazı ortamlarda ışığınızı kıstığınızı düşünüyor musunuz?

Yine bir hafta sonu hava mis gibi, güneşli…

Kendimi adadığım kişisel gelişim, dönüşüm yolculuğumda; başta kendime sonra bütüne şifa olması niyetiyle çok kıymetli bir eğitimdeyim. Pek çok farkındalıkla yüzleşmeler yaşıyorum, duygularımı fark ediyorum. Bütün günü, kapalı bir salonda geçiriyorum ama çok ferahlıyorum. Çünkü; kalbimi daha fazla sevgiye açma, yaralarımı şifalandırma, yeni çağ bilgilerini öğrenme gayretindeyim.

Bu eğitimden önce; bir akşam harika bir toplulukla birlikteydim. Hemcinslerimle çok özel, yüksek enerjili bir paylaşım akşamı geçirdim. Hepsi sanki Amazon Kadını… Güçlü ve güzeller ama en önemlisi yüksek spiritüel (ruhsal) zekalarının olması… Böyle sohbetlere bayılıyorum, tadına doyum olmuyor.

Parantez açıyorum; rasyonel zekayı sollayan duygusal zeka kavramının üzerine, duygusal zekayı da sollayan, hatta açık ara öne geçen ruhsal zeka kavramı, oluşu var!

Neyse konuya geri dönelim; bu özel kadınlarla paylaşım akşamının ertesinde sevgili Yaprak Çetinkaya; “Hande sanki ışığını kısıyorsun, kendini her zaman olduğu gibi ifade etmedin, dün akşam görünür değildin.” dedi. Duyduğumuz ifadelere yargısız bir zihinle, samimi bir geri bildirim olduğunu hissederek baktığımızda; kendimize dair çok kıymetli keşifler yapabiliriz. Bizi kendimize dair farkındalık kazanmak için sorgulamaya götüren dostlar iyi ki varlar… Onlar spiritüel zekası yüksek olanlar ve sözlerinin tonu yumuşacık, üslubu şefkatli…

“Acaba ego mu?” var dedik… Sonra ben his olarak biraz tedirginlik var dedim. Sanki tam güvenmeden tam yakınlaşmadan bir tehdit ve tehlike olabilir algısından dolayı tedbir! “Bunun sebebi nedir?” diye; evrene açık açık sordum. Farkındalık yaşamaya niyet ettim. Evren cevabı iki günde verdi.

Yaşamda kalma stratejimiz; duygularımızı dondurmak, yok saymak, bastırmak! Buna bağlı olarak savunma mekanizmaları geliştirdiğimiz pek çok davranış modelimiz var. İlk defa girdiğimiz ortamlarda, ilk defa karşılaştığımız insanların yanında daha sessiz olmak gibi…

Sevgili hocam Dr. Bülent Uran bunun değersizlik inancımızdan kaynaklı olduğunu söylerdi. Değersiz olduğumuz ortaya çıkmasın diye kendimizi görünmez kılmak, kamufle etmek gibi…

Büyüdüğümüz ortamda kaos yaratan duygular varsa; “görünür olmamak güvenli!” gibi bir kararımız olabilir. İşte hafta sonu katıldığım eğitimde bir başkasının çalışması üzerinden aniden bir ampul yandı, sorduğum soruya cevap geldi. Evet bulmuştum!

Kendimi çok görünür kılmayı seçmememin ardında; ki beni tanıyorsunuz, bunca yıldır televizyon programlarına konuk oluyorum, gazete, dergi, web röportajları veriyorum, sosyal medyada her an kendimi ifade ediyorum… daha sessiz, dinleyen, gözlemci olmamın ardında bu eski kalıp var. Nereden geldiğini tespit ettim, savunma mekanizmamı fark ettim. Sobeledim artık!

Fiziksel görüntümle adeta “ben varım, buradayım” diyorum. Ancak; ilk defa bulunduğum ortamlarda daha sessiz duruyorum ve biraz da ışığımı kısıyorum. Bunun ardında, bir parça da genetik hafızamdan gelen, kollektif bilinçten bana ulaşan “hemcinslerinden kendini koru” hipnozu var. Kendimizi korumaya ihtiyacımız yok bir manada… Çünkü yaşamda algıladığımız şekilde, tehlike yok.

Handeciğim, birtanem geçti artık… Korkma duyguların çarpıştığı kaotik ortamlar geçti sevdiceğim. Sen onları çoktan atlattın. Üstelik de duygularınla temas ederek, kendin için eft, regresyon, meditasyon, nefes gibi araçlarla çalışmalar yaparak, yüzleşerek ilerliyorsun yaşam yolunda…

Hatta bu araçları öğretmek, paylaşmak senin çok sevdiğin işin oldu. Kendin için işe yaradığını bildiğin için insanlara nasıl yapıldığını anlatma, insanları destekleme gayretin var.

Helal sana Hande! Öptüm yanaklarından…

Savunma mekanizmalarınızı fark etmek, ışığınızı parlatmak için 1 Ağustos Perşembe 19.30-21.30 yeni ayın muhteşem enerjisinde grup çalışması ve meditasyon yapmak üzere buluşuyoruz. Arzu edenler 3 Ağustos Cumartesi 11.00-13.00 arasında olan çalışma ve meditasyona da katılabilir.

Kayıt ve sorularınız için [email protected] veya whatsapp üzerinden 0532 783 2141 numaralı telefona yazabilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Paylaşmak yakınlaştırır: Duygularınızı ifade edebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Hande Akın
5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve ... Devam