X

Gömleğin tek başına kullanımı ile minimal bir stil

2 sene önce, meşhur The Man Repeller blogunun yazarı Leandra’nın üstünde gördüğümden beri istiyordum; sadece gömlek ve tahta sabo. Ama sadece gömlek diyenler için bu stilin çok moda olduğunu hatırlatmalı. Özellikle bebe mavisi dediğimiz, çok uçuk mavi, uzun gömlekler moda. Beline kemer takmadan, en minimal haliyle giymenizi tavsiye ediyorum. Saçlar da öyle kuaförden az önce çıkmış gibi olmayacak. Adı üstünde, sadece gömlek.

Leandra gibi kısacık gömlek giyip çıkmak İstanbul’da çok da mümkün değil. Kısa yerine midi ve maksi gömlekler de bulabilirsiniz. İsterseniz gömlek elbisenizi uzun ve tahta boncuklu kolyelerle kombinlemenizi tavsiye ederim. Ama abartmayın, minimal görüntüyü bozmayacak aksesuarlar tercih edin.

Hangi ayakkabılarla tamamlamalı?

Midi boy, beyaz gömlek elbiseleri süet bot, siyah topuklu terlik ve yaz bu yaz son derece trendy olan lame, dore veya roze çapraz sandaletlerle giyebilirsiniz.

Aynı kumaştan kemerler ise minimal görüntüyü bozmuyor.

Tabii bu yazın olmazsa olmazı, hayatının en parlak dönemini yaşayan jean. Beyaz veya mavi gömlek yerine jean gömlek de tercih edebilirsiniz. Hiç aksesuar olmadan, yine sabo veya sandaletlerle birlikte giyebilirsiniz.

Yazın favori kumaşı keten

Yazın olmazsa olmazı ve benim tercihim ise keten gömlekler. Yine uçuk mavi veya beyaz keten, bronz tenlilere özellikle tavsiye edilir. Ben çizgili keten gömleğimi, platform topuklu tahta sandaletlerimle giyiyorum.

Fotoğraflar: 

Pinterest

Flickr

Zehra Bural: İTÜ Kimya Mühendisliğinden mezun olduktan sonra yünlü kumaş pazarlama işine girdim ve tekstil konusunda ne biliyorsam burada öğrendim. 14 yıl çalıştıktan sonra ‘Artık kendim bir şeyler yapmam lazım’ duygusu ağır bastı ve kurumsal hayata veda ettim. Şimdilerde stil danışmanlığı yaparak ve çeşitli bloglar yazarak çalışma hayatıma devam ediyorum. Çok da mutluyum:)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale