Göksel suların bereketini almak ve kapları doldurmak

Bu güzel başlıktan içeri girelim. Ne de olsa kapı her zaman mavi olmuyor. Başka başka yolculuklarda da kapılar gerekli oluyor. Şamanik yolculukta şöyle bir ses gelir: “En rahat çıkış yaptığınız kapıyı bulun ve oradan çıkın.” Bir giriş çıkış hali var demek ki. Hep beraber bakalım mı bu hallere?

Haller, durumlar, olaylar birer çalışma konusu gelişmek isteyen bizler için. Dışarısı dediğimiz, yani gözlediğimiz dünya bize kendini ışıkta açık ediyor. Işığı bu seviyede beş duyu ile alıyoruz. Karışık işlerden dolayı ve belki de bizim sorumlusu olmadığımız değişik işlerden dolayı düşük astral ışık ile uğraşıp duruyoruz. Astral ışığı yükseltmek kollektif hedeflerimizden birisi olabilir insanlık ailesi olarak. En dış halka için biraz daha açalım bu oktavı. Işığı yükseltmek ne demek? Modern fiziğin bize verdiği hediyelerle gidelim. Işık bilgidir. Peki, dünyada kullandığımız bilgilere bakalım, auramızda, astralimizde nasıl bilgiler ve bu bilgilerden gelen fikir ve hareketler var? (Birisi daha önce olmuş olabilir. Fikirlerden gelen bilgiler gibi.)

Birilerini öldürüyoruz, yemek yiyoruz, kaba seviyede yok ediyoruz, değiştiriyoruz, egonun ve benliklerin değişik ihtiyaçları için bencilliğin sınırlarını zorluyoruz. Yumurta pişirmek için komşumuzun evini yakıyoruz. Cinsellikte öfkeli ve partnerlerimizi aşağılayan taraflarımız var, oldukça değişik işler oluyor o alanda. Birbirimize yalanlar söylüyoruz, bol bol korkuyoruz, şüphelerimiz dağ gibi… Birbirimize, en önemlisi de sisteme güvenmiyoruz. Sevgi çıkarmıyoruz, merhamet göstermiyoruz ve nezaketsiz işlerle övünüyoruz. Haleluya! Biraz sonra Meşeyah gelecek ve hepimizi kurtaracak?

Dünyaya yukarıdan bakan ışık taşıyıcıları ne görüyor dostlar? Kullandığımız astral ışığın düşüklüğünü fark ettiniz mi? Bu ışıkla neyi görebiliriz? Önümüzü zor görebiliriz, bu ışığa gelen, eşlik etmek isteyen varlıklar nasıldır sizce? Baş melekler aramızda rahatça dolaşabilir mi bu ışıkta? Her şeyi metalaştırıp bir unsur haline getirmek isteyen zihinlerimizin ve kalplerimizin oluşturduğu bu alanda tutabilir miyiz bu kadar hafif varlıkları? Cevap kalbimize dolsun. Bu cevap bir çeşit “acı”dır. Ne yapacağız bu acıyı? Bu bizi harekete geçirecek anti-oksidanımızdır. Hareket nedir? Otomatik yapmadığımız, şuurlu ve yüksek fikirlerin hareketleridir.

Yüksek varlıkları alanlarımızda, mekanlarımızda tutamadık çünkü alt seviyenin ışıklarıyla (alt seviyenin bilgileriyle) hareket ediyoruz. Hareketimizin kaynağındaki fikirler? Küçük hesaplar, korkular… Peki, yüksek varlıklar alanlarımıza, mekanlarımıza inemedi. Ne olacak peki? Bu ışık içinde cirit atacak, oldukça sevinecek alt seviye varlıkları alanımıza, mekanlarımıza istemesek de davet ediyoruz. Evet, yine haleluya! Nedir bu alt seviye varlıklar? Zaten oldukça popüler bir konu. Girmek istemiyorum, çok kısaca “iki boyutlu varlıklar” diyebiliriz.

Şimdi yukarıyı ve aşağıyı kendi kabımızdaki bilgiler ve akışın izin verdiği ölçüde anlatmaya gayret ettik. Hermes yine bizimle, üç kere yüce diye anılan üstatların üstadına bir “yüce” de biz mi desek? Bilgiler ile karşılaşmak derin bir şükür halidir. Bilgisizlik (ki bilginin aktif ilke ile elde edilen bir hal olduğunu düşünmüyorum) karanlıkla eş değerdir. Önünüzü görememek nasıl bir acıdır? Verelim Gurulara mantraları da yogiler kendine gelsin. O kadar lafı dolandırdık Yoga’ya bir şey demeden geçmek olmaz?

Sular yukarıdan gelir. Suyun dünyaya nasıl geldiğini ayrı bir konu. “Göksel sular” yazı okurken derinleşmek isteyen dostların giriş kapısı olabilir. Girin bakalım neler çıkacak karşınıza. Kaplarımızı temiz tutalım dostlar, tertemiz olalım. Ayaklarımızı yıkayalım.

Sevgi ve selam ile.

İlginizi çekebilir: Evrenin aktif ve pasif ilkeleri arasında: Nötr olanı duyabilmek

Avni Onur Sevinç
İzlenimleri doğru yere düşürmeye geldiğimiz bu madde dünyasındaki illüzyonu ne yapacağız? Üzerinde yolculuk yaptığımız hayvanı daha iyi tanımak bizim için yeterli mi? Varlığımızın ihtiyaçların ... Devam