X

Glutensiz beslenme zayıflamanın formülü mü?

Glutensiz beslenme son zamanların en popüler konularından. Özellikle sosyal çevrem ve danışanlarımdan da aldığım dönüşler “glutensiz beslenme zayıflatır” yönünde. Peki gerçekten glutensiz beslenmek yüzyıllardır aradığımız zayıflamanın bir formülü olabilir mi?

Nedir bu gluten

Eminim bu tanımlamayı birçok yerde duymuşsundur ama yine de söyleyeceğim; gluten, buğday, çavdar ve arpada bulunan doğal bir proteindir. Gluten büyük yapılı bir protein olduğu için, hassasiyeti olan bazı bireyler tarafından veya çölyak hastaları tarafından sindirilemez ve birçok sağlık sorununa sebep olur. En belirgin semptomları şişkinlik, ishal, karın ağrısı ve kilo kaybıdır. Bu semptomlar yalnızca dışarıdan görebildiklerimiz. Fakat sağlıklı bireyler gluteni, aynı diğer proteinleri olduğu gibi sindirebilme yeteneğine sahiptir. Yani eğer glutene özel bir hassasiyetin yoksa, onu hayatından çıkarmana gerek yok.

Glutensiz beslenme X kilo kaybı

Glutensiz beslenmenin sana kilo verdireceğini, seni hafifleteceğini ya da kendini daha iyi hissetmene yardımcı olacağını düşünüyorsan okumaya devam et. Glutensiz beslenerek  kilo vermek imkansız mı? Elbette değil. Çünkü hayatından çıkardığın besinlerin bir çoğu yüksek karbonhidrat içeren besinler ve doğal olarak ekmek, un, makarnayı eskiye göre daha az tükettiğin için kilo verebiliyorsun. Ama bu durum sağlıklı bireyler için uzun süre uygulanabilir ve sağlıklı değil.

Çünkü gluten içermeyen ürünler sandığın kadar sağlıklı değil. Eğer bir buğday tanesini düşünecek olursak, gluten tam buğday tanesindeki toplam protein içeriğinin %85-90’ını oluşturur (1). Yani bir besinden gluteni çıkardığınızda aslında protein içeriğini de oldukça azaltmış oluyorsunuz.

Örnek vermem gerekirse sağlıklı olduğunu düşündüğün glutensiz ekmeğin karbonhidrat içeriği tam buğday ekmeğine oranla çok daha yüksekken, protein ve lif içeriği daha düşük. (2). Bu durum glutensiz ekmeğin glisemik indeksini yani kan şekerini yükseltme hızını artırıyor.

Bunun çok net bir örneğini küçük bir market turuyla sen de görebilirsin. Aynı ürünün, mesela bir krakerin tam buğday ve glutensiz olanını eline alıp etiketlerini karşılaştırdığında glutensiz olanın yağ, şeker ve kalori içeriğinin diğerine göre çok çok daha yüksek olduğunu görebileceksin.

Üstelik gluten sadece ekmekte ve makarnada bulunmuyor. Yani un, ekmek, makarna yemeyerek glutensiz beslendiğini düşünüyorsan sadece kendini kandırıyor olabilirsin. Çünkü gluten bulgurda, şehriyede ve tükettiğin birçok paketli üründe seni bekliyor. Yani glutensiz beslenmek sandığın kadar da kolay olmuyor.

Hangi ekmeği tüketelim?

Ekmekle ilgili kafaların çok karıştığını biliyorum. Yukarıdaki konuştuklarımızdan eğer herhangi özel bir sağlık sorunun yoksa glutensiz ekmek tüketmenin mantıksız olduğunu anladık. Beyaz ekmeği tüketmemek gerektiğini de artık biliyoruz. Çünkü yapılan araştırmalara göre beyaz ekmek vücudumuzda aynı şeker yemişiz gibi bir etki bırakıyor (3).

Peki şimdi her gördüğümüz koyu renkli ya da esmer ekmeğe sarılalım mı? Tabi ki hayır…

Şimdi çok şaşıracağın bir bilgi vereceğim:

Binlerce besinin glisemik indeks ve glisemik yük değerlerinin karşılaştırıldığı tabloya göre beyaz ekmek ve tam buğday/kepek ekmeğinin kan şekerini yükseltme hızı neredeyse aynı. Glisemik indeksi düşük olarak nitelendirebileceğimiz ekmek çeşidi ise tam tane tahıllı ekmekler (4).

Bu fark ise işlenme şekillerinden meydana geliyor. Her ne kadar tam buğday unu olsa da fazla öğütüldüğünde lifler parçalanıyor ve hem unun hem de ekmeğin glisemik indeksi yükseliyor. Yani ekmek tüketirken hem daha uzun süre tok kalabilmek için hem de tam tahılların faydalarından yararlanabilmek için mümkün olduğunca daha az öğütülmüş unlardan yapılan, tam tane tahılları içeren ekmekleri tercih etmen gerekiyor.

 

Kaynaklar:

  1. Jessica R Biesiekierski, What is gluten? Journal of Gastroenterology and Hepatology 2017; 32 (Suppl. 1): 78–81
  2. United States Department of Agriculture, Agricultural Research Service, USDA Food Composition Databases
  3. Dariush Mozaffarian, Foods, obesity, and diabetes—are all calories created equal?, Nutrition ReviewsVR Vol. 75(S1):19–31.
  4. Atkinson FS, Foster-Powell K, Brand-Miller JC. International Tables of Glycemic Index and Glycemic Load Values: 2008. Diab Care 2008; 31(12).

İlginizi çekebilir: Smoothie Bowl: Nasıl yapılır, dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale