X

Gerçekçi iyimserlik: Negatifin farkında olup pozitife odaklanma sanatı

İyimser insanlar deyince aklınıza dünyaya pembe gözlüklerle bakan, hayal aleminde yaşayan, gerçekçi olmayan insanlar mı geliyor? Gerçekçi iyimserlik kavramını duyduğunuzda iyimserlik hakkındaki bu düşüncenizin değişeceğine eminim. Gerçekçi iyimserlik dünyaya pembe gözlüklerle bakmak yerine dünyadaki negatifliğin de farkına varmak ama pozitifliğe odaklanmaktır. Gerçekçi iyimserlik sayesinde kişi, problemleri görmezden gelmek yerine, problemlerin varlığını kabul edip, onları çözebilecek güçte olduğuna inanır. Yine gerçekçi iyimserliğe sahip bir insan çözüm odaklıyken, kötümser bir insan problem odaklıdır.

Gerçekçi iyimserlik kendine ve hayata inanmaktır. Bu dünyada hiçbir problemin kalıcı olmadığını bilmektir. Kötümserlik insanı güçsüz ve çaresiz hissettirirken, iyimserlik insana güç verir. Uzatılmış çaresizlik hissi kişiyi depresyona bile sürükleyebilir. Oysa araştırmaların da bize gösterdiği gibi gerçekçi iyimserliğe sahip insanların mutlu ve başarılı olma oranları, kötümserlere ve aşırı derecede iyimser olanlara göre daha yüksektir.

Son zamanlarda ortaya çıkan “Secret” gibi akımlar, “pozitif düşün, hayatına pozitif olayları, insanları çek” tarzında söylemlerin propagandasını yaparken çok önemli bir konuyu atlıyorlar: Hayallerimizi gerçekleştirmek için bu uğurda ter dökmenin önemini.

İstediğiniz kadar pozitif düşünün, istediğiniz kadar evrene pozitif mesaj gönderin, eğer hayallerinizi gerçekleştirmek üzere harekete geçmezseniz, çok üzgünüm ama hayalleriniz gerçekleşmeyecek. Ya da sırf pozitif düşündüğümüz için hayat önümüze sürekli pozitif insanlar çıkarmayacak. En iyisi bu tip “New Age” akımlara kapılmak yerine gerçekçi bir şekilde iyimser olmayı denemek.

Gerçekçi iyimserler başarıya giden yolun çalışmaktan, harekete geçmekten geçtiğinin bilincindedirler. Kendilerinden de, hayattan da beklentileri son derece realisttir. National Taiwan Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma gerçekçi iyimser öğrencilerin, daha iyi not ortalamasına sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır (Chou, 2013). Araştırmayı yapan Sophia Chou’ya göre bunun nedeni gerçekçi iyimser öğrencilerin çalışmadan iyi not alamayacaklarının bilincinde olmalarıdır. Yine gerçekçi iyimser terimini ortaya koyan Chou’ya göre gerçekçi iyimserler, iyimserlerin geleceğe dair umutlarını, mevcut gerçekliğin doğru bir değerlendirmesi ile birleştirirler (Chou, 2013). Yani özetle bu tip insanlar kendilerine güvenirler, mevcut durumu gerçekçi bir şekilde değerlendirip iyimserlikten aldıkları güçle harekete geçerler.

Bu arada iyimserlikten bahsetmişken dengeden de söz etmek lazım. Hayatın her alanında olduğu gibi iyimserlikte de denge unsuru çok önemlidir. Fazla iyimser olmak bazı durumlarda insana zarar verebilir. Örneğin fazla iyimser olduğu için yüzündeki değişik şekilli bir beni umursamayan, nasılsa bana bir şey olmaz diye düşünen kişi, belki de bu aşırı iyimserliği yüzünden hayatını tehlikeye atıyor olabilir. Oysa aynı durumdaki gerçekçi iyimser bir insan yüzündeki şekil değiştiren beni fark ettiğinde hemen doktora gidecektir.

Gerçekçi iyimserliği, kötümserlik ve aşırı iyimserlik arasında bir denge unsuru olarak görebiliriz. En güzeli her zaman dengeyi seçmektir. Size iyimserlik seviyeniz de dahil olmak üzere hayatınızın her alanında dengeli günler diliyorum.

Bu arada size bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden bire bir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık Öz Sevgi eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Chou, S. (2013) https://www.livescience.com/39128-optimistic-realists-do-best.html

İlginizi çekebilir: Psikolojik dayanıklılık: Neden bazılarımız zor koşullara daha kolay uyum sağlar?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale