Geleneksel dövüş sporları otizmle mücadelede önemli katkılar sağlıyor

Geleneksel dövüş sporlarıyla ilgilenmek hem fiziksel hem de zihinsel odaklanma gerektirir. Özellikle rekabet ve mücadeleye odaklanan dövüş sporlarının aksine, geleneksel olanlar, hem yetenek hem de kişiliğin geliştirilmesine yardımcı olur. Antrenman yapmak bile zihin-beden koordinasyonu sayesinde kutsal bir sinerji gibidir. Dövüş sporlarında antrenmanlarında tekrarlanan saldırı ve savunma taktikleri, fiziksel ve zihinsel antrenman için de harika bir fırsattır.

İlgili yazı: Giyilebilir teknoloji ürünleri, otizm teşhisi konmuş kişilere yardımcı oluyor

Otizm bozukluğu olan kişilerde ise kompülsif hareketler, ses ve stereotipleşmiş el ve vücut hareketlerine ilişkin sorunlar görülüyor. Konuşma ve dilde bozukluk, bu kişilerde sıkça görülür. Bu kişilerde iş-uğraş terapisi ve fiziksel terapinin yanı sıra fiziksel aktiviteler de önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağlıyor.

Geleneksel dövüş sporları otizmle mücadelede önemli katkılar sağlıyor
Geleneksel dövüş sporlarının otizmle mücadelede işe yaradığı ve önemli bir araç olduğu su götürmez bir gerçek.

Kanada’daki McMaster Üniversitesi ve Ontario Teknoloji Enstitüsü‘nden Emily Bremer ve çalışma arkadaşları da egzersizin, otizm bozukluğu olan kişilerde çocukluktan 16 yaşına kadar olan dönemde nasıl etkileri olduğunu araştırdı. Sonuçları Autism dergisinde yayımlanan bu çalışma; at binme, koşu, yüzme, yoga, dans ve dövüş sporlarının stereotipik davranışları azalttığını ve sosyal/duygusal fonksiyonları geliştirdiğini, bilinç ve dikkati desteklediğini gösterdi. Bremer ve arkadaşları, bunlar arasında at binme ve dövüş sporlarının otizm bozukluğunda en çok ilerleme sağlayan egzersizler olduğunu söylüyor ve bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Bundan birkaç yıl öncede İran’daki Isfahan Üniversitesi‘nden Fatimah Bahmani‘nin liderlik ettiği araştırma ekibi, düzenli ve devamlı saldırı ve savunma taktiklerinden oluşan “kata” denilen egzersiz türünün, otizmli kişilerin gelişimine katkıda bulunduğunu ortaya koymuştu.

İlgili yazı: Psikolog ve psikiyatristlerin akıl hastalarından duyduğu 14 etkileyici cümle

Aslında bu tür fiziksel aktivitelerin arkasında, otizmli kişilerin gelişimine katkı sağlayan ne tür bir nörolojik mekanizma olduğu henüz tespit edilebilmiş değil. Kimi uzmanlar, bunun nörotropin olarak adlandırılan ve nöronların fonksiyonlarını sağlayan ve geliştiren kimyasallar olarak açıklanan maddenin etkileriyle ilgili olabileceğini söylüyor. Ancak henüz bunu kesin olarak kanıtlayan bir çalışma bulunmuyor.

Tüm nörobiyolojik mekanizmalar bir yana, geleneksel dövüş sporlarının otizmle mücadelede işe yaradığı ve önemli bir araç olduğu su götürmez bir gerçek. Üstelik, toplumların da bu konudaki farkındalıkları gün geçtikçe artıyor.

Kaynak:
Psychology Today