X

Geleceği dönüştürmek için cesur adımlar şart

Bu yıl 8-9 Ekim 2025’te Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleşecek Sustainable Brands Türkiye, “Uyum Sağla ve Hızlan” temasıyla markaları, kurumları ve liderleri geleceği dönüştürmeye davet ediyor. Dünyanın en etkili sürdürülebilirlik platformlarından biri olan Sustainable Brands, bu yıl da Türkiye’de küresel vizyonunu, yenilikçi stratejilerini ve ilham verici dönüşüm hikâyelerini bir araya getirerek iş ve marka dünyasının rotasını yeniden çiziyor.

Bir Konferanstan Fazlası, Geleceği Şekillendiren Hareket

Bu sene 13.’sü düzenlenen Sustainable Brands Türkiye’25, sürdürülebilirliği iş stratejisinin merkezine koyan kurumlar için hem vizyon hem de eylem planı sunan benzersiz bir platform olacak. Sustainable Brands Türkiye’25, sürdürülebilirlik, marka ve inovasyon liderlerini; sorumlu iş uygulamalarını rekabet avantajına dönüştürmek ve iş değerini artırmak için ihtiyaç duydukları stratejiler, içgörüler ve bağlantılarla donatmayı hedefliyor. 16 ülkede faaliyet gösteren global Sustainable Brands topluluğunun bir parçası olan etkinlik, “iyi büyüme” vizyonu çerçevesinde kolektif dönüşümü hızlandıracak içgörüleri, araçları ve ortak aklı paylaşmayı amaçlıyor. Böylece Sustainable Brands Türkiye 2025, sürdürülebilirlik alanında yılın en önemli küresel buluşma noktası olacak.

“Sürdürülebilirlik bir iletişim trendi değil, geleceği yeniden kurma iradesidir.”

Sustainable Brands Türkiye’nin bu yılki ana teması olan “Uyum Sağla ve Hızlan”, kurumları yalnızca değişen koşullara uyum sağlamaya değil, aynı zamanda bu koşulları dönüştürmeye ve geleceği kolektif bir vizyonla şekillendirmeye davet ediyor. Konferans, “İyi büyüme” anlayışı etrafında şekillenen içerikler ile iş dünyasında kolektif dönüşümü ve etkiyi hızlandıran adımların altını çizmeyi hedefliyor.

Sustainable Brands Türkiye Ülke Direktörü Semra Sevinç, konferansa dair vizyonunu şu sözlerle aktarıyor: “Uyum Sağla ve Hızlan’ temasıyla kurumları değişime sadece ayak uydurmakla yetinmeyip, karşı rüzgarları dönüştürerek geleceği şekillendiren cesur adımlar atmaya davet ediyoruz. Sürdürülebilirlik sadece bir iletişim trendi değil, geleceği yeniden kurma iradesidir. Bu nedenle iş birliği, inovasyon ve kararlı bir vizyonla markaların, toplum ve gezegen için değer yaratan bir büyüme yolculuğu tasarlayabileceğine inanıyoruz. Bugün, kolektif dönüşümle, iyi büyüme için gerçek etki yaratan aksiyonlara ihtiyacımız var.”

Beş Ayrı Sahnede Vizyoner Bir Yolculuğa Hazır Olun

Sustainable Brands Türkiye, beş farklı sahnede düzenlenecek oturumlarla kapsamlı ve çok sesli bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Sustainable Brands Sahnesi, International Hall, Brands for Good Sahnesi, Adaptation & Resilience Sahnesi ve Activation Hub’da; yerli ve yabancı konuşmacılar ilham veren bakış açıları ve güncel çözümleri paylaşacak. Etkinlik boyunca düzenlenecek keynote konuşmalar, interaktif workshoplar ve oturumları; markaların sürdürülebilir ekonomiye geçişte karşılaştığı zorluklara ve fırsatlara ışık tutacak. Activation Hub alanında farklı içerikler ve etkileşimli deneyimler sunulurken, sektör paydaşları sürdürülebilirlik odaklı iş birlikleri için bir araya gelecek. Bu dinamik ortam, ortak etki yaratmaya yönelik kolektif çözümler için verimli bir zemin oluşturacak.

Etkinlikte, Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) stratejilerinden rejeneratif tasarıma, tüketici içgörülerinden teknoloji ve yapay zekâya kadar birçok konuda güncel içerikler yer alacak. Multi-disipliner ve vizyonel bakış açılarıyla en güncel yaklaşımlar, iş dünyasının dönüşümünü destekleyecek vizyoner araçlarla ele alınacak.

2025’in Öncü Sponsorları

Sustainable Brands Türkiye 2025’e bu yıl ilk aşamada destek veren markalar arasında Borusan Otomotiv, Akbank, Nestle, Allianz, L’oreal Türkiye, Yapı Kredi Step, Akademi Çevre, Bosch, Cargill, Erikli, Akcoat, TAB Gıda, ve Turkish Airlines yer alıyor.

“Geleceği birlikte dönüştürelim”

Markaların başarıya ulaşmasını sağlayacak içgörüleri, stratejileri ve iş birliklerini bir araya getiren Sustainable Brands Türkiye 2025, 8-9 Ekim’de tüm sektör liderlerini ve geleceğe yön veren vizyoner markaları Swissotel The Bosphorus’ta buluşmaya davet ediyor.

Kayıt için: https://surdurulebilirlik.com.tr

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale