Geçmişten günümüze, Türkiye bilim dünyasında kadınlar

“Rasat yaparken dürbünün önündesiniz, hiç kimse yok, yalnız gökyüzü ve siz. Ezici bir duygu. Bir nokta olduğunuzu hissediyorsunuz. Kâinatta bir küçük şeysiniz. Olağanüstü bir duygudur kâinatı gözlemek. Çok büyük bir şeydir o.”
Hatice Nüzhet Gökdoğan (Nüzhet Zihni Toydemir Gökdoğan)

Yıl 1914 (sadece 106 yıl önce)

Türk kadını yükseköğrenim olanağını, ilk kez Meşrutiyet döneminde elde etmiştir. Kızlara yönelik dersler ilk kez, İstanbul Darülfünunu’nda 5 Şubat 1914 tarihinde başlamıştır. Kadın hakları, ev bilgileri, tabiat, sağlık, tarih ve pedagoji konusunda verilen dersler büyük ilgi görmüş ve bir yıl boyunca devam etmiştir.

Bundan sonra 12 Eylül 1914 tarihinde Dârülmuallimat-ı Āliye bünyesindeki bir binada müstakil bir öğretim kadrosu ile “İnas Darülfünunu” kurulmuştur. İlk mezunlarını 1917 yılında veren okulda, ilk yıl edebiyat bölümüne 8, riyâziyata (matematik) 3, tabiîyyata (felsefe) 10 öğrenci kayıt yaptırmıştır. Aynı yıl 1 yıllık Amelî Ticaret İnas Şubesi açılarak, öğrencilere alış-veriş, daktilo, defter tutma, Türkçe ve biraz da Fransızca hesap dersleri verilmiştir.

Kadınların sanat alanında yükseköğretim almaları 14 Kasım 1914 tarihinde İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nin açılması ile başlamıştır. Bu okulun açılış amacı, resim ve heykel sanatlarını öğretmek olarak belirlenmiştir. Yine bu dönemde kız öğrenciler, ilk defa Dârülelhân’a (Konservatuar) devam hakkını elde etmişlerdir. Bu dönemde kızların yükseköğrenim almaları esnasında kayda değer bir olay da, ilk kez karma eğitimin başlamasıdır. İnas Darülfünunu öğrencisi kız öğrenciler kendilerine verilen eğitimin erkek öğrencilere verilenden daha az olduğunu düşündüklerinden, Şükûfe Nihal başkanlığında bir öğrenci heyeti maarif nazırı Ali Kemal Bey’i ziyaret ederek erkek öğrencilerle birlikte öğrenim görme isteklerini kabul ettirmişlerdir.

Yıl 1926

4 Nisan 1926’da Medeni Kanun kabul edilmiş, kadınlar erkeklerle aynı işlerde çalışıp aynı ücreti alma hakkına sahip olmuşlardır.

Yıl 1933

31 Mayıs 1933 tarihinde “İstanbul Darülfünunu’nun Yürürlükten Kaldırılması ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca Yeni Bir Üniversite Kurulmasına İlişkin Kanun” kabul edilmiş ve bundan sonra kadınların üniversitenin her bölümüne girmeleri teşvik edilmiştir.

Türk bilim kadınına muhteşem örnek: Hatice Nüzhet Gökdoğan (1910-2003)

İlk Türk astronom, ilk Türk kadın dekan ve ilk kadın senatör Hatice Nüzhet Gökdoğan. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk bilim kadınlarından. Türk Matematik Derneği’nin (1948), Türk Kadınlar Derneği’nin (1949), Türk Astronomi Derneği’nin (1954) kurucularından.

Bu yıllardan günümüze

Bu yıllardan günümüze kadınların bilimde yer alması, toplumsal yaşama katılımının devrimiyle birlikte hızla yükselmiştir. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” prensibini benimseyen Türk kadın bilim insanları artmaya devam ediyor.

Sevgiler…

Referanslar:
1.Naymansoy G. Turkish Female Academicians and their Contributions to Sciences. Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 2010; 9(1):203-232.
2.Bilim ve Teknik. Bilim Dünyasının Kadınları. https://services.tubitak.gov.tr/edergi/user/yaziForm1.pdf?dergiKodu=4&cilt=53&sayi=628&sayfa=97&yaziid=43950 Erişim tarihi: 05.10.2020.
3.Unat Y. Bilim tarihinden örneklerle genç bilim insanlarına öneriler. Üstün Zekalılar Eğitimi ve Yaratıcılık Dergisi. 2017; 4(1): 13-26.

Emsal Salık
Tıp doktoru, Histoloji-Embriyoloji Uzmanı, Klinik Ayak Refleksoloji Uzmanı, Shiatsu Uzmanı, bass gitaristim. Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi mezunuyum. Artı Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ... Devam