Gece, ormanda, tek başıma…

start
Ormanda Gece Koşusu

Geçen cumartesiyi pazara bağlayan gece, saat 01:15’te, hava eksiye yaklaşmak üzereydi ve ben Taşdelen Ormanı’nda koşu için start verilmesini bekliyordum.

Ne zamandır 21 Aralık’ı; yani yılın en uzun gecesini iple çekiyordum. İlk defa ıssız bir ormanın içinde gece koşusu yapacaktım. Aklımda evirip çeviriyordum sürekli; “Parkuru bilmiyorum, ne giymeli, hangi malzemeleri unutmamalıyım, 15 km’yi ne kadar zamanda koşarım, yarış geç başlayacağından bir gece önce uykumu iyi almalıyım, bir de mümkünse akşamüzeri iyi bir uykuya hayır dememeliyim…” dedim, dedim ama beceremedim. Uykumu alamadım, gün içinde de tekrar uyuyamadım.

Koşu sabahı saat 8 gibi ev arkadaşım minik Kayra tarafından uyandırıldım. Çünkü o gün Miro Sergisi’ne gideceğimizi söylemiştim kendisine ve elbette o saatte hazır bir şekilde kapıma dikilmişti. Çocuklara her türlü programı son anda haber vermek gerekiyor. Yoksa sabırsızlıktan kendilerini kaybedebiliyorlar. Bir gece önce de çalışıp 3’te uyuduğum için tüm günüm esneyerek geçti haliyle. ‘Neyse canım, akşamüzeri eve dönünce uyurum nasıl olsa…’ diye avuttuğumla kaldım kendimi. Uyuyamadım. Uykuyla olan maçın sonunda 10-0 yenik başladım geceye.

Kamp ateşi

Ateş başı

koşu grubu

eğlence

Taşdelen Doğa Sporları Kulübü’ne vardığımda karşılaştığım kamp atmosferi pek hoştu. Varillerin içinde ateş yanıyor, çevresindekiler ısınmaya çalışıyordu.

bisikletliler

30 ve 60 km koşucuları ile bisikletçileri çoktan yola çıkmışlardı, biz de sıramızın gelmesini bekliyorduk.

Sıramızın gelmesini bekliyorduk

Yol hakkındaki detayları öğrendikten sonra nihayet çıktık yola. Düdüğüm boynumda, lambam kafamda yokuşları çıka, ine ilerlemeye başladık. İnanır mısınız yokuşları çıkmak daha kolaydı çoğu zaman. Hele bir yokuş vardı ki uçurumdan iniyormuş gibi hissettim kendimi aşağı doğru yol alırken.

foto 5

Önümdekilerin yokuş tırmanırkenki görüntülerine doyamadım. Işıklar yükseliyordu sürekli. Bir sürü ateş böceği karanlıkta ilerliyor gibiydi. Tek başıma kaldığımı hissettim sonra. Gecenin 3’üne doğru, hiç bilmediğim bir yerde, hem de ormanda tek başımaydım. Uykusuzluktan eser kalmamıştı, hava mis gibiydi… Ve işte tam o anda…

gece koşusu

Tamam, tamam itiraf ediyorum. Julio Iglesias ile gecenin bir vakti, ormanın birinde buluştuğum doğrudur…
Ay, yıldızlar, şehrin ışıl ışıl görüntüsü… Herhalde o an da beynimdeki ‘unutulmazlar’  kütüphanesine kaydını yaptırdı o anda. Aldığım hazzı böyle yazarak anlatabileceğimden emin değilim. Emin olduğum bir şey varsa o da arazi koşularına yönelerek çok iyi bir seçim yapmış olduğumdur.

Bu sene 15 km’yi kazasız belasız bitirdim. Seneye 30 km denemek isterim.

Sanırım zıvanadan çıkıyorum ufaktan. Lütfen biri beni durdurmasın.

Uzunetap ekibi

Organizasyonda emeği geçen tüm Uzunetap ekibine teşekkür ederim. O soğukta, kontrol noktalarında güleç yüzleriyle bizi beklediler ve rutin kontrolleri yaparken yukarıdaki hale geldiler.

2013 nasıl geçti

2013’ü birçok yarı maraton, bir maraton ve canavar gibi bir arazi koşusuyla kapatıyor olmanın mutluluğu içerisinde şu anda tatlı bir uykuya dalmaya gidiyorum. Rüyamda yokuşlardan aşağı doğru mu, yukarı doğru mu yuvarlanırım bilemem…

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Kıvanç Ergun Koşucu
Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz ... Devam