X

Food Fashionista ile Cafe Privato’da köy kahvaltısı

Food Fashionista ile köy kahvaltısı

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem, ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı’ demiş Cemal Sürreya. Ne güzel, ne yalın anlatmış tek cümlede.

Güne başlamanın en güzel  habercisidir kahvaltı… Hele ki o gün  haftasonu ise. Arkadaşlar, aile, sevgili ile buluşmanın, sohbetin, şakalaşmanın, kahkahanın, kimi zaman barışmanın, dedikodunun, muzurlukların, eğlencenin ve tabiki hesap yapmadan,kalori düşünmeden yemenin  habercisi, günlük motivasyonun da  garantisidir. Öğünler arasındaki yeri ayrıdır ve kıyasa kapalıdır.

Eskiden de haftasonu dışarıda kahvaltı yapalım derdik. Ama son yıllarda bu düzenli bir alışkanlık oldu düşüncesindeyim. Talep bu yönde arttıkça,  mekanlar da kahvaltı menülerine  ayrı bir ihtimam göstermeye başladılar ve hem sunumda hem lezzette farklılaşma yarışından geri kalmadılar. Bu sayede  bizim de gözümüz gönlümüz açıldı, ufkumuz gelişti, çocukken yiyip şimdi unuttuklarımızı tekrar hatırlattı ve haftasonun en güzel bahanesi yaptı.

Bana sorarsanız kahvaltı dediğin ‘serpme’ olmalı.Yani benim tercihim hep bundan yanadır. Zira açık büfede iştahım kapanır, çünkü kahvaltı rituelinin ruhu kaçırdığını düşünürüm.

Yine farklı bir kahvaltı mekanı araşıylarındayken, Galata’daki Cafe Privato ilgimi çekti. Meğer 10 yıllık bir işletmeymiş burası.  ’Damak zevkine,oturduğu mekanın ruhuna ve “insanlığa”değer veren bir müşteri kitlesine hizmet veriyoruz’ derken, bunu gerçekten yapan bir ekip olduğunu görebiliyorsunuz.  Zaten öyle bir misafirperverlik var ki, yabancılar dahi burayı mesken tutmuş da, haberimiz olmamış.

Gelelim  en lezzetli detaylara;

  • Mekan aslında 1893’ten kalma bir binanın ruhunu barındırıyor. Ahşap ağırlıklı, dantel masa örtüleri ile süslü, eski tip tabaklardaki servisle bir bütün.

  • Ne çok büyük, ne çok küçük.
  • Oldukça salaş; ama ruhu, özeni her yanını sarmış.

  • Kahvaltısı  gerçekten muh-te-şem! Aşağıdaki fotoğraf da kanıtı. Çeşit çeşit ev yapımı reçeller,tereyağı, tatlı-tuzlu pankek, sucuklu yumurta, gözleme,  binbir çeşit peynir, zeytin ve meşhur Gürcü böreği  Haçapuri. ‘Köy kahvaltısı’ dediğinizde aklınıza ne gelirse, tanımının hakkını veren bir çeşitlilik, doğallık, lezzet.

  • Mekanın sahibi Ekşi Bey ,organik beslenme  konusunda oldukça titiz. Ürünleri bizzat kendisi tedarik ediyor.
  • Yeşillik olarak da o dönemde ne varsa onu sunuluyor.Mesela, bizdeki menüde domates salatalık yerine, havuçlu maydanoz salatası vardı.
  • Nar ve mandalina ile hazırladıkları taze meyve suyu ise içtiğim en güzel meyve suyu, tam bir atom bombasıydı diyebilirim.

 

  • Ve diğer bir güzel yanı ise; hep eksikliğini hissettiğim, ancak çok az yerde olan ‘gün boyu kahvaltı servisi’ hizmetine de sahip olması. İstanbul’da bunu yapan yer az ve olanların da tadı az. Ama ne güzel ki burada böyle bir riskiniz yok.
  • Her saat kahvaltı olsa da, rezervasyon iyi fikir.

Özetle, Cafe Privato son dönemlerde gittiğim, en ev gibi, en taze, en ruhu olan, en lezzetli diyebileceğim mekanlardan biri oldu. Biraz değişiklik yapayım, hem Galata’yı, İstanbul’u hatırlayayım, hem de gelmişken de bu tarihi, kültürümüzü, alışkanlıklarımızı, unuttuklarımızı hatırlatacak bir köy kahvaltısı yapıyım derseniz, en yakın zamanda ilk durağınız burası olsun.

Haydi gidiniz ve  kuş sütünü bulunuz 🙂

Afiyet, bal, şeker olsun!

İyi Haftasonları!

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Merve Hatipoğlu: Ekonomi okuyup bundan hiç de keyif almadığımı anladığım anda,rotayı sevdiğimi düşüneceğim ‘markalar’ dünyasına çevirip Ingiletere’de yüksek lisansımı tamamlayıp, bu dünyaya adım attım. Şans o ki, yemek yemeye bayılan, yeni lezzetler keşfetmekten hoşlanan ben; ilk işimde ve devamında hep gıda ürünlerinin gelişim ve pazarlama stratejisini yapma şansına sahip olup, hobimi işime çevirmiş oldum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale