X

Ferah ve taze nefesler için: Ağız kokusu nasıl geçer?

Zaman zaman çoğumuz kötü nefes problemiyle karşı karşıya kalabiliyoruz. Bazen bu sorun çok daha uzun zaman dilimlerine yayılabiliyor, ağız kokusuyla ne yaparsak yapalım başa çıkamayabiliyoruz. 

Ağız kokusu, hele ki her gün dışarı çıktığınız ve insanlarla iletişim halinde olduğunuz bir hayatınız varsa çok daha zorlayıcı bir problem haline gelebiliyor. Ancak burada endişelenmeniz gereken tek şey ağız kokunuzun insanları ne kadar rahatsız ettiği değil, diş ve ağız sağlığınızın ne durumda olduğu ve onu nasıl tedavi edip geçirebileceğiniz konusu olmalı. 

Gün içinde pek çok şey tüketiyoruz. Dolayısıyla ağzımız uzun süre boyunca temizlenemeyebiliyor. Her ne kadar uzmanlar tarafından günde 3 kez dişlerimizi fırçalamamız önerilse de, iş hayatının koşuşturmacası arasında çoğumuz buna vakit ayırmayabiliyoruz ya da dişlerimizi fırçalamayı unutabiliyoruz. Fakat endişelenmeyin, bu sorunun da çözümleri var.

Yanınıza diş fırçası almayı unutuyorsanız, gün içinde ağız kokusuna engel olmak en pratik yöntemlerden biri ağzınızı çalkalamak.
Ağız kokusu nasıl geçer?

Ağız kokusu çoğunlukla oral bir sağlık probleminin sonucunda oluşur ama her zaman öyle olmayabilir. Öncelikle diş doktorunuza görünmenizde ve problemin kaynağını profesyonel yardımla aramanızda fayda var. Bazı basit yöntemlerle ağız kokusunu tamamen giderebilir ya da etkisini azaltabilirsiniz. İşte ağız kokusunu gidermenin bazı pratik yolları:

Gün içinde ağzınızı sıkça çalkalayın

Yanınıza diş fırçası almayı unutuyorsanız, gün içinde ağız kokusuna engel olmak en pratik yöntemlerden biri ağzınızı çalkalamak. İş yerinde dahi olsanız, yoğun günler de geçirseniz mutlaka tuvalete gidiyorsunuz ve ellerinizi yıkıyorsunuz. Bu zamanlarda ellerinizi yıkadıktan sonra ağzınızı 2-3 dakika suyla çalkalamayı alışkanlık haline getirin. Bu bakterilerin bir nebze de olsa ağzınızda kalmasına engel olacak.

Karanfil çiğneyin

Ağız kokusuna alınan önlemlerden en eski yöntem olan karanfil çiğnemek, neredeyse kesin çözüm. Hem kolay, hem tazeleyici hem de ucuz olan bu tedavi yöntemi, nefesinizi tamamen yeniler ve ağız kokusunun önüne geçer. Özellikle yemek yedikten sonra bunu yaparak, yediğiniz yemeklerin ağzınızda bıraktığı garip tattan kurtulur ve kötü koku oluşmasını engellersiniz. 

Bol su için

Su içmenin birden fazla faydası olduğunu artık herkes biliyor. Gün içinde en az 2 litre su içmeniz gerektiğini unutmayın. Su içmek vücudunuzda detoks etkisi yaratırken, sindirimi kolaylaştırır, ödemi atar, enerjinizi yükseltir, halsizlik hissinin önüne geçer ve tabi ki ağız kokusunu önler. Ağız kokusunun en belirgin nedenlerinden biri ağızda biriken ve temizlenmeyen bakteriler. Su içmek, hem bakterileri hem de tüm bedeninizi temizler.

Uzun süre boyunca bir şey yememek ve ağzınıza bir şey girmemesi, dilinizin ve ağzınızın kurumasına yol açar, bu da ağız kokusu yaratır.
Öğün atlamayın

Aç kalmak oluşan ağız kokusunun nedenlerinden bir diğeri. Uzun süre boyunca bir şey yememek ve ağzınıza bir şey girmemesi, dilinizin ve ağzınızın kurumasına yol açar, bu da ağız kokusu yaratır. Öğünlerinizi atlamamaya, hatta ara öğünlerinizi de ihmal etmemeye özen gösterin. Özellikle karbonhidrat eksikliği, karaciğerinizin “keton” ismi verilen bileşikleri üretmesine yol açar, bu duruma kezotis adı verilir. Kezotis durumunda ağızda tarif edilemeyen bir koku meydana gelir. Dolayısıyla “doğru miktarda” karbonhidrat tüketerek ağız kokusunun önüne geçebilirsiniz.  

Uyumadan önce ve uyandıktan sonra gargara yapın

Diş fırçalamak bazen yeterli olmayabiliyor. Bakterilerle savaşmada etkili yöntemlerden biri de antibakteriyel ağız suları. Her gece yatmadan önce ve her sabah dişlerinizi fırçaladıktan sonra bu tür ağız sularıyla gargara yapın. Ancak bu suları doğru uygulamak önemli. Bir süre ağzınızda tutup tüm ağız içine yayıldığından emin olun, tükürdükten sonra ise ağzınızı yıkamayın. Ağız yıkamak ağız sularının antibakteriyel özelliğini kırabilir. 

İlginizi çekebilir: Ağızdaki sarımsak kokusu en doğal şekilde nasıl giderilir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale