X

Fedakarlık şeması nedir? Belirtileri, nedenleri ve ilişkilerdeki etkisi

Bir noktadan sonra insan, yaşamayı değil idare etmeyi öğrenir.

Sözünü yutmayı, ihtiyacını ertelemeyi, sınırını yok saymayı.
Ve bir gün farkındalık duygusunun eşliğiyle; “ben” dediği yer, sadece başkalarına alan açtığı bir yere dönüşür.

Kendini feda şeması, hayat yolculuğunda tam da bu kavşakta karşımıza çıkar. 

Kendini feda eden kişiler, dışarıdan güçlü ve verici görünmenin hazzını yaşamanın yanı sıra, içeride zamanla biriken bir yorgunluk taşırlar. 

Kimse fark etmez fedakârın isteklerini, ihtiyaçlarını. Çünkü bunu kimseye gösteremezler. 

Üstelik bu, çoğu zaman bir seçim değil, çocuklukta yazılmış bir senaryodur.

Peki, senaryoyu kim yazdı?

Hayat senaryomuzda tek bir yazar yoktur elbette. Doğduğumuz ve büyüdüğümüz çevreyle beraber fedakârı yetiştiren ebeveynler de yazar bu senaryoyu. 

Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveyn, çocuğu farkında olmadan “kurtarıcı” rolüne iter. Böylece çocuk, olması gerekenden önce büyür.
Kendi ihtiyaçlarını değil, ebeveynin ihtiyaçlarını önceliklendirmeyi öğrenir.
Sevilmenin bedeli, sessizliktir.
Bağ kurmanın yolu, kendi sınırlarını silmektir.

Bu erken dönem rol karmaşası, yetişkinlikte de varlığını sürdürür. Böylece mükerrer bir şekilde sevgi nesnesi olarak muhtaç kişileri seçmelerine neden olur. Fedakarlık şemasına sahip kişi, partnerine sürekli bakım verme, onu mutlu etme, ihtiyaçlarını gözetme eğiliminde olur. 

Çünkü ihtiyaç duyduğunda yüz çevrilen çocuk, büyüdüğünde kendi ihtiyaçlarını yok sayarak hayatta kalmayı öğrenir.
Çünkü başka türlüsünü hiç deneyimlememiştir.

Bencillik mi, fedakarlık mı?

İnsan kendini feda etmek ister. Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikâyede erimek ister. Çünkü başka türlü katlanamaz kıvrandıran vicdan azabının sesine. Süperego, toplum, vicdan veya şema diliyle talepkar ses… Hiç susmaz fedakarın kalbinde. ‘’Talepkar ebeveyn’’lerin yetiştirdiği çocuklarda bu türden şemalara çok sık rastlarız. Çünkü çocuk, talepkar ebeveynine öykünür, onun sesini içselleştirir. Böylece birincil nesneyle bağını muhafaza etmeyi sürdürür. Yetişkin olduğunda “hayırlı evlat”, “fedakar eş”, “kendinden çok başkasını düşünen insan” imgesi uğruna gün gelir tükenmiş ilişkiyi noktalayamaz. Talepkar ebeveyn sesi en çok da yasakladığı eylemlere yönelineceği zaman açığa çıkar.  Fedakar bilir ki ilişkiyi bitirme sorumluluğu beraberinde vicdanın kuzeni olan suçluluk, suçluluğun kardeşi olan nedamet duygularını hissedecektir. Sevginin tükendiği nice ilişkiler, fedakarlık şemasına eşlik eden talepkârın sesiyle bitirilemez. Şema varlığını, takdirlerle ve alkışlarla olumlu bir özellik gibi pekiştirilerek sürdürür. 

Nitekim fedakarlık, sevginin dili olabilir; ama kendini yok saymak, sevginin bedeli olmamalıdır. İnsan ancak kendi merkezinde kalabildiğinde gerçek bağlar kurabilir. 

Yetişkin yaşamınızda belki ebeveyn çocuk ilişkisinde, belki partner ilişkinizde belki de mesleğinizle olan ilişkinizde kendini fedâ şemanıza teslim olabilirsiniz. Oysa ki her türlü ilişki alanında, al-ver dengesi ruhunuzu rahatlatacaktır. Aksi takdirde, bastırdığınız ihtiyaçlarınız, bir gün sessiz ama en yıkıcı diliniz haline gelebilir.

İlginizi çekebilir: Değersizlik duygusu ve psikolojik çözümlemesi

Hazal Aslan: Hazal Aslan, İstanbul Bilim Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2017 yılında mezun olmuştur. Akabinde uzun dönem yurt dışında bulunarak dil eğitimini tamamlamıştır. Türkiye'ye geri dönmesinin ardından çeşitli özel kurumlarda psikolog olarak görev yapmıştır. 2020 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edilmiştir. Yüksek Lisans eğitimi esnasında almış olduğu psikoterapi eğitimleri doğrultusunda süpervizyon eşliğinde danışan görmüştür. ''Doğuma Psikanalitik Bakış'' Projesi ile mezun olmuş ve uzmanlığını tamamlamıştır. Gönülden bağlı olduğu Saadet Öğretmen Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği ile pek çok eğitim kurumunda seminerlerde konuşmacı olarak yer almıştır. UCİM ( Uluslararası Çocuk İhmal ve İstismarı Önleme Derneği ) Eğitim Koordinatörü olarak görev almaktadır. Temel olarak eğitimini alarak yararlandığı yaklaşımlar; Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Deneyimsel Oyun Terapisi, Pozitif Psikolojidir. Pek çok farklı modelin eğitim ve süpervizyon sürecinden geçmiştir, eğitim serüveni devam etmektedir. ‘’Her insanın anavatanı çocukluğudur. İns’an, çocukluğunda yaşadığı anları unutsa bile o anların yarattığı hisleri her daim hatırlar. ‘’ ilkesi ile mesleki çalışmalarına özel bir klinikte devam eden Psikolog Hazal Aslan; çocuk, genç yetişkin, yetişkinlerle yüz yüze ve online seans kabulünü gerçekleştirmektedir. Yaşamdan ilham alarak, ins’anın var oluş haline dair fikirlerini yazdığı, Instagram hesabı: psikologhazalaslan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale