X

Farklı bir kişisel gelişim önerisi olarak ‘Önce yap, sonra bekle’

Shakespeare’in Kral Lear oyununda, Lear servetini ve topraklarını dağıtmak üzere üç kızını karşısına alır. İçten pazarlıklı olan iki büyük kızı, onu iltifatlara boğar. Onu en çok seven, fakat başına buyruk olan küçük kızı ise babasına dürüst cevaplar verir. Lear kendini pohpohlamayı reddeden kızına bu sözleri söyler: “Hiçbir şeyden, hiçbir şey gelir”. İltifat yoksa, servet de yok.

Bu sözlerin benzeri felsefede de var, matematikte de. Sıfırın karşılığı sıfır, karşılaştığı şeyler de sıfır. Türkçede bununla ilgili deyim isterseniz bol bol bulabilirsiniz. ‘Ne kadar ekmek o kadar köfte’, ‘Ne ekersen onu biçersin’. Tam olarak dediğim şeyle bire bir aynı olmasa da, bu sözlerin de vardığı yer aynı. Ekmek yoksa köfte de yok, bir şey ekmezsen, bir şey biçemezsin, hiçbir şeyden ancak hiçbir şey olur.

Bugün bu cümlenin kafama takılmasının sebebine gelelim. Bu aralar evden çalışıyorum ve iş arayışında olduğum için çoğunlukla kendi işimi kendim yaratmam gerekiyor. Hem yazı yazıp bu yazıları satmaya çalışıyorum, hem başvuru yapıyorum, hem birkaç kişinin projelerine editörlük yapmaya çalışıyorum. Anlatmak istediğim, yapmam gereken şeylerin hepsi kendimi motive etmemi gerektiren şeyler. İnsan evinde uyanıp evinde çalışınca bazen kendini hiçbir şey yaparken bulabiliyor. Başvurulara bir kaç kere red gelince, başvuru yapma isteği gidebiliyor. Yaptığım projenin koordinatöründen cevap kesilince, kös kös bilgisayarıma bakarken saatler geçebiliyor.

Hiçbir zaman koştura koştura uğraşan bir çalışkan karınca olmadım. Bana bir görev verilirse hep yaparım ve bitiririm; ama önemsediğim bir şey ise, bu uzun zamanımı alabilir. Bu yazıyı yazmayı sabahtan beri düşünüyorum, arada bir tane iş başvurusu yaptım, bir arkadaşımla konuştum, biraz kitap okudum. Ama zamanım çoğunluğu bu yazıyı yazacağımı düşünmekle geçti.

Yapılacak iş belliyse: Önce yap, sonra düşün
Önce yap sonra düşün, aslında çoğu durum için tehlikeli bir tavsiye olsa da yapmanız gereken şey belliyse ve nasıl yapacağınızı biliyorsanız önce yapın, sonra düşünün.

Kesinlikle çok daha üretken olma ihtiyacı duyuyorum. Biraz daha hızlı, biraz daha bereketli olabilmek istiyorum. Bunun için yapmam gereken apaçık ortada; daha çok yapmalı, daha az düşünmeliyim. Önce yap sonra düşün, aslında çoğu durum için tehlikeli bir tavsiye. Mantıklı ve vicdanlı insanlar olabilmemiz için genellikle tam tersini yapmamız gerekiyor. Ama bazı durumlar için de bu gerekli. Mesela; yapmanız gereken şey belliyse ve nasıl yapacağınızı kişisel birikiminizden dolayı biliyorsanız önce yapın, sonra düşünün. Çünkü bunu zaten bol bol şimdiye kadar düşünmüşsünüz!

Sanki ben daha önce hiç iş başvurusu yapmamışım, yüzlerce başvuru mektubu yazmamışım. Her seferinde ne yazsam diye saatlerce düşünüyorum. Bir işe başlarken, bazı endişelerle yüzleşmek gerekiyor. Reddedilmek değil endişem, reddedildikten sonra hala iş aramak zorunda kalacak olmam. Nedir bunun sonu, hiç bir zaman hiçbir şey bulamayacak mıyım? Daha işe girmeden “Bu işi istiyor muyum ki ben?” diye sorguluyorsan, bunun olmaması için önce yap sonra düşün. Ne yazman gerekiyorsa yazıver, sonra yazdığının üstünden git, sonra bekle, sonra konuşman gerekirse konuş. Yani adım adım hareket et. Başka türlü hiçbir şey bitiremeyeceğim, yapamayacağım, düşünmek beni hiçbir şey yapmamak noktasında bekletecek. Hiçbir şeyden de ne çıktığını biliyoruz.

Zeynep Lokmanoğlu: Zeynep 26 sene önce Mersin'de doğdu ve simdi Brooklyn'de yasiyor. Boş zamanlarını düşünerek geçirmeyi çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale