X

Farkında olmadan cildimizi nasıl yaşlandırıyoruz?

Çevre kirliliği, uyku düzensizliği, sağlıksız beslenme… Sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen bu faktörlerden hangileri gençlik ışıltımızı söndürüyor dersiniz?

Yıllar geçtikçe her yaşın ayrı bir güzellik katacağını umuyoruz, kendimizi avutmaya çalışıyoruz. Belki de annemizin güzelliğinden ilham alıp genetiğimize güveniyoruz. Gerçekçi olmak gerekirse, yılların etkisinden çok daha tehlikeli faktörlerle karşı karşıyayız. UV ışınlarını, kirlilik gibi çevresel etmenleri suçlamak işin kolay yanı, ne yazık ki yaşam stilimizin genç görünümümüzü sabote eden en büyük etken olduğunu kabullenme vaktimiz geldi.

Ah güneş, vah güneş!

Uzmanlara göre yaşlanma belirtilerinin %80’den fazlasını çevresel faktörler ve güneşin zararlı ışınları oluşturuyor. Sonuç olarak kızarık, soyulan, lekeli, kırışık ve pürüzlü bir cilt dokusuna sahip oluyoruz. Güneşe çıkmadan önce yüz, boyun ve ellere güneş koruyucu uygulayarak bu riski önlemek aslında çok kolay! Plaj modası yüzünü gösterse de, güneşe maruz kalmaktan olabildiğince kaçınmak ve mutlaka SPF değeri yüksek, güvenilir güneş koruyucular kullanmak gerekiyor. Yağlı ciltler güneş koruyucu kullanmaktan korkmasın, kozmetik dünyası birçok alternatif sunuyor. Jel veya losyon yapılı ürünler kurtarıcınız olacak.

Kirliliği nötralize eden bakım ürünleri

Kirlilik sonucu artan mikroorganizmalar gözle görülmeseler de havayla veya herhangi bir temasla cildimize bulaşırlar ve önemli cilt sorunlarına neden olurlar. Yaratmış oldukları en bilindik cilt sorunu ise şüphesiz aknedir (yalnız burada hormonlarda görülen düzensizlikler sonucu oluşan akneler söz konusu değildir). Bir de serbest radikaller var ki bunlar ince çizgilerden derin kırışıklıklara kadar birçok soruna neden olur. Işıltısını yitirmiş, mat bir cilt tonu ile karşı karşıya kalırız.

Neyse ki antioksidan etkili cilt bakım ürünleri bu sorunla baş edebilmemize yardımcı oluyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan kişiler antioksidan etkili ürünleri cilt bakım rutinlerine mutlaka dahil etmeliler. Bu ürünler cilt bariyerini güçlendireceği için bakteriyel kontaminasyonların yol açabileceği akne gibi cilt sorunlarına karşı da savunma sistemini geliştirecektir.

İyi uykular

Uyku halindeyken vücudun yenilenme ve yapım süreçleri aktiftir. Yetersiz uyku nedeniyle vücuttaki yapım kesintiye uğrar, yıkım hızlanır ve bu da bizim daha yaşlı bir görünüme sahip olmamıza neden olur. Ayrıca uykusuzluğun yol açtığı stres hormonundaki artış, cildin hızla kırışmasını sağlar. Göz altı morlukları, torbalanma şikayetleri, cilt elastikiyetinde kayıp gibi sonuçlar doğurur.

Uyku saatleri hakkında çok farklı görüşler olsa da ortalama 7 saatlik bir uyku dinç bir şekilde uyanmanıza yetecektir. Uyku problemi yaşayanlar yatmadan birkaç saat önce hafif egzersizler yapabilir; papatya, melisa gibi bitki çaylarından destek alabilirler. Göz altı morlukları ve torbalanma problemi için ise kafein içerikli göz kremleri hızlı sonuç verecektir.

Glikasyonu duymuş muydunuz?

Cilt kalitesini ve genel sağlık durumunu olumsuz etkileyen en büyük sorunlardan biri kuşkusuz glikasyondur. Glikasyon, kan tarafından taşınan şeker ve dermal lifler olarak da adlandırılan kolajen ve elastin arasında olan bir reaksiyon sonucunda ortaya çıkmaktadır. İlk adımda glikasyon hücreleri anormalleştirir. İkinci adımda serbest radikallerin oluşumunu sağlar. Yani yaşlanmak için iki büyük darbe almış oluruz.

Ciltte glikasyona meyilli olan proteinler aslında genç ve sağlıklı görünmenize neden olan proteinlerle aynıdır. Bu proteinler şekerlerle bir araya gelip bağlanırsa bunlar renksizleşir, zayıflar ve elastikiyetlerini kaybederler. Bize yansıması da kırışıklık, sarkma ve ışıltısı kaybolmuş bir cilt tonudur. Bu şekilde cilt yüzeyine yansır. Glisemik indeksi yüksek bir beslenme alışkanlığınız varsa bu büyük sorunlarla karşılaşacağınızın habercisidir. Sigaranın İleri Glikasyon Son Ürünleri’nin (A.G.E’lerin) düzeyini artırdığı bilinmektedir. Diyabet hastaları, gıdadan aldıkları şekerleri bozamadıkları için daha yüksek glikasyon ve A.G.E. riski altındadırlar.

Glikasyon ile mücadele ederken yediklerimiz büyük önem taşıyor. Alfa lipoik asit, B1 vitamini, biotin, resveratrol, omega 3 gibi içerikler antiglikasyon özellik göstermektedir. Yeşil çayın glikasyon sürecine müdahale ettiği ve kollajen sentezini uyardığına dair birçok çalışma gösterilmiştir.

Dermokozmetik ürünlerinizin poli hidroksi asitlerden (PHA) zengin olmasına dikkat ederseniz glikasyon riskinize dışarıdan da müdahale etmiş olursunuz. Bu içeriklerin cilt elastikiyetini ve sıkılığını korumaya yardımcı olabilecek yeni bir mekanizma oldukları gösterilmiştir.

İlginizi çekebilir: Yaz güzelliğini yakalamak için cilt lekelerine karşı alınacak önlemler

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Bahar Özen: Almanya doğumluyum. 2011 yılında Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olduktan sonra Almanya Saarland Üniversitesi’nde İnsan Biyolojisi alanında bilimsel araştırmalarıma devam ettim. İş yaşantıma ilaç sektörüyle başladım; ama ilgi alanım beni dermokozmetik sektörüne yöneltti. Şuan Lotis Pharma’da Ürün Müdürü olarak çalışıyorum. Cilt bakımını moleküler düzeyde öğrenmekten keyif alıyorum. İyi hissedip iyi yaşamaya çalışan bir 'Uplifer' olma yolundayım ☺

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale