X

Evlilikte dengenin ve ritmin önemi

Kişilikler fark yaratır mı?

Evliliklerimizde birbirimizi duygusal olarak severiz fakat gerçekte karşımızdaki insanın ne düşündüğünü çoğu zaman bilmeyiz. Aramızdaki tutku hafifledikçe, günlük hayatın tekdüzeliği ile karşı karşıya kalırız. Duyguların ötesinde neler olup bittiğini anlamamıza yarayacak bir yönteme ihtiyaç duyarız. Anlayış olmazsa iletişim kopar, öfkeleniriz veya donar kalırız ve hiç konuşmamayı tercih ederiz. Bu doğal tepkiler eşlerin her birini mutsuz eder ve yalnız bırakır. Tanrı bize değişik kişilikler hakkında öğrenme olanağı verdiği için çok şanslıyız. Kişilikler arasında farklılıkları anlamak pek çok çifti kalp ağrılarından ve iniş çıkışlı bir evliliğin yaratacağı hayal kırıklılıklarından korur.

Evlilik tahterevalliye benzer

Küçükken oyun parklarında en sevdiğim oyuncaktı tahterevalli. Bir ucunda ben otururdum bir ucunda ağabeyim otururdu. İkimizin birden tahterevallinin yukarı kalkan ucunda olamayacağımızı anlamak için fazla düşünmeye gerek yok. Birimiz yukarıdayken, mutlaka diğerimiz aşağıda olmak zorundaydı. Bu oyunda maharet iki uç arasındaki dengeyi sağlayabilmekti. Tahterevallide birimiz kendi başımıza hareket etmeye kalkıştığımızda denge bozuluyordu. Birimiz tekrar yukarıda oluyordu ama diğerimiz tamamen aşağı düşüyordu.

Bu oyun tıpkı evliliğe benzer. Birimiz yukarıda, bir diğerimiz aşağıda tahterevallideymişiz gibi gider geliriz ve dengeyi nadiren uzun süre sağlayabiliriz. Uyumlu olduğumuz anlar bize umut verir ve bizi gerçekten mutlu eder fakat eşlerden birinden gelen düşüncesiz tenkit her şeyi yerle bir eder. Birimiz kendimizi aşağıda ve incinmiş hissederken, her şeyi yerle bir eden diğerimiz suçluluğun sancılarını çeker.

İncinme ve suçluluk gibi olumsuz duygular tutkuyu siler süpürür ve aşk şüphe götürür hale gelir. “Bu evliliği yürütmeye çalışmaktan vazgeçmeliyim. Hem beni olduğum gibi beğenen başkaları da var. Her zaman değişmek zorunda olan neden ben olayım?” Diye düşünmeye başlarız. Tahterevallinin aşağı ucunda olmak bizi hasta eder ve inip tahterevalliyi terketmeye karar veririz. Biz indiğimiz anda diğer uçta oturan eşimizin yere ne şiddetle çakılacağını hayal bile edemeyiz. Bu eşler yaralanmış egolarıyla ayağa kalktıklarında, ‘yeter artık bir daha bu oyunu asla oynamayacağım’ der.

Evliliğin iniş ve çıkışları zaten yeterince zordur. Fakat her iki tarafta bir daha bu oyunu oynamamaya karar verirse, ortada umut edecek bir şey kalmaz. Birbirinizin kişiliklerini anlamak size ödülü huzur olan yeni bir oyun şansı verecektir. Bu yeni oyunda inişler, çıkışlar olmayacak, kimse birbirini yere düşürmeye çalışmayacak, suçluluk ve incinme duyguları yaşanmayacaktır. Evliliğinizi dengede tutmak için tahterevalli oyunundan vazgeçip, ödüllü aşk oyununu oynamaya başlayabilirsiniz.

Mutsuz evlilikler sizi hasta edebilir

Ne yazık ki pek çok insan evlilik tahterevallisini dengede tutmanın ne denli önemli olduğunu kavrayamaz. Bu denge, sadece evliliğe neşe kattığından değil, tarafları birçok sıkıntıdan kurtardığı için de önemlidir.

Mutlu bir evlilik, menopozdan sonra felç ve kalp krizi riskinin en yüksek olduğu dönemde, kadınları bu hastalıklardan korur. Tam tersine mutsuz evlilikler ise bu hastalıklara yakalanma riskini arttırır. Mutlu evlilikleri olan kadınlarla, eşleriyle mutsuz olan kadınların atardamarları ve aortları üzerine yapılan ultrason incelemeleri, iki grup arasında belirgin farklılıklar olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, kadınların incinmişlik duygularından kaçınmaya çalıştığını ve bu sırada vücutlarının çektikleri acıyı algılayıp, olumsuz tepki verdiğini iddia ediyorlar. Evlilikte yaşanan herhangi bir çatışma kan basıncınızı yükseltir. Kilo almak, egzersiz yapmamak, doğru dürüst giyinmemek,başkalarının bakışlarına kayıtsızlık mutsuz bir evliliğin daha sonraki belirtileri arasında sayılabilir. Araştırmalara göre, eşler arasındaki sözlü tartışmalar kadınları erkeklerden daha fazla etkiliyor ve hasta ediyor çünkü kadınlar evlilikte etkileşime erkeklere göre çok daha fazla fiziksel tepki veriyorlar. Tartışımaları tüm detaylarıyla hatırlıyorlar.

Evlilik söz konusu olduğunda, çoğu zaman hiç bir sorunun basit bir cevabı yok. Çiftler kişiliklerle ilgili bilgi sahibi olduklarında mutsuz evlilikler engellenebiliyor ve aslında birbirlerini gafil avlamaları gerekmediğini, birbirlerinden farklı olmalarının ikisinin de kabahati olmadığını keşfediyorlar. İyi bir evlilik ise çok iyi gelip ömrünüzü uzatabilir!

Dilşat Erdil: Sağlıklı Yaşam Danışmanı ve Bütünsel Bilinçaltı Değişim Uzmanı. Koç Üniversitesi İşletme Bölümü mezun olduktan sonra hayatını sağlıklı yaşam ve beslenmeye adamıştır. The BodyMind Institute’dan Nutritionist eğitimini aldıktan sonra Human Anatomy & Phsiology, The 90 Day Renewal Program sertifikalarını almıştır. Bir şeyi insanlar üzerinde uygulayabilmek adına önce işin mutfağına inmenin gerekli olduğunu düşünen Dilşat Erdil, raw akımın önde gelen isimlerinden olan David Wolfe’den Raw Nutrition eğitimi almış ve raw şeflik kurslarına katılmıştır. Kendi deneyimleri, aldığı eğitimler ve spor tutkunu kişiliği ile insanların hayatlarına dokunup onların hem fiziken hem ruhen hafiflemesinden mutlu oluyor. Dilşat Erdil, değişimin sadece fiziksel değil aynı zamanda bilinçaltı ve farkındalık ile birleşmesi gerektiğini düşünerek bütünsel değişim programını tasarlamıştır. Maslak’takı ofisinde birebir sağlık ve bilinçaltı seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale