X

Evlilik hakkında bilimsel olarak kanıtlanmış ilginç gerçekler

Aşk, sevgi, ilişkiler, evlilikler beni her zaman en büyüleyen konuların başında gelir. Çünkü bana sorarsanız atomik parçacıkların bile hareketini açıklayan bilim, neden o çiftin bir araya geldiğini mantıklı bir şekilde açıklamada çaresiz kalır. İlişkilerde mantık değil; duygu ve ruh aranması bence yaşadığımız gezegenin en büyüleyici fenomeni. Ancak konu gönül ilişkisinden “evliliğe” doğru kayınca iş ciddileşiyor ve mantık istemsizce devreye giriyor. Arkadaşlarımla ne zaman evlilik konusunu tartışsam çok farklı teoriler ortaya atılıyor.

Bana göre evlilik kavramı, konu biz kadınlara gelince biraz iki yüzlü ve çifte standartlı. Evlilik konusunda çok sevdiğim feminist yazar Cihammanda Ngozi Adichie’den alıntı yapma hakkımı kullanmak istiyorum.

“Kadın olduğum için evliliği hedeflemem bekleniyor. Hayat tercihlerimi, her zaman evliliğin en önemlisi olduğunu düşünerek yapmam bekleniyor. Evlilik; karşılıklı destek, neşe ve sevgi kaynağıdır. Peki neden kız çocuklarına evliliği hedeflemelerini öğretirken, erkek çocuklarına aynısını yapmıyoruz?”

Evliliği sadece kadınların görevi ve sorumluluğu olarak görmeyip daha geniş bir çerçeveden bakarsak herkes daha mutlu olur diye düşünüyorum. Ve sizleri Dünya’nın dört bir yanından evlilik üzerine yapılan bilimsel araştırmalardan çıkan en ilginç ve genel geçer sonuçları ile baş başa bırakıyorum. Umarım okurken eğlenip bir yandan da kendi hayatınız için dersler çıkarırsınız sevgili Uplifers okuyucuları.

1. Aynı evde yaşayan çiftler, evli çiftelere göre daha mutlular – Evliliğin başta ülkemiz olmak üzere pek çok ülkede vergi ve sağlık harcamaları indirimleri gibi finansal avantajları olmasında hem fikiriz. Ancak Amerika’da 2013 yılı Ocak ayında yapılan bir araştırmaya göre aynı evde yaşayan çiftler, evli çiftlere göre daha mutlular. Araştırma sonucunda aynı evde yaşayan çiftlerin kendine güvenlerinin, evli çiftlere göre daha yüksek olduğu kanıtlanmış.

2. Mutlu olmak için evli olmak; yıllık gelir ve ev sahibi olmaktan daha ön sıralarda – İngiltere Ulusal İstatistik Kurumu’nun tam 165.000 kişide yaptığı mutluluk ve endişe anketinde oldukça şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. 2013 yılı Mayıs ayında sonuçları açıklanan ankete göre mutlu olmak için gerekenler sıralaması şu şekilde çıktı; sağlık, huzur, evlilik, yıllık gelir, çocuk sahibi olma, din ve ev sahibi olma.

Aynı anketin sonuçlarına göre İngiliz’ler için mutluluk listesinde üçüncü sırada olan evlilik, yıllık gelirden tam 13 kat önemli çıktı!  İngilizlere göre evli olmak; sağlam bir yıllık gelir, din ve çocuk sahibi olmaktan önemli. Belki bu anket gelişmekte olan ülkelerde yapılsaydı özellikle gelire verilen önem bazında sıralama çok farklı olurdu. Yüksek bir kişi başı milli gelir, sağlam bir devlet kaynaklı sağlık sistemi olması belki de İngiliz’lere aşk ve evlilik konularını önceliklendirecek bol bol zaman veriyordur.

3. Evli çiftler en çok üç yılın sonunda mutlu oluyor – İngiliz bir hukuk firması olan Slater & Gordon’un yaptığı bir araştırmaya göre evli çiftler en çok üçüncü yılın sonunda mutlu oluyor. Tam olarak 2000 çift üzerinde yapılan araştırmaya göre; evli çiftler ilk yılını düğün sonrası aşırı mutluluk ve evli hayata alışma döneminde geçiriyor. İkinci yıldan itibaren birbirlerini gerçekten tanımaya odaklanıyorlar. Üçüncü yıl itibari ile birbirlerini gerçekten tanıyan çiftler daha konforlu bir ilişkiye adım atıyor. Genelde birlikte ev alma ve bebek planları gibi kararlar da bu döneme denk gelmekteymiş.

Ancak üçüncü yıl mutluluğunun, beşinci yıla kadar sürdüğü de aynı araştırmada saptanmış. Evliliğin beşinci yılından sonra çiftler; artan sorumluluklar, iş yükü, çocuklar ve bıkkınlık nedeniyle en zor ve mutsuz dönemlerine girmekteymiş. Aman dikkat! Beşinci yıldan itibaren eşinize sürprizler yapmaya, bol bol ve çocuksuz tatile götürmeye özen gösterin.

4. Eşleri güzel olan erkekler daha mutlu evliliklere sahip oluyor – Evet, “güzellik” kavramına yüklediğimiz aşırı anlam hayatın her alanında olduğu gibi burada da karşımıza çıktı. 2013 yılı Ekim ayında Journal of Personality and Social Psychology Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre; daha güzel kadınlar daha mutlu evliliklere sahip oluyor.

Bu araştırmadan kadınlara çıkan tek olumlu sonuç; daha mutlu kocaların, “güzel” eşlerini daha fazla hediye ve ilgi ile şımartmaları oldu.

5. Eşler birbirinin sesini duymayı seviyor – Psychological Science Dergisi’nin yaptığı bir araştırmaya göre; eşler birbirinin sesini pek çok ses arasından çok daha iyi ayırt ediyor ve duymayı seviyor. Yapılan deneyde yaşları 44 ile 79 arasında değişen çiftlerden bir metni seslendirmeleri istenmiş. Yapılan seslendirmeler; eşlere eşinin de sesinin içinde olduğu çok sesli bir şekilde dinletilmiş. Tüm çiftler ses kalabalığı içerisinde eşlerinin sesini saptayıp sadece ona odaklanmayı başarmış!

Evlilikte, bazen sesininiz duyulmadığını hissettiğiniz dönemlerde bunu hatırlayın. Aslında eşinizin en sevdiği ses sizin sesiniz!

6. ”Balayı Dönemi” kavramı bir uydurmaca – Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre; yeni evli çiftler bir süredir evli olan çiftlere göre daha az mutluymuş. Araştırmada bu durumun nedeni “düğünden kalma sendromu” ( wedding hangover ) olarak açıklıyorlar. Düğün ve balayı gibi eğlenceli süreçler bittikten sonra çiftler gerçek anlamda “evlilik hayatı” ile yüzleşip mutsuz olabiliyorlarmış.

7. Genç insanlar evlilikten daha umutlu – Araştırmacı Jeffrey Jensen Arnett’in Huffington Post için yaptığı bir araştırmaya göre; 18 ile 29 yaş arasındaki bekar genç nüfusun %86’sı evliliklerin bir ömür boyu süreceğine inanıyorlarmış. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki boşanma oranlarını düşünürsek; bu gençlerin anne – babalarının boşanmış olma ihtimali oldukça yüksek.

Kuvvetle muhtemel kendi ailelerinde veya yakın çevrelerinde boşanmalara tanık olan bu gençler neden evliliğin bir ömür boyu süreceğine inanıyor? Araştırmacı Arnett’e göre bu sorunun cevabı insanların gençken evlilik konusunda daha “romantik” düşünmelerinde yatıyor.

8. Başarılı bir evliliğin kriterlerinden biri “sevilen damat” – Tam 26 yıl boyunca düzenli olarak yapılan bir araştırmaya göre; damadın eşinin ailesi ile sevgi dolu ve yakın bir ilişkisi olması boşanma riskini %20 önlüyormuş. Aileler ile yakın ilişkiler sağlıklı bağlar kurulmasına yardımcı olur, buraya kadar her şey normal.

Asıl bombaya hazır mıyız? Gelinin, eşinin ailesi ile yakın ilişkiler kurması boşanma riskini %20 artırıyormuş!! Doğru okudunuz, ben de ilk gördüğümde şok geçirdim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Zeynep Cansoylu Samancıoğlu: Gündüzleri çok uluslu bir firmada kozmetik kanalı müşteri yöneticisi. Geceleri saç & cilt bakımı, moda, trendler, gezme, yeme ve içme yazan araştırmacı blogger. Doğal ortamları olan alışverişte, sergide, balede, operada, müzikalde, vapurda, boğazda, müzede, gezmede, yemekte sıklıkla gözlemlenebilir. Hep güzel insanların ve şeylerin peşinde.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale