Evlerimiz; fiziksel alışkanlıkların, günlük kararların ve zihinsel yüklerin birer yansımasıdır. Yaşamın büyük çoğunluğunun geçtiği bu alanlar zamanla dağılarak bir savaş ortamına dönüşebilir. Fark etmeden biriken eşyalar, üst üste yığılan kıyafetler ve dağılan odalar, hem fiziksel alanı hem zihinsel berraklığı ciddi anlamda daraltabilir. Dağınıklıkla mücadele etmek ise her zaman o kadar kolay değildir çünkü ev düzenleme denilince aklımıza saatler süren yorucu uğraşlar gelir. Ancak “iki adım kuralı” ile her düzenleme seansının büyük ve kapsamlı bir projeye dönüşmesine gerek yok.
Her odaya uygulayacağınız bu basit, kolay ve uygulanabilir düzenleme metodu sayesinde yaşam alanlarına kısa sürede düzen getirebilirsiniz!
İki adım kuralı nedir?
İki adım kuralı; ev düzenlemesi gibi göz korkutucu işleri, yorucu bir proje olmaktan çıkararak günlük hayata entegre edilebilecek basit alışkanlıklara dönüştürmeyi hedefler. Adını iki adım mesafeden aldığından “60 santim kuralı” olarak da adlandırılır. Temel mantığı ise evdeki, iki adım mesafede yer alan ve dağınık eşyalar ile ilgili somut karar vermeye dayanır. Bu özelliğiyle evde en çok vakit geçirilen ve eşya birikimine en müsait olan alanlarda uygulamak için birebirdir. Bu basit kuralı, bir odada gözünüze çarpan eşyalar ile ilgili duygusal değil de somut ve ölçülebilir kararlar vererek kolayca günlük hayata dahil edebilirsiniz. Tüm evi düzenlemek yerine sadece bir alana odaklanarak gün arasındaki kısa molalarda bile iş yükünü büyük oranda azaltabilirsiniz. Örneğin;
- Mutfakta, tezgahın üzerinde sürekli kullanılan kahve makinesini ve yemek hazırlık alanını,
- Yatak odasında, komodin üzerini ve yatağın çevresini,
- Banyoda, lavabo üzerini ve günlük kişisel bakım ürünlerinin bulunduğu rafı,
- Antrede, anahtarlık ve vestiyer alanlarını
düzenleyerek işe başlayabilir, her seferinde tek bir alan seçerek tüm evde koordinasyon elde edebilirsiniz.
İki adım kuralı nasıl uygulanır?
İki adım kuralını uygulamanın en güzel tarafı, tüm evi tek seferde ele alma zorunluluğunun olmamasıdır. Yani sadece tek ve küçük bir alan seçerek işe başlayabilirsiniz. Hatta bu tür küçük alanlardan başlamak hem motivasyon hem sürdürülebilirlik adına daha faydalıdır. Buradaki esas amaç ise evde nefes alabileceğiniz ferahlama alanları yaratmaktır.
1. Mesafeyi kısaltın
Bu kuralı uygularken eşya ve fiziksel olarak konumlandığınız alan arası mesafe belirleyicidir. İki adım mesafedeki bölgeye odaklanarak, sizi fiziksel olarak saran çevreye odaklanmanızı ister. En çok kullandığınız 60 santimetre bölgelerine mutfak, salon, antre gibi bölgeler eklenebilir. Bu alanlara, ortamdaki eşya yükünü hafifletecek askılar, raflar ve sepetler ekleyerek eşyaları yerine koyma zahmetini azaltabilirsiniz. Kısaca, eğer bir şeyi yerine koymak için iki saniyeden fazla zaman harcamanız gerekiyorsa, muhtemelen bu sistemin düzenlenmesi gerekiyordur.
2. Günlük sıfırlamalar yapın
İki adım kuralını sürdürülebilir yapan şey, sadece bir dakikalık resetleme işlemine izin vermesidir. Özellikle yatmadan önce içinde bulunduğunuz ortamı hızlıca toparlamak için bu sürenin yetmesi gerekir. Yatak odasında uygulamak için harika olan bu sistem, akşam saatleri yapılacak bir dakikalık bir toparlama işlemi sayesinde güne daha düzenli ve sakin bir ortamda uyanmanızı sağlar. Bu da enerjinin ve motivasyonun yükselmesine destek olur.
3. Somut kararlar verin
Bu kural, elinize aldığınız her eşya için duygusal kararlar yerine niceliksel özelliklere odaklanmanızı gerektirir. Bulunduğunuz odada elinizin en çok gittiği iki adım uzaklıktaki eşyaları düşünerek işe başlayabilirsiniz. Bu eşyaların her birinin neden orada olduğunu ve gerçekten orada durmasının gerekli olup olmadığını düşünerek hızlı bir analiz yapabilirsiniz. Bu sistem; gardıroptaki bir raf, mutfaktaki bir çekmece veya banyodaki bir dolap içine uygulamaya müsaittir. Bu sayede en sık kullandıklarınızı daha yakın mesafeye alabilir, az kullandıklarınız için geçici kutular oluşturabilirsiniz. Eğer kutuyu üç aydan uzun süre açmadıysanız oradaki eşyalarla olan ilişkiyi sonlandırmanın da zamanı gelmiş demektir.
Neden iki adım kuralını uygulamalısınız?
Ev düzenini korumak genellikle tam zamanlı bir iş gibi hissettirir. Özellikle dar alanlarda yaşarken iç mekanın sürekli çamaşır, mutfak eşyaları ve ıvır zıvır ile kaplanması işten bile değildir. Basit bir değişiklik gibi görünen iki adım kuralı ile ev düzeninin daha küçük ölçekli olması gerektiğini savunur. Evin her yerini aynı anda düzenli tutmaya çalışmak başarısızlıkla sonuçlanırken, iki adım kuralı size günlük hayatta şu gibi avantajlar sağlar:
- Karar yorgunluğunu azaltır. 60 cm veya iki ayak menzili içindeki eşyaların düzenli kalmasını sağlar, böylece ihtiyaç anında gerekli eşyalara daha kolay ulaşmaya yardımcı olur. Sabah işe hazırlanırken veya mutfakta yemek yaparken, neyin nerede olduğunu tam olarak bilmek, zihnin araştırma yaparak boşa enerji tüketmesini önler.
- Böl ve yönet stratejisine hizmet eder. Evin geneli dağınık olsa bile kontrolünüz altındaki iki adımlık mesafe düzenli görünür. Bu da zihne rahatlaması ve üzerindeki stresi atması için ihtiyacı olan alanı sunar. Ayrıca başarı hissi vererek motivasyonu ve yaratıcılığı tetikler.
- Zaman tasarrufu sağlar. Eşyaları kaldırıp yerine koymak sadece birkaç saniye alır, bu da gün sonunda devasa dağınıklıkların ve eşya birikintilerinin oluşmasını önleyerek zamandan kazandırır.
- Stres seviyelerini düşürür. Dağınıklık, beyindeki görsel gürültüyü artırarak stres seviyelerini yükseltir ve iş hayatından ilişkilere kadar her alana yayılabilir. Görsel sınırlardaki çalışma masası, komodin veya mutfak masası gibi alanların düzenli kalması ise bu mekanizmaları baskılar. Dolayısıyla kortizol seviyelerini düşürür ve daha huzurlu hissetmeye yardımcı olur.
Kaynak: housebeautiful, thehomeedit
İlginizi çekebilir: Ev dekorasyonunda feng-shui rehberi