X

Eşsiz özelliklerimizle nasıl fark yaratabiliriz?

Son günlerde ekonomi modellerine dair detaylı ama bir o kadar da düşündüren bir kitap okuyorum: “The Great Mental Models“. İçinde şöyle bir cümleye rastladım: “Bazı insanlar nadir bir bileşime sahiptir; dürüst, çalışkan ve zekidirler. Nadirlik, değer yaratır. Dünya da bu insanları orantısız şekilde ödüllendirir.”

Ardından şu cümle geliyor: “Kıtlığın (scarcity) gücünü anlamak, onun bizi ne şekilde etkilediğini fark etmek ve verdiğimiz kararların gerçekten kendi değerlerimizle örtüşüp örtüşmediğini sorgulamak gerekir.”

Bu satırları okurken hayatta, özellikle iş ortamında, kendimize dair bazı özellikleri “fazla” gibi görmeye başlayabildiğimizi düşündüm.

Bunlardan bazıları; nezaket, yumuşaklık, alçakgönüllülük, düşüncelilik… Sanki törpülenmesi, “profesyonel” bir formda yönetilmesi gerekiyormuş gibi hissediyoruz.

Hatta bazen bunu doğrudan söylüyorlar:

  • “Daha net olmalısın.”
  • “Bu kadar yumuşak olma.”
  • “Fazla alçakgönüllüsün.”

Ve o an içimizden şu geçebiliyor: “Sanırım bu ortamda kalmak için tamamen değişmem gerekiyor.” Ve başlıyoruz kendimizi kalıba sokmaya…

Ama sonra bir bakıyoruz, o kalıp üzerimize iki beden büyük geliyor.

Zamanla bizi “biz” yapan o nadir yönlerimizi törpülerken, farklı biri olmaya çalışırken, kendimize uzaklaşıyoruz. İçten içe bir şey eksiliyor sanki.

Böyle anlarda belki şu iki soruyu sormak iyi gelebilir: Bu yönüm gerçekten tamamen değişmeli mi, yoksa bana da iyi gelecek temel değerlerimden çıkmadan yürüyebileceğim yollar var mı? Sadece daha ‘uygun’ biri gibi görünmek için mi vazgeçiyorum, yoksa bana ayak bağı olan bazı özelliklerden vazgeçebilir miyim?

Bu konuda duruşumuzu zamanla güçlendirmek, sözlerimizi geliştirerek etki alanımızı büyütmek, samimiyetle bağlarımızı kuvvetlendirmek, insanlarda güven oluşturmak ve bulunduğumuz ortama güvenmek gibi yapılabilecek çok şey var. Ama en önemlisi temel değerlerden vazgeçmek ne bir tanıtım ne de çözüm.

Nezaket, sabır, içe dönüklük, dürüstlük gibi kıymetli yönlerimiz her yerde rastlanan şeyler değil.

Ve belki de bu yüzden, tam da bu yüzden,

Bizi farklı kılıyor.

Ve belki de uzun vadede başarı ve hatta başarıdan da kıymetli bir şeyi sunuyor: Kendimizle barış içinde olmak.

Bugün kendinize şunu sorarak belki bu konuyu siz de değerlendirmek istersiniz. Beni “ben” yapan ama zamanla değiştirmeye çalıştığım hangi yönüm… Aslında nadir ve kıymetli?

Kendi değerlerimizin kıymetine vardığımız bir ömür diliyorum hepimize.

İlginizi çekebilir: IKEA Etkisi: Kendi ellerinle kurduğun hayatın değeri

Didem Sümer Tiryaki: Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimi ardından Galatasaray Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Yaklaşık 10 senedir özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışıyor. Kadın Girişimciler Derneği'nin Geleceğin Kadın Liderleri programından 2013 yılında mezun oldu. Kagider ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği'nde öğrenci veya yeni mezun kadınlara mentorluk yaptı. BÜMED'in yürüttüğü Next-Gen programında mentorluk çalışmalarına devam ediyor. Deneyimsel oyun terapisi eğitimleri ardından supervizyonlarını tamamladı ve Oyun Terapisi Uygulayıcısı oldu, son iki senedir gönüllü olarak 2-11 yaş arası çocukları destekliyor. Öğrenmeyi, gezerek/okuyarak veya deneyimlerek yeni bilgiler keşfetmeyi, bu öğrenme ve keşiflerinden insan doğasına dair çıkarımlar yapmayı ve bunları yazmayı seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale