X

Eşsiz faydalarıyla tarih öncesinden gelen dost: Ağaçlar

Ağaçların; karbondioksiti emme, karbon emisyonunu düşürme ve iklim değişikliğine karşı doğaya katkıda bulunma gibi özellikleri artık herkes tarafından biliniyor. Ayrıca ağaçların dev gibi kökleri de yağmur suyunu emerek erozyonu önlüyor. Yaşam döngümüzün tüm evrelerinde ağaçlar bize katkı sağlıyor.

Dünyaya bunca katkısından sonra, ister istemez aklımızda şu soru canlanıyor. Ağaçlar başka nasıl hayatımızı etkiliyorlar. Bir insan ağaçların arasından geçtikten sonra kendisini daha iyi hissettiğini söylüyorsa, bunun psikolojik bir nedeni var mı?

Bilim insanlarına göre bu sorunun cevabı: ‘Evet’.
İşte ağaçların sağlığımıza olan etkileri:

2014 yılında Enviromental Pollution tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, Amerika’da bulunan ağaçların insan sağlığına olan faydalarını ölçmeye çalışıyor. 2010’daki verilere bakıldığı zaman, her bir yetişkin ağaç, 17  ton havayı temizliyor ve ağaçlar, astım gibi solunumla ilgili yılda 670,000 vakayı ve 850 insanın ölümünün önüne geçiyor. 2015 yılında Toronto’da gerçekleştirilen bir çalışmada, 10’dan fazla ağacın olduğu caddelerde yaşayanlar, diğer insanlara göre daha mutlu oldukları ortaya çıkıyor.

Ormanların arasında olmasanız da, bazen ağaçlara bakmak bile yeterli olabiliyor. 1970’lerde cerrahi müdahalelerde bulunulan hastalar üzerinde yapılan bir araştırma gösteriyor ki, odaları ağaçlara bakan hastalar, odaları ağaç görmeyen hastalara göre daha hızlı iyileşiyorlar.

Orman banyosu

Orman banyosu aslında Japonya’nın 1982’de ortaya ve şehirli nüfusa ormanları cazip kılmayı amaçlayan “shinrin-yoku” kavramının Türkçe karşılığı. Ormana gidip 5 duyunuzu kullanarak orman banyosunu yapabilir ve bambaşka bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Yapılan araştırmalar; orman banyosunun stresinizi azalttığını, kan basıncınızı düşürdüğünü ve etkisinin bir ay sürdüğünü dile getiriyor.

Nasıl bir ruh halinde olursak olalım, ağaçların varlığı her zaman bizi mutlu bir ruh haline sokuyor.

Psikologlar, ağaçların insanlara çok önemli bir faydası daha olduğunu düşünüyorlar. Dikkat Restorasyonu Teorisi adı verilen teori, insanların doğada vakit geçirdikten sonra daha iyi konsantre olduğunu dile getiriyor.

Ağaçların akıl sağlığımıza etkileri o kadar büyük ve dönüştürücü ki, şehir planlamacıları bile bunu her zaman dikkate alıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda, Barcelona, New York ve Vancouver gibi büyük şehirler yeşil alanlara daha fazla önem verdiler ve yeşil alanların artırılması konusunda çalışmalarda bulundular.

Örneğin; Vancouver’da birçok yere yeni ağaçlar dikildi, eski ağaçların, park alanlarının korunmasıyla ilgili yasalar çıkarıldı ve vatandaşlarının dışarıda daha fazla vakit geçirmesi konusunda cesaretlendirildi.

Ağaçlar, tüm bu faydalarının yanı sıra, bol miktarda su tutma özellikleriyle, özellikle bol yağış alan şehirlerde sel oluşmasının önüne geçebiliyor. Ayrıca ağaçlar vahşi hayatta yaşayan canlılar için yemek, barınma ve üreme alanı. Ağaçları koruyaraj gezegenimize, hayvanlara ve en önemlisi gelecek nesillere de daha yaşanılır bir ortam sunabilirsiniz.

Kaynaklar: Upworthy, Earthshare

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale