X

Eski ilişkilerden yeni umutlara bir yol uzanır mı?

“Unuturum diye uyudum yine seninle uyandım, belli ki uyurken de sevmişim seni…”  Cemal Süreya

Başlıktan da anlayabileceğimiz üzere bu maceramız oldukça yoğun ve yine özellikle saklı kalmışları ortaya dökeceğimiz bir yazı olacak… Öncelikle birazdan neler bu kağıda akacak hiç bilemeden, bu yazıma bir teşekkürle başlamak istiyorum. Sevgili güzel kalpli okurumun bir sorusu üzerine oluşan bu kelimeler bakalım bizleri nerelere götürecek?

Sorumuz şöyle: “Eski ilişkilerimizi nereye götürmekteyiz, bağlılıklarımız, esaretlerimiz, devam etmek istediklerimiz, karar vermemiz gerekirse tamam mı devam mı sorunsalı noktasındaysak ne yapacağız?” Bir cümleye sığdırdığımız “bir hayatı” etkileyecek çok önemli ve -tek değil aslında- birden çok soru var burada.

Ben sizlerle birlikte tamam mı devam mı noktasına odaklanalım istiyorum. Ne oldu ise tamam ne olmadı ise devam? Genel olarak ilişkilerimizde hassas dengeler yönetiriz. Gerek kadın gerek erkek olarak her iki durumda da bir “yönetim” şekli benimsememiz esastır. Eğer yönetim şeklimiz “benim istediğim olacak,” “benim kurallarım geçerli olacak,” “benim önceliklerim” uygulanacak yönünde olursa, ilişkilerimiz hızla ayrılığa doğru yol alır.

Neden ayrılırız? En fazla “görüş” ayrılığı olarak karşımıza çıkar bu sebep; kısaca “anlaşamadık” oluverir… Ben bu yazıda buna “gönül ayrılığı” diyeceğim. Neden gönüllerimiz ayrılır? “Ben” girdikçe gönüllerimiz apayrı noktalara koşarlar, o ben olmayan diğer ters bir uca itiliverir, benden sayılmadığını bal gibi de anlayabildiğinden kendini ilişkinin etkisiz parçası olarak görmeye başlar ve işte kutuplaşma burada ortaya çıkar.

Bir de şu bakış açısını benimseyelim; “biz”, bizim istediklerimiz, bizim hayallerimiz, bizim hayatımız, bizim yapacaklarımız, bizim ailemiz, bizim ilişkimiz… Burada gönül ayrılıklarına yer yoktur, biz içerisinde genişlik kendiliğinden tanımlanmıştır; birden fazla kişiye tabii ki yer vardır… Gönüller hiç ayrı düşmezler, her iki taraf da ilişkide olduğunu, yerini, kapsandığını, sarmalandığını bilir. İtilmiş, dışarıda bırakılmış, önemsenmemiş ve düşünülmemiş gibi hissetmezler…

Evet, şimdi bir adım daha ilerleyelim istiyorum, gelelim eski ilişkilerimize, kopmaya kıyamadıklarımıza, bir barışıp bir küstüklerimize. Yukarıda verdiğim iki örneğin arasında kalanlar, yani gönül ayrılığı yaşamanın kıyısına kadar gelmiş olduğumuz ilişkilerimiz işte bunlardır… Halen o gönlümüzü tam olarak ayıramadığımız için aslında “acaba” sorusunu kendimize sorarız… Yeniden demek mümkün mü? Ayrılıp da barışabiliyorsak hiçbir şey olmamış gibi yeniden ilişkiye devam edebilir miyiz? Şimdi bir araya geldiğimizde ilişkimiz daha mı iyi olacak? Yeniden bir araya gelmek istiyor, bunu kabul etmeli miyim?

Bu soruların cevabı için değil bir yazılık yer, en azından üç kitap kadar sayfa lazım bizlere fakat ben yine de en azından bir giriş yapalım istiyorum birlikte ve evet çuvaldızı kendimize batıracağız. İlk nokta “Ben ne istiyorum?” diye kendimize sormak. Bu soru çok güçlü bir sorudur, bir gün boyunca kendimize soralım, eğer bir ilişkinin tam ayrılma noktasındaysak fakat ayrılmak ya da bir arada kalmak konusunda net bir karar veremiyorsak kendimize yeterince sormamışız demektir… Bu alacağımız cevaptan korktuğumuz için olabilir, kaybetmek korkumuzdan olabilir veya gerçekten net bir şekilde düşünemiyor olabiliriz.

Ben ne istiyorum sorusuna devam etmek yanıtını alıyorsak, bu basamaktan bir sonrakine geçmeden önce mutlaka “sorumluluğu” almak üzere kendi kendimize bir uyarı yapmalıyız. Ne demek sorumluluğunu almak? Evet, ben devam etmek istiyorum dediğimiz aslında bir “seçimdir” ve hayatta tüm diğer seçimlerimiz için olduğu üzere sorumluluğunu aldığımız bu seçimimizin tüm sonuçlarıdır… Anne baba olmayı seçtiğimizde sorumluluğu almışızdır, bir ilişkiye devam etmeyi seçiyorsak bunun da tüm sorumluluğunu mutluluk beklentisi kadar mutsuzluk olasılığını da göze almamız gerekir…

Ve sonraki aşama ise “geçmişi” silebilmektir. Bu hassas dengeye gelen ilişkilerimizde eğer “gerçek” bir devam etmek kararı alıyorsak, belirli bir kapıdan geçerek bembeyaz bir sayfa açmışız demektir. Bu karar ertesinde ilişkimiz sırasında “sen bana bunu yapmıştın,” “ben zaten senden ayrılacaktım,” “bizim ilişkimiz zaten yıpranmıştı” gibi negatif ve kırıcı ifadeler ile gerek kendimizi gerekse karşı tarafı hızla gönül ayrılığına itmenin anlamı yoktur…

Bugün bu yazımda bana eşlik eden sevgili sen, eğer eski bir ilişkinden geleceğe umut olur mu diye soruyorsan böyle bir heyecanla kalbin çırpınıyorsa yepyeni bir maceranın başındasın. Bu yolda kimse gerçek doğruyu bilemez sadece olması gerekeni söyleyemez ve unutma ki kimse senden daha güzel daha cesaretli daha muhteşem şekilde bu yolu yürüyemez. Eğer bu yolda ilerleyeceksen vereceğin kararlar yine senin kalbinden gelmeli, kalbin git diyorsa gitmelisin. Sonuçlarına, nasıllarına, ne oldularına katlanarak olacağı sadece “yaşayarak” görebileceğini bilerek gitmelisin… Unutma ki yol dümdüz değil, eğer umduğun noktaya gitmiyorsa her daim karar vermek senin elinde… Sen gönül ayrılığında mısın, kalbin neler söylüyor, vicdanın rahat mı buna bak… Kimsenin kimseyi değiştiremeyeceğini, sen nasıl “sen” halindeysen yolunda eşlik edecek olduğuna da o halde bakman gerektiğini unutma… O da seni değiştiremeyecektir, sadece etkileyebilir ama sen de o da zaten bugün olduğunuz üzere kusursuzsunuz…

Hepimizin yolu ayrı, hepimizin yolu kendine has, hepimizin yolu ayrı güzel… Yolunuz açık olsun…

 

 İlginizi çekebilir: Vazgeçebilmek: Bugün en değerli olanı bırakabilmeye hazır mısınız?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale