X

Elif Domaniç’le modada yeni bir trend

Uzun süre fetiş objesi olarak bilinen harnessların, kullanım amacı tamamen değişmiş gibi.

Moda haftalarında, farklı tasarımcıların 2013 İlkbahar/Yaz sezonu defilelerinde sıkça gördüğümüz ve sokak modasında da yer edinmeye başlayan harnesslar; estetik ancak sıradan olmayan bir trende dönüştü bile.

Tasarım yapmaya başlamadan önce de moda dünyasına yakın bir isim olan Elif Domaniç, tasarladığı ve yakın zamanda satışa sunduğu harnesslarıyla, bu trendin Türkiye’deki öncülerinden olacak gibi görünüyor.

Uplifers olarak, tasarımlarını ve bu akımı bir de kendisinden dinlemek istediğimiz Elif Domaniç’e, konuyla ilgili merak ettiklerimizi sorduk.

1. Elif Domaniç kimdir, neler yapar?

Ben Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Moda Tasarım mezunuyum. Ama uzun yıllar editörlük ve styling yaptım.

2. Tasarım yapmaya nasıl başladın? İlerleyeceğin yolu şekillendiren ne oldu?

Kendim giymek için harness yapmaya başladım. Yaptığım tasarımları gören insanlar çok beğendiklerini söylediler, ben de yapmaya devam ettim. Ama tasarım yapmaya başlamadan önce hayatımla ilgili önemli bir karar aldım; o güne kadar yaptığım işlerimi bir kenara bıraktım. Çünkü zamanımın çoğunu o işlere harcıyordum ve başka hiçbir şey yapacak zaman kalmıyordu.

3. Yaptığın tasarımlar, bondage (bağlanma) ve çeşitli fetişler için cinsel hayatı renklendirebilecek tarzda kullanıma uygun görünüyor. Müşterilerinden nasıl geri dönüşler alıyorsun?

Bu harness olayı hep bir cinsel fantezi ürünü olarak kullanıldı ama son birkaç yılda kullanım alanının tamamen dışına çıktı diyebilirim. Benim yaptığım tasarımlarım lateks yada suni deri gibi ucuz malzemeler değil. Tamamen deri olmaları, tasarımlara farklı bir boyut katıyor. İsteyen fantezi ürünü olarak kullanabilir tabii ki, ama benim asıl amacım bunları aksesuar olarak tasarlamak.

 

4. Tasarımların Türkiye’nin çok alışkın olduğu bir çerçevede değil. Türkiye’deki cinsellik algısı ve tabular üzerinden, senin koleksiyonunu hazırlarken bir çekincen oldu mu?

Bir çekincem olmadı aslında, bu tasarımlar Türkiye’de tutar mı tutmaz mı emin olamadım ilk başta. Ama ben daha bunu bir işe dönüştürmeden önce, sosyal medyada paylaştığım fotoğraflar üzerinden çok olumlu geri dönüşler aldım

5. Senin tasarımlarını yaparken kafandaki kullanıcı algısı nasıldı? O kadının nasıl bir imajı var?

Tamamen seksi bir kadın imajı vardı kafamda. Cesur, kendine güvenen, vücudunu sergilemeyi seven..

   

6. Tasarımlarının yatak odası dışındaki kullanım alanları neler?

Bu tasarımlar kemer ya da pantolon askısı gibi.. Her türlü kıyafet için uygun.

7. Harness yurtdışında oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Ancak Türkiye’de genellikle fetiş ürünü olarak algılanması ve tepkilerin bu yönde olması hakkında ne düşünüyorsun?

Öğrenecekler diyorum 🙂

8. Uplifers hakkında neler düşünüyorsun?

Severek takip ediyorum 🙂

 

Satış noktaları: Building Galata, Akmerkez Pop Up Store, Midnight Express mağazaları

Tasarımlar için: www.elifdomanic.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale