X

Ekran başında geçirdiğiniz süreyi azaltmak için keyifli alternatifler

Ekran süren ne kadar? Günde kaç saatini ekran karşısında geçiriyorsun? Haftada bir gün ekranlara 1 saat ara verip onun yerine sevdiğin bir şey yapmaya ne dersin?

Evet, ekranlar hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası. Durum bu. Veee o kadar çok araştırma yayımlanıyor ki, ekran süresi uzunluğunun sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerine dair… Bu süreyi azıcık kısmak bile bu olumsuz etkileri azaltıyor.

Ekran karşısında uzun süre geçirmek nelere neden olabiliyor?

  • Obezite: Uzun süre hareketsiz olup ekran karşısında kalmak hem obezite riskini artırıyor hem de diabet, yüksek tansiyon, yüksek kolasterol gibi hastalıklara davetiye çıkartıyor.
  • Uyku problemleri: Elektronik cihazlardan yayılan ışık beynimizdeki uyku merkezini etkileyip uyku kalitenizi bozabilir. Daha iyi bir uyku için ekranları yatak odası dışında bırakmak ve uykudan en az 1 saat önce ekranlara veda etmek çok işe yarayabilir.
  • Sırt, boyun ağrıları: uzun süre ekran karşısında bulunmak postürümüzü, duruşumuzu bozar. Bu da kronik sırt, boyun ve omuz ağrılarına neden olabilir. Sık ve kısa molalar verip biraz yürümek, esnemek hatta sırf ayakta durmak bile bu durumu engellemeye yardımcı olabilir. Ekranımızı göz seviyesinde tutmak da faydalı olabilir.
  • Depresyon, anksiyete: Ekran karşısında geçirilen süre zihinsel ve duygusal iyi olma halimizi olumsuz etkileyebilir. Yapılan çalışmalar ekran süresi uzunluğu ile depresyon bulguları arasında doğrudan ilişki bulmuştur.

Geçtiğimiz yıl yapılan bir çalışmaya göre 7 saat ve üstü ekranda vakit geçirenlerin beyninde korteks yapısında incelme görülmüş!
Beynin korteksi ayrıntılı düşünme, organizasyon, neden-sonuç ilişkisi kurma ve akılcı kararlar almamızdan sorumludur. Diyeceğim o ki, gel en azından haftada bir günün 1 saatini ekransız geçir. Bedenine, ruhuna, zihnine, kalbine iyi gelsin.

Ekranı kaldırınca yerine bir şey koymak iyi olur çünkü hep dediğim gibi “doğa boşlukları sevmez.” Senin için birkaç keyifli alternatif yazıyorum. Bak bakalım, nasıl gelecek…

  • Senden büyük bir aile üyesine bir mektup ya da not yaz.
  • Daha erken uyu.
  • Dondurucuya koymak için yemekler hazırla.
  • Bisiklete bin.
  • Günlük tutmaya başla.
  • Lisede en sevdiğin müziği aç ve dans et.
  • Evindeki bir odayı seç ve sahip olduğun şeyleri kullanarak temizle, düzene sok ve yeniden dekore et.
  • Bazı yenilebilir tohumlar ek. Bahçen yok mu? Marul ve turp gibi birçok sebze saksılarda iyi yetişir.
  • Bir çocuğa beklenmedik bir hediye gönder.
  • En sevdiğin nevresim takımını ser ve güzel bir uyku çek.
  • Yaz için hedeflerini yaz.
  • Arabanı şehrin en güzel mahallesine sür ve güzel binalar arasında yürüyüşe çık.
  • Defterini al ve bir kafeye otur. Zihninin nereye gittiğini görmek için sadece karalamaya başla.
  • En sevdiğin müziği aç ve güzel, uzun bir banyo yap.
  • Pencereleri aç ve evini havalandır.
  • Bir otobiyografi oku.
  • Tüm ayakkabılarına bakım yap.
  • Kendine el ve ayak bakımı yap.
  • Bir kafenin dışında otur ve yoldan geçenleri izle.
  • Yürüyüşe çık, mümkünse park-sahil-bahçeye düşsün yolun ve ilgini çeken bitkilerin ve çiçeklerin yakın plan fotoğraflarını çek.

Daha önce ekran apnesi ile ilgili yazmış ve mindfulness bakış açısı ile nasıl önüne geçebileceğimizden bahsetmiştim. Dilersen o yazıya da göz atabilirsin.

Bir sonraki yazıda buluşana kadar Instagram hesabımdan daha fazla bilgiye ulaşabilir, DM üzerinden benimle iletişime geçebilirsin…

İlginizi çekebilir: Ekran apnesi nedir: “Eyvah, bilgisayar nefesimi çaldı!”

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale