X

Dünyanın en küçük ülkesi: Vatikan

Roma Pass’ımızı müze girişinde görevliye gösterdiğimizde verdiği cevap ile farkına varmıştık başka bir ülkede olduğumuzun: “Burası Vatikan, Roma Pass geçmez.” Haklıydı da, itiraz etmeden giriş biletlerimizi ödedik.

Birçok farklı ülkede, birçok farklı müze gezmiştik; ama burasının büyüleyiciliği bir başkaydı. Yüksek tavanlı kabartma desenli duvarları mı, birçok sanatçının değerli eserlerinin dev boyutta yer alması mı, her koridorun açıldığı holde bambaşka bir dünya, bambaşka bir şaheserin önümüze çıkması mı; yoksa altın varaklı, ihtişamlı binanın kendi tasarımı mı? Bilemiyorum.

Tüm koridorları büyülenerek ve bir diğer koridorda neyle karşılaşacağımın merakı içerisinde geçtim. Gerçek mumyayı Louvre‘dan önce ilk burada görmüştüm mesela, başka bir gizemi vardı. Her ülkenin sırları saklıydı sanki, her bir köşesinde bucağında. En çok da müzenin sonunda gezimizi noktaladığımız Bazilika ilgimizi çekmişti muhtemelen. Zira öyle bir kabartma ve duvar resimleri vardı ki, neresi boya olarak başlamış neresi kabartmaya geçmiş, (ya da geçmiş mi sahiden?) asla anlayamamıştık o yüksek tavanlarını incelerken.

İlgili yazı: Görsel Şölen: Tarihi dokusuyla İtalya

Michalengelo’nun, kendi aramızda ‘Connecting People’ dediğimiz tablosu da bazilikanın o yüksek tavanında yalnızca başını yukarı kaldırmış insanlar için yerini almış durumdaydı diğer birçok resmin tam ortasında.

Michalengelo’nun tablosu bazilikanın o yüksek tavanında yalnızca başını yukarı kaldırmış insanlar için yerini almış durumdaydı .
Robert Langdon nerede?

Dünyanın sadece 44 hektarlık bu en küçük ülkesinde dolanırken sürekli aklıma gelen ise Dan Brown’un ‘Melekler ve Şeytanlar’ kitabının kahramanı Robert Langdon’un oralarda bir yerlerde olduğu fikriydi!

Yürüye yürüye vardığımız ülkeden Roma’ya dönmek ve arkadaşlarımızla buluşmak üzere tekrar yürüyerek ayrıldık. “Roma’nın en çok beğendiğim yeriydi” dediysem de sürekli hatırlamam gereken şey, aslında oranın Roma olmadığıydı.

Gökçen Gökyer: Gökçen Gökyer - Gündüzleri bir Yüksek Şehir Plancısı, geceleri ise bir blogger, bir köşe yazarı. İYTE'de lisans, ODTÜ'de master, HafenCity Universitat'da Erasmus yaptı. Birçok ülke, birden fazla kıta gördü. Hayatta tat alınması gereken her şeyi itinayla araştırır, bulur, bulduğunu da duyurur; yazar.. Network kurmak ise temel hayat duruşudur. Senin de gelmen o yüzden önemlidir, beklerim: gokcengokyer.blogspot.com ;)

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale