X

‘Dirty Talk’ nereye kadar seksi, nereden sonra seksist?

“Ooof, biri anlatsın hemen, nedir bu normal? Ooof, canım sıkıldı artık, yoksa ben miyim anormal?”

Ortaçgil şarkıyı yazarken aklından neler geçiyordu bilinmez.

Ama tam da sorduğu soruların karşılığına ihtiyaç duyulan arkadaş toplantıları gerektiren durumlardan biridir bu: Aşırı doz ‘Dirty Talk’.

Sekste tabularınız var mı? Yatakta her şey sizin için mubah mı? Yoksa ‘geçme kardeşim!’ dediğiniz sınırlarınız çizili mi?

Seks bir oyuncak ve herkes onunla istediği şekilde oynamak istiyor. Kimi içe kapanık, kimi çılgınlar gibi coşkulu, kimi de duygu denizlerinde kaybolarak…

Dirty Talk nedir?

Dirty Talk denen mevzu ise, partnerlerden biri veya ikisinin seks sırasında “Açık saçık” konuşması, zaman zaman küfür etmesi, bazen yerici ifadeler kullanması gibi konuşmaları içeriyor.

Dirty Talk, pek komik Türkçe karşılığıyla kirli/edepsiz konuşmalar, fanteziler dahilinde yapılabileceği gibi, kişilerin doğal seks davranışı olarak da ortaya çıkabiliyor.

Kimi durumlarda sekse baharat katan, partnerleri coşku seline sürükleyebilen Dirty Talk, ne oluyor da libidoyu ortadan yok eden, “Ya ama o kadar da değil” dedirten bir merete dönüşebiliyor?

İşte soru burada geliyor, nereye kadar ve kime göre normal?

Dirty Talk sınırları

Günlük hayatta cinsel rollere atıfta bulunan ve alçaltıcı ifadeler, küfürler olarak karşımıza çıkan “Kirli konuşmalar”, yatakta her zaman “Seksi kirliler”e dönüşemeyebiliyor.

Kadın, adamın iki gün önceki maçta kendi kalesine gol atan oyuncuya sarf ettiği o sevgi sözcüklerini sevişirken kendisine de yönelttiğini duyunca işler bir anda değişebiliyor.

Evet, fantezi.
Evet, gerçek değil.
Evet, eğleniyoruz.
Tamam.

Ama hayata dair tüm hıncını günlük hayatta kadınların üzerinden kullandıkları alçaltıcı ifadelerle kusan erkekler, aynı ifadeleri yataktaki partnerlerine de yöneltince kavram karmaşası, öğretilmiş utançlar, tabular, kalıplar ve daha birçokları su yüzüne çıkabiliyor.

Hele ki, karşılıklı olarak sınırlarını bilmeyen, birbirlerini çok tanımayan insanlar arasında yapılan kirli konuşmalar daha da riskli.

Ya batılır ya da çıkılır.

Peki seks sırasında konuşan, konuşturmayı seven, hatta günlük hayatta küfür olarak kullanılan pek çok ifadeyi kendisini ve partnerini havaya sokmak için kullanan insanlar normal mi anormal mi?

Bu konuda pek çok ayrı tartışma var ama sonuç olarak yetişkin iki insan arasında gerçekleştirilen bu “faaliyette” iki taraf da razıysa, kimseye laf söylemek düşmüyor elbet.

İki taraftan biri rahatsızsa?

O ilişki çeşidi her ne olursa olsun yürümüyor.
İnsanların sadece sevgiden değil, seksten de beklediklerinin uyuşması çok önemli.
Hatta belki de duyguların bile önüne geçecek kadar çok önemli.

Partnerlerden biri duygusal dokunuşların, yoğun orgazmların peşindeyken diğeri sert ve mekanik bir seksle tatmin oluyorsa paylaşılacak pek fazla şey yok demektir.
Hem birbirlerinin farkını gören ve bu farktan rahatsız olan kişiler, bu ilişkiyi pek de yürütme isteğinde olmayabilir.

Fakat yine de “Acaba nereye kadar normal?” soruları akıl bulandırır.

Unutulmaması gereken, herkesin normalinin kendini rahat ve iyi hissettiği kadar olduğudur.
Sekste de deneme ve yanılma vardır.

Hem bazen bu denemeler, bambaşka dünyaların kapılarını açabilir.
Oralarda rahat edip, etmediğinize karar vermek tamamen sizin seçiminiz olmalı.

Kirli konuşacağım derken, seksin büyüsünü bozma riskiniz olduğu kadar ilişkinize heyecan katma olasılığınız olduğunu da unutmayın.
Seksin ve hayatın tadını çıkarın!

Lüsyen: Gün içinde en çok kadın-erkek ilişkilerine, sekse, deneyimlere kafa yorabileceğim rahatlıkta bir dünyanın hayalini kuruyorum. İstanbul'da yaşayan genç bir kadının ortalama hikayesiyim. Bazı insanlara tanıştığın saniyede en derin sırlarını anlatmak istersin ya, işte o benim. Günün birinde bizi aşka çıkaracağına inandığımız yolları arşınlarken gördüklerimi yaşamaya ve anlamaya çalışıyor, parmaklarımdan dökülenleri de size yazıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale