X

Değersizlik duygusu ve psikolojik çözümlemesi

’Al beni çekmecene koy 

Ben orada yıllanayım

Unut orada istersen

Unutulanın olayım,

…Ama bi’şeyin olayım’’

Buram buram değersizlik kokan şarkı sözleri kulaklarımda yankılanıyor. Her bir dize zihnimde dans eden kelimelerle çarpışıyor ve bende yeniden yazma isteği uyandırıyor. Bu satırlar insanın bitip tükenmez “değer” arayışına dair olacak.

Değersizlik

Değersizlik, kişinin varoluşunun “yetmediğine ilişkin güçlü bir inançtır.
Kökeninde genellikle çocuklukta yeterince görülmeme, koşullu sevgi, eleştirel ebeveyn halleri yatmaktadır. Nedeni çoğu zaman ebeveynin çocuğuna olan bakışlarındaki kişiliksizleştirmede yatıyor olsada yaşanan travmatik olaylar da bu inancın gelişmesine yol açar. Okul hayatındaki başarısızlıklar, şiddet ve ayrılıklar gibi dış etkenler bu psikolojik durumu besleyebilir.

Zihin, bu eksikliği yetişkinlikte farklı maskelerle örtmeye çalışır.
Kimisi “daha çok vererek” değer kazanmak isterken, kimisi “hiç ihtiyaç duymayarak’’, müdanasız davranışların ardına gizler bu inancı.

Ama dinamik aynıdır:  ‘’Bana hak ettiğim değeri vermedi! Beni değersiz hissettirdi! Ben değersizim!

Aşk mı, değersizlik mi?

‘’Kaçırdığım şeyin adı aşk’tı.’’ Diye devam ediyor söz yazarı. 

Aşk’ı avucunda tutmaya çalıştığı bir balık gibi görüyor sanki. Balık ellerinden kayıp gitmiş ve o tutmayı becerememiş. Kaçan bir fırsat gibi görüyor aşkı. Halbuki bilmiyor

Aşk sandığı şey görülmeye, duyulmaya, aidiyet hissine hasret kalışı. 

Sen orada, unutulmanın pasıyla yavaşça kararmaya yüz tutmaya razı olup, “Ama bir şeyin olayım”  diyorsun. Çünkü ‘’hiç’’ olmaktansa paslanıp yitmeyi göze alıyorsun. Tam da burada başlıyor değersizlik döngüsü.
Kendi varoluşunu ötekinin onayına emanet ettiğinde, değer duygun artık içsel bir deneyim olmaktan çıkıp, dış dünyanın rüzgârına bırakılmış hassas bir yapıya dönüşüyor.
Bir gün göğe yükselir gibi hissediyor, bir sonraki gün yere çakılıyorsun — çünkü teraziyi elinde tutan artık sen değilsin.

Kendi değerini belirlemeyi başkalarına bırakmanın bedeli de ağır oluyor. Yaşamın her anını kuşatan yetersizlik, dışlanma, işe yaramama, sevilmeye muhtaçlık hisleri, insanın yaşama arzusunu azaltır.

Kadın ve erkekte değersizlik davranışları

Kadınlar çoğu zaman herkese yetişmeye, herkesi memnun etmeye çalışır.

Sevilmek için kendinden verir. 

Ve bir noktada tükenir.

Kimi zaman da görünüşünde, iş yaşamında, ilişkide kusursuz olma baskısı altında ezilir.

Üstelik mükemmel oldukça değerli olacağına da pek emindir.

Erkeklerse çoğunlukla güçlü, başarılı, kontrol sahibi olmaya tutunur.
Güçlü oldukça, kazanabildikçe, beğenildikçe değerli hissetme yanılgısına kapılır.
İlişkilerindeyse “elde ettiğinde gelen hızlıca soğuma” hali, o değersizliğin başka bir maskesidir.

Alıngan olurlar ve insanların her tavrını olumsuz algılarlar; “Adam yerine bile koymadı, Yüzüme bile bakmadı!…’’ 

Hem kadın hem erkek için, “değerli hissetmek demek değerli şeylere sahip olmalıyım” inancını pekiştirir.
Lüks markalar, pahalı restoranlar, gösterişli yaşamlar…
Hepsi bir noktada, içeriden yankılanan “bakın, ben de varım” deme halidir.

Değerin yanılsaması

Su şişesinin havaalanında 100 TL’ye markette 10 TL’ye satılıyor olmasının bir anlamı yoktur. Çünkü sen su şişesisin, içinde su gibi bir mucizeyi taşıyorsun. Kendi işlevinle, içindeki kaynaklarınla, var oluşunla ilgilenmek yerine, ötekinin seni nerede, hangi fiyata konumlandırdığına takılıp kalıyorsun. Paradokssal biçimde senin değerli olduğuna yönelik aksini kanıtlama çabaların, seni değersiz kılıyor. 

Gerçek değerini nerede bulacağını merak ediyorsan, cevabı sindirilmemiş geçmişinde gizli. Şifası ise şu an’da, farkında olmanda. 

Bilmeni isterim ki; Sen unutulan olmayı değil, hatırlanan olmayı hak ediyorsun.

İlginizi çekebilir: Başarıyı engelleyen gizli tehdit: Sınav kaygısı

Hazal Aslan: Hazal Aslan, İstanbul Bilim Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2017 yılında mezun olmuştur. Akabinde uzun dönem yurt dışında bulunarak dil eğitimini tamamlamıştır. Türkiye'ye geri dönmesinin ardından çeşitli özel kurumlarda psikolog olarak görev yapmıştır. 2020 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edilmiştir. Yüksek Lisans eğitimi esnasında almış olduğu psikoterapi eğitimleri doğrultusunda süpervizyon eşliğinde danışan görmüştür. ''Doğuma Psikanalitik Bakış'' Projesi ile mezun olmuş ve uzmanlığını tamamlamıştır. Gönülden bağlı olduğu Saadet Öğretmen Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği ile pek çok eğitim kurumunda seminerlerde konuşmacı olarak yer almıştır. UCİM ( Uluslararası Çocuk İhmal ve İstismarı Önleme Derneği ) Eğitim Koordinatörü olarak görev almaktadır. Temel olarak eğitimini alarak yararlandığı yaklaşımlar; Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Deneyimsel Oyun Terapisi, Pozitif Psikolojidir. Pek çok farklı modelin eğitim ve süpervizyon sürecinden geçmiştir, eğitim serüveni devam etmektedir. ‘’Her insanın anavatanı çocukluğudur. İns’an, çocukluğunda yaşadığı anları unutsa bile o anların yarattığı hisleri her daim hatırlar. ‘’ ilkesi ile mesleki çalışmalarına özel bir klinikte devam eden Psikolog Hazal Aslan; çocuk, genç yetişkin, yetişkinlerle yüz yüze ve online seans kabulünü gerçekleştirmektedir. Yaşamdan ilham alarak, ins’anın var oluş haline dair fikirlerini yazdığı, Instagram hesabı: psikologhazalaslan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale